1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Van Tren Gezimiz! (4)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Van Tren Gezimiz! (4)

A+A-

SANAT KALEMİ

alaattin-karaer--kose-yazisi3-026.jpgalaattin-karaer--kose-yazisi1-047.jpg

     Elazığ’dan sabahın erken saatlerinde geçtiğimizi hayal olarak hatırlıyorum. Uyku daha ağır bastığı için, kalkıp bakmaya üşendim doğrusu. 

     Sabahın ilk saatlerinden itibaren, yemyeşil ovalar, yer yer çıplak dağların ortasında, büyüleyici akışıyla Murat Nehri!

     Trenin koridorundun ve kompartımanın penceresinden, bir sağ taraftaki, bir sol taraftaki manzaraları seyretmeye doyum olmuyordu.

     Sayısız geçtiğimiz tüneller…

     Elazığ’dan sonra;  Yurt, Çağlar, Muratbağı, Palu, Beyhan, Ekerek, Suveren durakları…

     Tren olurda rötar olmaz mı?

     Ve trenimiz durdu. Genç ile Turna durakları arasındaki bir bölge sanırım. Görevliler, karşıdan gelecek tren bekleneceği için, rötar olduğunu söylediler.

     Uzun bir rötar sırasında, sohbetler edildi, fotoğraflar çekildi…

     MURAT NEHRİ: Fırat nehrinin en büyük kolu. Van Gölü kuzeyindeki Muratbaşı olarak bilinen bölgedeki Kırkmenba kaynağı, ilk doğuş yeridir. Burada doğduktan sonra Karaköse’ye kadar Şirvan Çayı ve başka kolları da alarak beslenir. Göynük, Peri, Manzur sularını da alınca iyice büyüyüp, genişliği yer yer yüz metreyi bulur. Karasu ile birleşerek Fırat Nehrini meydana getirir. Bu noktaya kadar uzunluğu 722 km’dir. En kabarık zamanı yağmurlarla karların eridiği ilkbahar olmaktadır. Yaz sonundan güz ortalarına kadar azaldığında bile çok yerlerde geçit vermeyen Murat Nehri, suyunun bolluğu ile bilinir.

     Nehrin bulunduğu bölgede kışlar sert ve özellikle kar yağışlıdır. Alçak bölgelerdeki karlar yağdıktan hemen sonra, yükseklerdeki kar ise yavaş yavaş eriyerek Murat Nehrini devamlı besler. Nehrin bulunduğu bölgede çok yüksek dağların olması, çok kar yağması, ayrıca yağmurun bölgeye fazla düşmesi birçok gür su kaynaklarının çıkmasının bilinen sebepleridir. Bu gür kaynaklardan doğan çeşitli kollar, Murat Nehrini besleyerek onun devamlı, güçlü bir akarsu olmasını sağlarlar.

     Aktığı yol boyunca derin vadilerden, dar boğazlardan geçen Murat Nehri, Muş Ovasında düzlüğe ulaşır. Elazığ yakınlarında bu nehir üzerinde kurulan Keban barajı Murat Nehrinin suyunu toplayarak Türkiye’nin en büyük sun’i gölünün meydana gelmesine sebep olmuştur.

     Karşıdan gelen trenin geçmesiyle bizlerde hareket edecektik. Ray Tur görevlisi Emin Aygül, görevli şeften izin almıştı, lokomotife, makinistin yanında birkaç durak seyahat etmek üzere.

     Elazığ’lı genç makinist’le sohbet etme olanağımız oldu. Manzara fotoğrafları çekme fırsatım oldu. Dışarıdan görüldüğü gibi değilmiş. Lokomotif büyük, fakat makinist’in bulunduğu alan küçük.

     Makinist, trenin sürülmesinden ve mekanik çalışmasından, tren hızının ve tüm trenin idare edilmesinden sorumlu olan kişiydi.

     Çok dikkatli ve hız kurallarına uyarak kullanıyordu. Hız çok değildi. En fazla 70 km. hız yapıyordu düz alanlarda. Rampalarda, 40 km. kadar bir hız…

     Hareket ettikten iki saat sonra Muş Tren gar’ındaydık. Fotoğraf çekmekle ancak yetinebildik.

     Muş’tan sonra; Sıcaksu, Rahova durakları ve 4 saat kadar gecikmeyle Tatvan Tren Gar’ındayız.

     Tatvan’a indiğimize göre, buranın bir sözü ile başlayalım yazımıza;

“Eşek bizim eşek ama çülü değişmiş.”

     Sonradan tanıştığımız yerel rehber Ahmet Kurt bizleri karşılamıştı. Tatvan Tren Gar’ı hatıra fotoğrafını çektikten sonra, bizleri bekleyen midibüsümüze yerleştik.

alaattin-karaer--kose-yazisi2-043.jpgalaattin-karaer--kose-yazisi4-020.jpg    

 Söz rehberimizde;

     “Efendim Tatvan’a hoş geldiniz.

     Güzel bir programımız var. Beraber, tekrar sizleri buraya, başladığımız Gar’a bırakana kadar beraberiz. Umarım güzel bir şekilde hiçbir sıkıntı ve aksilik yaşamadan programımızı güzel bir şekilde tamamlarız.

     Adım Ahmet benim, soyadım Kurt. Van’lıyım, bu bölgedenim. Rehberliğinizi yapacağım, bilgim yettiğince, dilim döndüğünce bölgemiz ve şehirlerimiz hakkında bilgimizi paylaşacağım.

      Kaptanımız Naif. Oda yine tur boyunca, bütün yerlere bizleri transfer edecek arkadaşımız.

      Evet! Tatvan Gar’ından başladık. Herhalde yorucu bir yolculuk oldu. Tren yolculuğu genelde bu şekilde oluyor. Doğu Ekspresinden falan bildiğimiz için, Doğuya gelen hatlarda bir saat gecikme olabiliyor. Duruma göre değişebiliyor.

     Ama güzel keyifli geçen bir yolculuk özellikle yataklı vagonlar… Birbirini tanıyınca, arkadaş çevresi olunca daha da güzel geçiyor.

     Birbirini tanımayanlar, o yolculuk süresince tanışıyorlar, kaynaşıyorlar.

     Normal de, 12.00-12.30 gibi burada olurken, bugün dediğim gibi gecikti. Normalde bu geldiğiniz tren hattı Van Gölü Ekspresi olarak geçiyor. Ve buradan sonrası Van kadar olan bölüm Feribotla yapılıyor, Van Gölü üzerinden feribotla tren karşıya yani Van geçiyor, Van iskelesine geçiyor. Van iskelesinden devam ediyor. İran doğru devam eden tren hattıdır.

     İlk başta açıldığında Van-Tebriz hattı olarak başlamıştır.

     Günümüzde ise özellikle Van Gölü Ekspresi olarak geçmektedir.

     Ve hattın tamamlanması tamamıyla İran sınırına kadar gitmesi ise, 1971 yılında olmuştur. 1971 yılından belli işleyen bir hattır.

     Belli dönemlerde güvenlik dolayısıyla bazen kapatılmıştır. Sonradan tekrar hizmete açılmış olan bir hattır.

     Şu an, Tavan’dan geçiyoruz…

     Tatvan! Bitlis’in bir ilçesi!

     Hatta Bitlis’le karşılaştırdığımız zaman, nüfus olarak olsun, alan olsun, gelişmişlik olsun Bitlis’ten daha ön planda, bir tık daha üstü diyebileceğimiz bir yerdir burası!

     Sebebi ise önemli bir kavşaktır. Van yolları, İran yolları, Büryan, Şırnak yolları, Diyarbakır yolları,

     Şöyle bir geçmişine baktığımız zaman, Cumhuriyet tarihi geçmişine, 1970-1980’ler de neredeyse yılda 2-3 bin nüfusu artan bir yer.  1979 yılında bir köy iken burası, günümüzde nüfusu toplamdaki köylerle falan 200 bini bulan bir yer olmuştur.

     Büyük, gelişmiş, önemli yerlerden bir tanesidir. Bitlis’in bir ilçesidir. Bitlis’le mesafesi 20 km civarındadır.

     Van Gölü çevresinde kurulmuş şirin bir ilçelerinden bir tanesidir.

     Tek bir çevre yolu var,  geçişi güzargahı olarak kullanılan şehirler arası olarak da kullanılan bir yoldur burası, bu yüzden bazen trafik olabiliyor.

     Gece geç saatleri dışında, neredeyse bu şekilde oluyor. Tabi yoğun trafik dediğimizde, Ankara- İstanbul karşılaştırdığımızda çok çok rahat. Fakat, küçük bir doğu kasabası, bir ilçesi olarak düşündüğümüzde ise bu trafik bile fazla gelebiliyor.”

alaattin-karaer--kose-yazisi6-009.jpgalaattin-karaer--kose-yazisi7-004.jpg

devam edecek…

 

Bu yazı toplam 542 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.