1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. VAN Tren Gezimiz! (15)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

VAN Tren Gezimiz! (15)

A+A-

SANAT KALEMİ

alaattin-karaer--kose-yazisi1-053.jpgalaattin-karaer--kose-yazisi2-049.jpg

Deniz, pardon göl manzaralı  geniş bir alanda kurulmuş Sütçü tesisindeki kahvaltımızı bitirdikten, bir gün önceki programız da olup da yetişemediğimiz Van Kalesine gitmek üzere hareket ettik.   Tepe üzerindeki bayağı uzun bir kale görünüyordu. Girişten bulunan Örnek Van Evi gezildikten sonra, kaleye çıkış, yokuş yukarıydı. Bakalım kimler gelecekti. Gelmeyenler, girişteki çimler üzerinde banklarda oturmayı ve ördeklerle vakit geçirmeyi seçtiler.  ÖRNEK VAN EVİ: Tarihi Van Kalesi’nin güneyinde bulunan Eski Van Şehri, 1915 Rus-Ermeni işgaline kadar, yaşanabilir kent halindeydi. Müslüman ve diğer azınlıklarla birlikte yaklaşık 35.000 insanın yaşadığı şehirde her türden ve dini mimari yapılar vardı. Bu tip mimari yapılanmanın özünde, hoşgörü ve karşılıklı saygının olduğu bir gerçektir. Eski Van evlerinin mimari özelliklerinin korunması, tanıtımı ve geleneksel kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarılmasını sağlamak amacıyla,   Günümüz Van şehri Serhat mahallesinde bulunan öğretmen Hilmi Gürler Evi prototipi örnek alınarak, 1998 yılında Van Valiliği tarafından inşa edilmiştir. Yörede varlıklı ailelerin kullanmış olduğu bu tip ev örneklerinde; tandır evi evden ayrı olarak bahçe içerisinde yer almaktadır. Ev iki katlı, ikiyüzlü, iki odalı, iç sofalı, köşklü ve düz damlı plan tipidir. Geleneksel Van konut mimarisine uygun olarak kerpiçten ve ahşaptan inşa edilmiştir. VAN KALESİ: Van il merkezinin sınırları içerisinde olup, merkeze 5 km. mesafede bulunmaktadır. Van ovasındaki doğu-batı doğrultusunda uzanan kaya kütlesi üzerine kurulmuştur. Kayalık, 20-120 m. arasında değişen genişlikte, 1800 m. uzunluğunda ve 100 m. yüksekliğinde doğal bir kütleye sahiptir. Güneyden sarp ve dik, kuzeyden meyilli topografik bir özellik göstermektedir. Üç bölümlü kalenin kuzeydeki çıkış yolu, batıdan doğuya doğru hafif rampa şeklindedir. Tuşpa adıyla uzun süre Urartu Devleti’nin başkentliğini yapan kale, Urartu Kralı I. Sarduri tarafından M.Ö. 840-825 tarihleri arasında kurulmuştur. Kalede Urartular’dan kalma Madır (Sardur) Burcu, Analı-Kız açık hava tapınağı, 1. Argişti, Kurucular, Menua ve II. Sarduri kaya mezarları, Bin Merdivenler ile ana kayaya oyulmuş sur duvar yatakları ve sur duvarları bulunmaktadır. Kalede Urartular’dan sonra Osmanlı’ya kadar Pers yazıtı dışında herhangi bir kalıntı gelmemiştir. Doğu tarafındaki sur ve kuleler, kuzey batıya bakan kale giriş kapısı, tahkimat ve diğer beden duvarları, Yukarı Kale, Süleyman Han cami ve minaresi ile askeri amaçlı kerpiç ve taştan çeşitli yapılar, Osmanlı döneminden kalmadır. Tahkimatı sağlayan beden duvarları, burçlar ve kuleler moloz taş, kerpiç ile kesme taş malzeme ile yapılmıştır. Bu duvar ve tahkimatlar kuzeyden kalenin siluetini oluşturmaktadır. Osmanlı döneminde kale tamamen askeri amaçlı olarak kullanılmıştır. Asıl şehir kalenin güneyinde kurulmuştur. Burası da surlarla çevrilmiş, 1915’ten sonraki tahrip olmuş haliyle günümüze ulaşmıştır. SÜLEYMAN HAN CAMİİ: Van Kalesi’nin 100 metre yüksekliğindeki kayalıklar üzerinde, kalenin tam zirvesinde bulunuyor. Evliya Çelebi’nin ‘Seyahatname’ adlı eserinde Kule Camii ya da Vanu Camii olarak adlandırdığı bu caminin, eski bir ibadet yeri olarak Hz. Davut zamanında yapıldığı ve daha sonra İslam’ın yayılışıyla birlikte mescit ve son olarak da 1533 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından tamir edilerek adının Süleyman Han Camii olarak konduğu biliniyor. Minaresi de bu dönemde yapılmış. Üzeri düz toprak damla örtülü kare planlı bir cami zamanla harap olmuş ve sadece kıble duvarının bir bölümüyle şerefesine kadar minaresi kalmış. 1987-1988 yıllarında Prof. Dr. Taner Tarhan tarafından yapılan kazıda harimi ortaya çıkarılmış. 2010 yılının son aylarında aslına uygun olarak restore edilmiş ve ibadete açılmış.  Silindirik taş gövdeli minaresiyle Van’ın en yüksek camisi olan yapı, kalenin ve şehrin muhafızı gibi duruyor. HÜSREV PAŞA CAMİİ: Hüsrev Paşa Camii kitabesindeki bilgiye göre, 1567 yılında Van Beylerbeyi olan Köse Hüsrev Paşa tarafından yaptırılmıştır.  Mimar Sinan eserlerinden biri olan Hüsrev Paşa Camii, Van’da bulunan Hüsrev Paşa Külliyesi’nin bir parçasıdır. Yapımında kesme taş, tromp ve tuğla kullanılmıştır. Aynı zamanda iç mekanda bulunan çiniler hala göz doldurmaya devam etmektedir. İç mekanda dikkat çeken diğer bir detay ise; kıble duvarının ortasında bulunan mihrap. KAYA ÇELEBİ CAMİİ: 17. yüzyıl eserlerinden biridir. Olan ve mimari bakımından Hüsrev Paşa Camii örnek alınarak yapılan, Kaya Çelebizade Koçi Bey tarafından 1660 yılında inşa edilmeye başlanan Kaya Çelebi Camii, Koçi Bey’in idamı üzerine Cem Dedemoğlu Mehmet Bey tarafından tamamlanmıştır. Van’ın zengin tarihinde kendine yer edinen Kaya Çelebi Camii, bölgeye gelen turistler tarafından ilk ziyaret edilen yerlerden birisi olmasına rağmen bizler, kaleden bakmakla yetindik. Tek şerefesi bulunan caminin kapı ve pencerelerindeki bitkisel ve geometrik süslemeler hayranlık kazandıracak kadar büyüleyiciymiş. Kale’ye çıkmamız ve inmemiz bir saat sürdü. Muhteşem bir manzaralı kale! Kalenin girişindeki birkaç hediyelik eşya satıcılarına uğramadan bayanlar giderler mi?  Eşim, bana sesleniyor. Bende duymamazlıktan gelerek, fotoğraf çekmeye devam ediyorum. Yan gözle de bakıyorum, halı mı, kilim mi bir şeylere bakıyor. Kurtulmak ne mümkün’ Israrla sesleniyor. Gönülsüz de olsa gittik artık. Bir kilim mi halı mı nedir bilmiyorum, halı sanırım, beğenmiş, arkadaşlarda güzel, güzel diye destek veriyorlar. Neyse pazarlık sonucu aldık. Kart çekimi yaptırayım dedim. Pos cihazı yokmuş. Bilgisayarınız varsa, internetten havale yapayım dedim. Bilgisayarda yokmuş.  Yapacak bir şey yok o zaman demeye kalmadı. Alın kardeşim, gönderirsiniz demez mi? Hesap numarasını aldım. Telefonla halledebilirsem, birkaç saat içinde elinize geçer dememe rağmen, önemli değil, gönderirsiniz diye paketi tutuşturdu… Adam gibi adamlar her yerde var! Doğusu, batısı, kuzeyi güneyi fark etmiyor. Bizim insanımız işte!  Teşekkürler Hamza Acar!  Van’ı sevmiştik. Şimdi daha da çok sevdik!  devam edecek…

img_8054.jpgimg_8069.jpgimg_8082.jpgimg_8084.jpgimg_8126.jpgimg_8141.jpgimg_8143.jpgkaledeki-camii.jpg

Bu yazı toplam 350 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.