1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. VAN Tren Gezimiz! (14)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

VAN Tren Gezimiz! (14)

A+A-

SANAT KALEMİ

alaattin-karaer--kose-yazisi1-052.jpgalaattin-karaer--kose-yazisi2-048.jpgimg_8024.jpgimg_8034.jpg

Arubani Bedesteni ve Kedi Evi ziyaretinden otele dönerken, Van’da son gecemiz olacağından,  Van’ın meşhur Otlu peynirinden almak istediğimizi belirtmemiz üzerine, şehirde peynir satan markete uğruyoruz kısa bir süre… Çeşitli peynirleri tatma imkanı bulduk. Ancak çok tuzlu geldi bizlere! Yine de elimiz boş dönmeyelim diye aldık.  Otel’e de akşam yemeğimizden sonra, Van gecesini görmek üzere Van merkezindeydik. Cumhuriyet Caddesi üzerinde, Saat 22.30’da buluşmak üzere şehrin en işlek caddesinde ayrıldık. Van’ın en işlek caddesiymiş. Şehrin havasını tüm güzellikleri ile hissettiren ışıl ışıl bir cadde. Tüm mağazalar açık olup, Van’da geç saatlere kadar her yerin açık olduğunu ve kimsenin kimseyi rahatsız etmediğini de öğreniyoruz. Ayrıca bir eğlence gecesi yaşayalım görelim dedik olmadı. Yıllardır PKK sorunu nedeniyle ile eğlence sektörünün gelişmesini engellemiş. Ancak, son 5 yıldır birçok Pub, Bar, Meyhane ve Diskoteğin açıldığı şehir olmuş. Türkü barlarından biri olan Halay şehirde gece eğlenmek isteyenlerin uğrak yeri olmuş.  Genelde İranlılar eğlence merkezlerini üç-dört aylığına kapatıyorlarmış. Caddede biraz dolaştıktan sonra, günün yorgunluğu çökmüştü üstümüze. Bazı arkadaşlarla, bir restauranta çıkıp dinlenme fırsatı bulduk. Diğer arkadaşlarda, fazla zaman geçmeden geldiler. Güzel bir mekandı. Hepimiz hayret ettik.  Sabah otelde kahvaltı yapmadan çıkacağız. Çünkü daha önceden, tur görevlisine bildirmiştik, bir gün sabah Van’ın meşhur kahvaltısını dışarıda yapalım diye. Yerel rehberle görüşme sonucu ayarlamış olduğu, deniz kenarında otelimize yakın Sütçü adlı tesiste kahvaltı yapacaktık. Zaten akşam Tatvan’da gidecek olduğumuz için, tüm eşyalarımızı toplayarak otelden ilişkimizi kesmiştik. Akşama kadar programımız doluydu. Rehberimiz kısaca, kahvaltı kültürü hakkında bilgiler vermeye başlamıştı; “Eskiden, evin erkeği sabah erken kalktığında, evde kahvaltı hazırlayan olmadığı için, kendisi de hazırlamıyor. Bu sefer ne yapıyor, kalkıp bir yerlere gidip kahvaltı yapmak istiyor. Özellikle kahvehanelerde o dönemlerde biraz peynir, ekmek vb. şeyler alarak kahvaltı yapılan yerler. Sonlardan sütçüler açılmış. Sütçüler dediğimiz, özellikle köylerinden getirdikleri taze sağılmış sütlerini hemen orada ısıtırlar ve isteyenler bardakla alıp orada içerler. Daha sonra bu gelenek gelişmiş. Evden çıkan erkeklerin merkezde, çarşıda sabah erkenden kalkıp kahvaltı yapacakları yerler gelişmiş. Bunu zamanla geliştirmişler ve kahvaltı kültürü ortaya çıkmış. Artık kimse evinde kahvaltı yapmaz olmuş. Aynı yiyeceklerin evlerinde olmasına rağmen, kalkıp kilometrelerce yol gidip kahvaltı edilir olmuş. Van’da kahvaltı bir gelenek haline gelmiş. “ Van kahvaltısının da bizim bilmediğimiz, Kavut, Murtağa, Kaymak… isimli yiyecekler… Midibüsümüzle tesise geldik, hava güzel olduğu için, uzun masamız bahçeye hazırlanmış bizleri bekliyordu. Van’ın Olmazsa olmazı Van kahvaltısı! OTLU PEYNİR: Özel bir lezzeti, tadı, aroması ve üretim kalitesiyle Van’a özdeşleşmiş. Koyun sütü üretiminin artması ve birçok otun bahar aylarında yetişmesi nedeniyle bahar aylarında üretilirmiş. Peynire 25 değişik ot katılabilmekteymiş. Sirmo, mendi, heliz, yabani nane ve kekik… Ot ve cacık, peynirin karakteristik yapısını, tadını ve aromasını oluşturmaktaymış. Van’a has otlar sayesinde besin değeri artmakta, ahzım derecesini yükseltmekte ve insan sağlığına zarar veren mikroorganizmaları etkisiz hale getirmekteymiş. Yüksek meralarda beslenen koyunlardan elde edilen süt, yüzyılların birikimi olan çeşitli işlemlerden geçirilerek, Peynirin kıvamı tutturulurmuş. Kıvamı tutturulan peynir, tuzlanarak küplere doldurulur ve dolum işleminde peynirin içinde boşluk kalmamasına dikkat edilmesi gerekirmiş. Toprağa gömülen peynirler, 3 ile 7 ay sonra tüketilmeye hazır hale gelirmiş.  Otlu peynire katılan sirmo ve kekik gibi otların antimikrobiyal özelliklere sahip oldukları bilim adamlarınca tespit edilmiş.  Akşam almıştık biraz. Bana fazla tuzlu gelmişti! KAVUT: Meşhur Van kahvaltı sofralarında aranılan lezzetmiş. Eski zamanlarda buğday değirmende öğütülür öğütülmez şeker, bal veya pekmez ile karıştırılır ve yufka arasına doldurularak yenirmiş. Çoluk çocuk, 7’den 70’e herkesin severek ve bayılarak tükettiği bu eğlencelik atıştırmalık, aynı zamanda oldukça kalorili ve bir o kadar da besleyici bir yiyecekmiş. Şimdi ise, kavrulmuş buğdayın dövülerek un haline getirildikten sonra tavada tereyağı ile buluşmasıyla karşımıza gelecekmiş. MURTAĞA: Bir nevi un helvası da denilebilir. Tereyağı, un ve yumurtanın birlikteliğiyle oluşan bir yiyecek. KAYMAK: Daha çok camış sütünden elde edilmekteymiş. Ancak günümüzde canış sayısının azalması inek sütünden elde edilmesine neden olmuş. Süt yayvan bir tavanın içine konulur ateşte kaynatılır ve hafif ateşte pişirilen süt soğumaya bırakılırmış. Tümüyle soğuyan süt kaymak halini alırmış. Bal ile tüketilen kaymağın üzerine ceviz, fındık dökülürmüş.  Yerli ve yabancı misafirlerin ilgi odağı olan Van Kahvaltısı Guinness Rekorlar Kitabına girmiş.  Hazırlanan masada yerlerimizi alıyoruz.  Otlu peynir, murtağa, kavur, tahin pekmez, kaymak, yumurtalı kavurma, haşlanmış yumurta, ballı kaymak, taze domates, biber, zeytin, pide… İnsanın gözü aç oluyor. Hangisini yiyeceğimizi şaşırdık doğrusu!

devam edecek…

img_8041.jpgvan-gecesi-1.jpgvan-gecesi-2.jpgvan-gecesi-3.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

     

 

 

Bu yazı toplam 529 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.