1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. VAN Tren Gezimiz!  (13)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

VAN Tren Gezimiz!  (13)

A+A-

SANAT KALEMİ

alaattin-karaer--kose-yazisi1-051.jpg

TÜRBE: Caminin kıble duvarının dışındaki türbe, geometrik ve bitkisel motiflerle süslenmiş olup, kime ait olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber giriş kapısı üzerinde ebced hesabı ile yazılan H.1214 (M.1799/1800) tarihinin sarayın banisi olan II. İshak Paşa’nın ölüm tarihi ile aynı olmasından dolayı II. İshak Paşa’ya mal edilmektedir. Sekizgen planlı türbe küçük ölçülerde olmasına rağmen, hareketli cephesiyle, geleneksel özelliklerle bölgesel özelliklerin başarılı bir sentezini göstermektedir. Doğuya bakan giriş kapısı ile gövde içinden merdivenlerle cenazelik bölümüne ulaşılmaktadır. Bu bölümdeki mezarların tamamı tahrip edilmiştir. Caminin kıble duvarına bitişik bir durumda, içinde türbenin de bulunduğu ve etrafının bir duvarla çevrili olduğu hazire bulunmakta idi. Bir anıtsal girişi ile çeşmenin bulunduğu bu hazire tamamen yok olmuş, birkaç taş parçası ancak günümüze ulaşabilmiştir.

Fotoğraflar çekiyoruz ve İshak Paşa Sarayı 50 dakika sonra son buluyordu. Gerçekten muhteşem bir saraydı. Üzüldüğümüz bir konu vardı sonuç olarak; Sarayı gezenlerin, bu tarihi yapılar üzeride yapmış oldukları tahribatlardı. Sütunlar üzerindeki yazılar, bu tarihi eserlere gölge düşürmüştü. Diğer bir eleştiri konusu da, Sarayın her bölümünde çerçeve içerisinde yazılan tanıtım yazılarının da çoğu kelimelerin birleşik şeklide yazılmasıydı.   Çıkışımızda, İlimizin tanınmış modacısı YURDANUR MODANIN sahibi Yurdanur Duman, Doğubayazıt’lı Gelin’le birlikteydi! Giriş kapısının önündeki satıcılardan bir şeyler alınmadan gidilir mi? Magnet vb. gıvır cıvır şeyler alınarak öğle yemeği için, hareket ediyoruz. Yokuş inişinde sol tepedeki, geçen yıl açılan Ahmed-i Hani Kent Müzesi ve Eski Doğubayazıt Evi’ni dıştan bakarak geçiyoruz. İnişin biraz ilerisinde sağ taraftaki, Ararat Restaurant ve Kilim evinde molamızı veriyoruz. AHMED-İ HANİ KENT MÜZESİ ve ESKİ DOĞUBAYAZIT EVİ: İslam alimi, filozof ve tarihçi Ahmed-i Hani’nin eserlerinin, hayatının ve yörenin 3 bin yıllık tarihinin anlatıldığı müze. Doğubayazıt Kaymakamlığı ve Serhat Kalkınma Ajansı ve İl Özel İdaresinin finansman desteğiyle ilçenin hakim noktasına, yörenin tarihi dokusuna uygun mimari şekilde yapılmış. Türk el sanatları Anadolu’nun her köşesinde birbirinden farklı teknik ve güzelliklerde meydana getirmekte, Doğubayazıt Ararat Kilim’in bulunduğu mağazayı gezerek, şehir merkezine, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi anıtının yanındaki bir pasajda giriyoruz. Makyaj malzemeleri, kahve ve çay, bardak tabak bulunan pasajı bir turladıktan sonra, Van’a doğru devam ediyoruz… Akşam olmak üzere, saat 18.00 yaklaşıyor. Programdaki Van Kalesine yetişemeyeceğiz anlaşılan.  Akşam olmak üzere, saat 18.00 yaklaşıyor. Programdaki Van Kalesine yetişemeyeceğiz anlaşılan. Tamamen Urartu dönemine ait bir mimari binada faaliyet sürdüren, Kale yolundaki Arubani Bedestenindeyiz. Yerlerini alıyor bayanlar. Biz erkeklerin pek fazla ilgisini çekmediği için, ikram edilen çay ve kahveleri yudumluyoruz, sohbet ediyoruz. Unutulmaya yüz tutmuş ve Urartu dönemine ait 3 bin yıllık takılar usta ellerde yeniden hayat buluyormuş burada! Üretilen takıların tümünün arkeolojik kazılarda çıkan eserlerden örnek alınarak yapılıyormuş. Her takının yapımı ve örneklendirilmesi için yıllardır idolleri incelendiğini ve örnekler üzerinden takıların tasarlandığını öğrenmiş oluyoruz. Van müzesinde bulunan Semiramis’in kolyesinin bir benzerini üretmişler. Semiramis kolyesinin şans getirildiğine inanıyorlarmış. Bu kolyenin üzerinde 5 figür bulunuyormuş. Bunlar güneşin doğuşu, güneşin batışı, kuş, şans ve özgürlük figürleriymiş. Hayret! Bayanlar burada fazla zaman harcamadılar. Hava karmak üzereydi. Bahçedeki “Van Kedisi Evi”ni kedileri de ziyaret ettik. Hayvan sevgisi, özellikle kedi ve köpek sevgisinin ayrı bir yeri olduğunu, sevenlerden biliyoruz. Kedi ve kediler hakkında sayfalar yazılır. Özelliği olan Van kedisini görmüş olmak için gördüğümüzü söyleyebilirim ancak! Nedeni de Van’a gelip de görmeden gitmenin uygun olmayacağıdır. Van kedilerinin dünya çapında tanınmasını sağlayıp bölgenin sosyal ve ekonomik değerlerine katkıda bulunmak amacıyla Van Kedisi Araştırma merkezi kurulmuş. Biz ancak bu takı satış yerinin bahçesindeki Van kedilerini görmekle yetindik. Nesli tükenmekte olan, dünyaca bilinen bir gözü sarı, bir gözü beyaz Van Kedisi, sadece Van ikliminde yaşayan bir kedi türüdür. Van kedisinin en önemli özelliği beyaz tüyleri ve iki farklı göz rengine sahip olmasıdır. Beyaz ipeksi tüylere ve kabarık kuyruğa sahip bu kedilerin tüyleri kışın çoğalıp yazın ise azalır. Temizlik konusunda diğer kedilere göre daha dikkatli olan ve bakımı kolay olan Van kedisi; kedi maması dışında, kavun, karpuz gibi meyveleri de yerler. Suyu ve yüzmeyi çok seven bu kedilerin avcılık içgüdüleri de gelişmiştir. Sürekli hareketli olan ve oynamayı çok seven kedileri görme ve sevme imkanı bulduk kısa da olsa! Hava kararmıştı! Otelimize gidiyoruz. Yemek sonrası Van Merkezindeyiz! devam edecek…

alaattin-karaer--kose-yazisi2-047.jpgimg_7935.jpgimg_7949.jpgimg_7979.jpgimg_7983.jpgimg_7991.jpgimg_8016.jpginsan-haklari.jpg

 

 

 

Bu yazı toplam 417 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.