1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. VAN Tren Gezimiz! (12)
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

VAN Tren Gezimiz! (12)

A+A-

SANAT KALEMİ

alaattin-kaarer--kose-yazisi2-001.jpg

İstanbul Topkapı Sarayı’ndan son, son devirde yapılmış sarayların en ünlüsü, İshak Paşa Sarayı’nın İkinci Avlu’sundayız… Nasıl bir hızla dolaşıyoruz bende anlamış değilim! İKİNCİ AVLU: İkinci avluya geçit veren anıtsal taç kapı Gotik tarzda inşa edilmiştir. Taç kapının alt bölümü dikdörtgen bir çerçeve içine alınmış olup basık kemerli bir açıklığa sahiptir. Üst kısmı ise geniş bir kemerle birinci avluya bakan bir köşk biçiminde düzenlenmiştir. İki katlı bir form gösteren bu taç kapının boyuna eşit yükseklikteki iki yanda bulunan selamlık bölümünün bir parçası olan yapı grubundan günümüze sadece bazı kemer konsolları ulaşabilmiştir. Oldukça yüksek ve sivri kemerli olarak düzenlenen taç kapının yanları verev şekilde düzenlenmiş olup, bu verev kenarların iki yan yüzeyinde yüksek kabartma tekniğinde, selvi ağacı görünümünde, üzeri kıvrık dal ve yapraklarla süslü iki iri plastik ağaç motifi yerleştirilmiştir. Sarayın çeşitli yerlerinde ve saray mezarlığında çok sık işlenen selvi ağacı motifi Türk-İslam sanatında uzun ömür temsil eder. Selvi motiflerinin başlarının eğik olması ise Allah’ın emri karşısında insanın boynunun büküklüğünü anlatır. Taç kapının iki yanında bitişik iki katlı olarak düzenlenen hizmet odaları bulunmaktadır.  Bu yapı grubunun kuzeyde taç kapıya bitişik olan bir odasının içinden saraya ait sıcak su ve soğuk su şebekesinin geçtiği kontrol tüneline girilmektedir. Harem bölümüne kadar uzanan bu koridorun içinde toprak künkler bulunmaktadır. İkinci avlunun sağ tarafında sarayın selamlık teşkilatının yapı grupları ile cami ve camiye bitişik türbe yer almaktadır. Sol tarafta ise sarayın selamlık dairelerinin diğer kısımlarını oluşturan yapıların bodrumları ve duvarların bir kısmı görülmektedir. Birinci avlunun güneybatı köşesindeki kapı ile ulaşılan bu bölüm derin bir bodrum üzerine saray hizmetleri için inşa edilmiş iki katlı mekanlar bulunmaktadır.. Birinci kat hizasından itibaren yıkılan bu odaların güney cepheye bakan ikişer penceresi ile ortalarında birer ocak nişi bulunmaktadır. Bu bölümdeki yapı grubu giriş kapısının bulunduğu duvara kadar uzanmaktadır.  İkinci avlu’dan içeri giriyoruz. Cami Binası, Aşevi, Hamam, Fırın, Daire ve odalar,  Divan ve harem odaları, İç mimariden bazı bölümlerden, Kapılar, pencereler, dolaplar, şömineler… Cami, saray kompleksinin en sağlam kalan yerlerinden birisidir. Tek kubbeli cami, iki ayrı renk taşla örülmüş mimarisiyle saraya güzel bir görünüm kazandırmış.  İkinci avlunun batı ucunda yer alan harem bölümüne kitabe ve benzeme bakımından oldukça yoğun olan bir taç kapı girilmektedir. İkinci kapıdan yüksek olan bu kapı iki katlı bir form gösterir. Taş kapıyı çevreleyen aşırı plastik etkiler yaratan bitkisel süsleme kuşağının alt kısmında karşılıklı olarak yerleştirilmiş “arma” vaziyetinde iki aslan kabartması dikkat çekmektedir. Sarayın yapım tarihi ile ilgili bilginin içerdiği kitabenin de yer aldığı bu taç kapının gerisinde yer alan harem dairesi sarayın kitlesel olarak en kalabalık bölümünü oluşturur. Muayede salonu, hamam mutfak ve harem odaları kompleks bir yapı oluşturan bu bölüm iki katlı olarak düzenlenmiştir. Üst katı tamamen yıkılmış olan haremin arkadaki has bahçesine batı cephenin ortasında yer alan sade bir kapı ile geçilmektedir.  Harem taç kapısının dört ayrı yerinde kitabe vardır. Bunlardan ilki taç kapı çerçevesinin en üstünde uçlarında iki kartuşun bulunduğu kitabedir.  Taç kapının iki yanı yan duvar yüzeyinde dikdörtgen panolar içine yerleştirilmiş yüksek kabartma tekniğinde, stilize Rokoko tarzı bitkisel süslemeler cepheyi hareketlendirmektedir.  SELÂMLIK (MABEYN) BÖLÜMÜ: İkinci avlunun en önemli yapı grubu olan ve içinde devlet işlerinin yürütüldüğü selâmlık bölümüne cephenin biraz sağına kaydırılarak ve duvar içine yerleştirilmiş mukarnas kavsaralı bir taç kapıdan girilmektedir. Ana hatları ile Selçuklu taç kapılarını hatırlatan taç kapının etrafı kalın bir silmenin meydana getirdiği bir sivri kemer ile belirlenmiştir. Mukarnas kavsaralı taç kapı dıştan iki yandan yuvarlak kaideli silmeler ve köşe sütunceleri ile çerçevelenmiştir. İç kemerin iki yan yüzeyinde Rokoko tarzında stilize ağaç panolar oldukça plâstik bir biçimce işlenmiştir.  Giriş kapısından sonra bir taş merdivenle geçilen uzun bir koridordan sağda selâmlık salonuna, karşıdan selâmlık odalarına, soldan ise camiye geçilmektedir.  Sarayın en önemli bölümlerinden biri olan selâmlık bölümü dikdörtgen planlı bir divan (mabeyn) salonu ve odalardan meydana gelmektedir. Önemli kişilerin ve yabancı konukların kabul edildiği, ayrıca resmi işlerin yürütülüp karara bağlandığı divan (mabeyn) salonu ikinci avlu taç kapısının yanındaki köşk odaya da geniş bir kemerle açılmaktadır. Divan (mabeyn) salonun cephesindeki pencereler sivri kemerlerle çerçevelenmiş olup, pencere çerçevelerindeki yüksek kabartma örgülü bitki motifleri ile sekizgen ve yıldız biçiminde geometrik dekorasyonlar b ulunmaktadır.  Bu pencerelerin üst kısmında da daha küçük ölçülerde dikdörtgen formlu pencereler bulunmaktadır. İçyapısı fazlaca zarar görmüş olan bu bölümün batı yönünde, zeminden yüksekte dolap nişlei ve şerbetlikler yer almaktadır. Divan salonunun kuzeyinde gelen misafirler için kullanıldığı tahmin edilen dikdörtgen planlı odaların kuzey duvarlarının ortasında birer ocak, iki yanda kuzeydeki vadiye açılan birer pencereleri bulunmaktadır.  HAREM ODALARI: Harem bölümünün merkezinde yer alan, harem avlusunun kuzey ve barı yanından L şemasında kuşatan bir koridorun dış yanlarında, yine L şeklinde bir plan üzerinde sıralanmış harem odaları bulunmaktadır. Hemen hemen aynı tipte olan odaklardan köşe odaları hariç her birinin muhteşem Bayezid manzarasına bakan ikişer penceresi ve pencere arasında da bireri şömine bulunmaktadır. İki katlı olan haremin üst kat odalarında kalan kalıntılardan aynı düzene sahip oldukları anlaşılmakla birlikte, duvarlardaki zarif yerli dolap ve şerbetliklerden daha iyi bir işçilikle hazırlanmış oldukları anlaşılmaktadır. Buna ait örekler bugün ayakta kalabilmiş caminin batı duvarında yer alan yerli dolaplar, çıralıklar ve şerbetliklerden anlamaktayız.  CUMBALI ODA: Kuzey cephedeki muhteşem manzaraya bakan bugün üzeri yıkılmış odanın cumbasını taşıyan ahşap konsollara insan, aslan ve kartal formu verilerek sembolik bir kompozisyon yaratılmıştır. Bu figürlerden insanın sarayın banisi İshak Paşa’yı, aslanın güçlülüğü, kuvvetliliği, kartalın ise en üste yerleştirilerek yüceliğin ve egemenliğin sembolü olarak kullanıldığı görülmektedir. devam edecek…

img_7953.jpgimg_7914.jpgimg_7910.jpgimg_7891.jpgimg_7890.jpgalaattin-kaarer--kose-yazisi1-001.jpg

 

Bu yazı toplam 587 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.