vali

vali

Aslında Fatih Ürek'in oynadığı "Şeytanın Papucu" filmine gitmeye niyetlenmiştik. Tam hatırlayamıyorum. Ancak şunu söyleyebilirim Kumarhanelerin ülkemizde...

A+A-

Aslında Fatih Ürek'in oynadığı "Şeytanın Papucu" filmine gitmeye niyetlenmiştik. Tam hatırlayamıyorum. Ancak şunu söyleyebilirim Kumarhanelerin ülkemizde yeni yasaklandığı yıllardı. Ankara Otelindeki bir eğlence programına gitmiştik. Fatih Ürek'te vardı. Salon çok büyük olmadığı için şarkı söylerken kendini yakından görme olanağı bulmuştum. Ancak ben çok sevmezdim. Sahne hakimiyeti çok güzeldi. Erkek olarak, hemcinsi olduğum için hareketleri hoşuma gitmezdi. Hatta; "Annesi de oğlum oldu diye sevinmiştir doğduğunda diyerek, anan kurban olsun sana" esprisi yaptığımı hatırlıyorum. Demek ki ummadığımız taş baş yararmış. Fatih Ürek'in filminin güzel olduğu söyleniyordu. Sinemaya gittiğimizde filmin gösterimden kaldırıldığını öğrendik. Vali filminin afişini görünce onu izlemeye karar verdik. Filmin konusuna girmeden öncelikle bilinmesi gerekli olan, adından söz ettiren halkın sevgisini kazanan vali Recep Yazıcıoğlu'ndan bahsetmeden geçmek haksızlık olur. 2 Haziran 1948'de Trabzon'un Sürmene ilçesinde doğan Recep Yazıcıoğlu, yüksek öğrenimini Ankara Hukuk Fakültesi'nde tamamladı. 1975 yılında askerliğini Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda asteğmen olarak yaptıktan sonra, 1968 yılında, Aydın Maiyet Memuru olarak göreve başladı. 1971 - 1984 yılları arasında sırasıyla Kalkandere, Bahçe, Hamur, Ayvacık, Kırıkhan, Alaca, Akçakoca kaymakamlıkları görevinde bulundu. 1984 yılında Tokat Valiliği'ne atandı. Daha sonra, 14 Ağustos 1989'da Aydın Valisi olarak göreve başladı. 19 Ağustos 1991 tarihinde Erzincan Valiliği'ne atandı ve bu görevinden sonra, 26 Eylül 1999'da da Merkez Valiliği'ne getirildi. Evli, üç çocuk ve bir torun sahibi olan Recep Yazıcıoğlu, zaman zaman yaptığı sistem eleştirileriyle ve aykırı görüşleriyle dikkat çekti. Son olarak Denizli Valiliği görevinde bulunan Yazıcıoğlu, 2 Eylül 2003'de Eskişehir-Ankara Yolu üzerindeki Temelli Belediyesi yakınlarında trafik kazası geçirdi. Ankara İbn-i Sina Hastanesi'ne yatırılan Yazıcıoğlu, kazadan iki gün sonra bitkisel hayata girdi. Türk halkının yakından tanıdığı ve çok sevdiği Vali Recep Yazıcıoğlu, 8 Eylül 2003'de Ankara İbn-i Sina hastanesi'nde vefat etti. Cenazesi bir gün sonra, Söke ilçesinde defnedildi. Recep Yazıcıoğlu'nu başka bir zaman daha geniş şekilde yazmak üzere, filmimize dönelim. VALİ Recep Yazıcıoğlu'nun denizli valiliği yaptığı dönemde yaşadığı bazı olaylardan yola çıkılarak çekilmiş bir film. ABD'li yetkililerin tüm dünyada gözleri olduğu gibi ülkemizde olmaması düşünülemez. Ülkemizin zengin kaynaklarını bizden daha iyi bilen gözü dönmüşler, yine içimizden satın aldıkları işbirlikçilerle birlikte yaptıkları ayak oyunlarının bir parçası karşımıza gelmekte bu filmde. Zengin "uranyum " madenlerine sahip olan Denizli yöresindeki araziyi ele geçirmek için ellerinden geleni yapmaya çalışanlar. Başkentten bakanlıktan dahi izin almalarına rağmen Denizli valisini aşamadıkları için oyunları bozulmuş hedeflerine ulaşmakta güçlük çekmişlerdir. Valinin çocukluktan beri arkadaşı olan MTA (Maden Teknik Araştırma) Mühendisi Ömer Uçar ve mühendis arkadaşlarının, bölgedeki zengin uranyum madeni yatağıyla ilgili elde ettikleri bilgi üzerine başlayan şüpheli ölümler... Birbiri ardına kaybedilen pırıl pırıl, vatansever, fedakar bilim adamlarımız, mühendislerimiz... Ve bu düzenin sürmesini isteyen sermayenin ardındaki gizli ve açık güçler... " Üç beş çapulcu devletin valisini tehdit etmeye cüret ediyorlarsa, devletin valisi olarak benimde bu cüret karşısında durmak boynumun borcu" diyecek kadar cesur örnek bir valinin söylemleri... Öldürülen MTA mühendisi Ömer'in babasının cenaze için Denizli'ye gelmesi ve Ömer'in mezarına köyden getirdiği dere suyunu testiden mezarının üzerine dökmesi; "Oğlum sen doğduğunda annenle, seni bu derenin suyunda yıkamıştık! Sen ülkenin toprağını çok sevdin ve bu toprak için can verdin, çok sevdiğin toprağa düştün!" Sözleri tüylerimizi diken diken etmeye ve göz yaşlarımıza engel olamadığımızı gösterdi. İşte ülkemizin idealist insanları... Diğer taraftan satılmışlar... ABD'li yetkilinin sözleri de yabana atılır değildi. "Siz Türklerin en sevdiğim yanı, çabuk unutuyor olmanızdır" Sayın ABD yetkilisi, valimizin dediği gibi; " Bu ülkede huzur ve güven istiyorsak Namuslu insanlarda, namussuz insanlar kadar cesur olmalıdır!" Oyuncuların hepsi başarılı... Yönetmen; M. Çağatay TOSUN, Senaryo; M.Çağatay TOSUN - Batur Emin AKYEL, Oyuncular; Erdal BEŞİKÇİOĞLU, Uğur POLAT, İsmail HACIOĞLU, Şemsi İNKAYA, Şebnem DÖNMEZ. Yeni vizyona giren ve Makromarket sinemalarında oynayan, tüm bürokratların, tüm çalışanların kaçırmaması gerekli bir film. Yinede yanınıza mendilinizi almayı unutmayın. İyi seyirler!

Bu haber toplam 100 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.