1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Unutmayacağız!
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Unutmayacağız!

A+A-

kose-yazisi--alaattin-karaer-021.jpg

Cumhuriyetin kurucusu, devlet adamı Ulu Önder M. Kemal Atatürk’ü ölümünün 82. yılında her yıl olduğu gibi bugünde tüm ulus olarak anıyoruz. Onurlu bir millet olmamızı sağlayacak ilk adımları atan, dünyadaki bütün ezilmiş, sömürge altında olan ülkelere örnek olan, halkına güvenen ve halkın güven ve desteğini alarak bağımsızlığımızı ve çağdaş bir ülke olmamızı sağlayan büyük insanın aramızdan ayrıldığı gündür bugün.

     Girmek için uğraştığımız Avrupa’nın, diktatörlerin ve gerici yönetimlerin altında inim inim inlediği dönemlerde Türk Devrimi tutarlı ve kararlı bir biçimde M. Kemal Atatürk önderliğinde demokrasi meşalesini “Yurtta barış, dünyada barış!” ilkesi ile ülkemize yerleştirmiştir. Ülküleri ve düşünceleri ile ulusuna önderlik etmeyi sürdürebilen tek önder olduğu dünyaca bilinmekte ve söylenmektedir.

     M. Kemal Atatürk’ün değerini bilmeyen gerici, art niyetli düşüncedeki kişilere, ölümünden sonra özellikle dünyanın en saygın bilim, sanat ve siyaset adamlarının yaptığı değerlendirmeler günümüze kadar güncelliğini korumuştur. Bu duygular içinde; bu gün andığımız Ulu Önder için, Prof Dr. Özer Ozankaya’nın “ Dünya Düşünürleri Gözüyle Atatürk

ve Cumhuriyet” isimli kitabında yaptığı röportajlar, Atatürk’ün nasıl bir deha olduğunu tüm dünya milletlerinden devlet adamlarının, tarihçilerin, üniversite öğretim üyelerinin yazdıkları sayfalarca övücü sözlerden, bizim ne kadar şanslı bir ulus olduğumuzu göstermektedir..

     İşte birkaç örnek:

•          “Atatürk; Özgürlük ve Barışın Ölümsüz Mimarı”

       Prof. Dr. Bernard Lewıs (Tarihçi ABD Princeton Üniversitesi Öğretim Üyesi)

 

•          “Dünyada Kadınların Toplumdaki rolüne Mustafa Kemal kadar duyarlılık gösteren pek az önder vardır”

Prof. Dr. Heath Lowry (Siyaset Bilimci, ABD Princeton Üniversitesi Atatürk Kürsüsü Başkanı)

 

•          “ Atatürk’ün bir İlke için ve Yurdu için Avrupalılara karşı durabilmiş ve savaşabilmiş olması Avrupalıların Türklere karşı saygısını artırmıştır”

Prof. Dr. Ali Mazrui (Siyaset Bilimci, ABD Binghamton Üniversitesi Küresel Kültür İncelemeleri Enstitüsü Yöneticisi)

 

     Çalıştığım MKE Kurumunda; elime geçen Selahattin Şanbaşoğlu anısına TMMOD Metalurji Mühendisleri Odası tarafından yayınlanan “Paydossuz Bir Yaşam” isimli kitap ilgimi çekmişti.

     1932 yılında Kırıkkale Askeri Fabrikalar Çelik Fabrikasında dökümhane mühendisi, teknik büro mühendisi, çelikhane şefi, teknik müdür, fabrika müdürü, Makina Kimya Endüstrisi Kurumu genel müdür yardımcılığı, genel müdürlüğü ve çeşitli kuruluşlarda görev yapan, 1995 yılında 88 yaşında bir trafik kazasına hayatını yitiren, deyim yerindeyse eski toprak, büyüğümüz Selahattin Şanbaşoplu’nun, 1963 yılında 10 Kasım törenindeki konuşmasını, kendisini de saygıyla anarak yazmadan geçmek istemiyorum.

      

     “Ufulünün 25.yıldönümü münasebetiyle, Atatürk’ü anmak üzere toplanmış bulunuyoruz.

     Atatürk’ün büyüklüğünü zaman uzadıkça daha iyi anlıyoruz, büyük dağlar gibi, yakında iken bazı kısımları görülmekte, uzaklaştıkça heybeti meydana çıkmaktadır.

     Bugünkü hayatımızın her safhasında O’nun getirdiklerinin bir izi vardır. Hayatımızı Ondan evvelki devirle mukayese edecek olursak giyinişimiz, aile mefhumumuz, kadınların sosyal hayattaki yeri, fertlerin cemiyete karşı telâkkisi, yazımız, yılımız, hafta tatilimiz, her şeyimiz, her şeyimiz değişmiştir. Bu değişiklik O’nun eseridir.

     Bugün bir bayrak altında bir millet topluluğu altında yaşıyorsak. Bu O’nun sayesinde olmuştur. İlerde aynı şekilde yaşamak istiyorsak bu, O’nun getirdiği ilkeleri tatbikte mümkün olacaktır. Bu ilkeler bir milletin muasır medeniyet seviyesine ulaşması ve bu seviyeyi muhafaza etmesi için inhiraf edemeyeceği prensiplerdir.

     Muasır medeniyete ulaşmamış milletlerin millet vasfını muhafaza edebilmesi ise mümkün olmayabilir.

     Bu ilkeler millî şuuru âmirdir. Millet olarak yaşamak isteyen bir topluluk, milli şuura sahip olmak mecburiyetindedir. Bunun başında insanların birbirini sevmesi gelir. Toplum olarak birbirimizi sevmek mecburiyetindeyiz. Bu ilkeler değişik şartlara göre ve bu şartlara uygun tedbirlerin alınmasına âmirdir. Zamana ayak uydurmayan, ilerleyen medeniyetle gerekli reformları yapmayan mistik veya kalıplaşmış telâkkilere bağlı kalan topluluk geri kalmaya ve dejenere olmaya mahkumdur. Bu ilkeler, kendi iç âlemimizi ve topluluğa karşı ödevlerimizi birbirine karıştırmamağa âmirdir.

     Arkadaşlar, bu ilkeler fert olarak ta, toplum olarak da benimsemek ve uygulamak zorundayız. Atatürk’ü anmanın, O’nun ruhunu memnun etmenin tek yolu budur.

     Büyük Atam, bugünkü varlığımızın, bugünkü yaşayışımızın, bugünkü düşünüşümüzün sebebi sensin. Yarını senin tuttuğun ışıkla elde edeceğiz. Sen olmasan dünümüz de olmazdı. Mazide de, halde de ve istikbalde bizim hepimizin içinde, vücudumuzun her zerresinde sen varsın.

     Burada toplanmış aziz ve kıymetli arkadaşlarım adına, İstiklâl savaşında sık sık yaptığın ziyaretlerinle, mensuplarına dünyalar bağışladığın teşekkülümüz adına söz veriyoruz.

     İzinden ayrılmayacağız. “

       unutmadık! unutmayacağız!

Bu yazı toplam 1485 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.