1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Türkiye’de Kadın Olmak, Tecavüz Ve Ölüm
Türkiye’de Kadın Olmak,  Tecavüz Ve Ölüm

Türkiye’de Kadın Olmak, Tecavüz Ve Ölüm

“ Her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır.”  Auguste Comte Türkiye’de neler oluyor dostlar… Artık nasıl bir ülkede...

A+A-
“ Her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır.”  Auguste Comte Türkiye’de neler oluyor dostlar… Artık nasıl bir ülkede yaşıyoruz diye hayretler içerisinde kalıyorum. Kime inanacağız? Kime güveneceğiz? Bir erkek düşünün kendisine yıllarca kadınlık yapmış, boy boy çocuk veren karısını sokak ortasında bıçaklıyor. Sebep, yıllarca dövdüğü, sövdüğü yaşamaktan bezdirdiği karısının artık yeter diyerek ayrılmak istemesi… Tarih 31 Mart 2011. Yer İstanbul-Maltepe. 7 genç, 16 yaşındaki bir genç kızı kaçırarak bir eve kapatıyorlar ve bir hafta boyunca tecavüz ediyorlar. Çıplak resimleri çekilerek şantaj yapılarak getirildiği evde defalarca tecavüze uğrayan talihsiz kız kaçarak ailesine sığınıyor. Bu fiili de işleyen gençler 18 yaşından küçükler ve yarın çıkarıldıkları mahkeme tarafından yok yaşı küçük, yok pişmanlar, iyi halden yararlansınlar, hülasa çok az bir cezayla kurtulacaklar ve cezaevinden çıkarak yine bu toplumun içine dönecekler… Bir öğretim görevlisinin yaptığı bir araştırma bizlere Anadolu’da hoşgörü diye bir kavramın kalmadığını, çocuklarımıza aileden başlayan ve okulda da devam eden dini ve milli bir eğitim veremediğimizi gösteriyor. Hatırlayın, bu ülkede yaşayan ve sözüm ona bir “aydın” (Selçuk Üniversitesi-İlahiyat Fakültesi Bölüm Başkanı Prof.. Orhan Çeker) çıkıp ne dedi: “Dekolte kıyafet tacize yol açar, dekolte giyen kadına tecavüz edilirse, erkek kadar kadın da suçludur” türünden çok garip ve yakışıksız bir açıklamada bulunmadı mı?  Düşünün toplumda aydın geçinen bir zat çıkıp böyle bir beyanat verebiliyorsa gerisini siz düşünün artık… 20 Şubat 2011 tarihli Radikal gazetesinin verdiği habere göre son 7 yılda kadın cinayetlerinde artış % 1400 artmış. 2002’de cinayete kurban giden kadın sayısı 66 iken 2009 yılında 953 olmuş. Yapılan bir diğer araştırmaya göre de Türkiye’de kadınların % 41,9 ‘u fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalıyor. Sorgulanması gereken bu tecavüz ve taciz olaylarının sebeplerini iyi analiz ederek ortadan kaldırmaya çalışmak. Demek ki Türk aileleri olarak çocuklarımıza yeterli dini, ahlaki bir eğitimde veremiyoruz. Anneler kızlarına ve babalarda oğullarını karşısına alıp, gerekli cinsel bilgileri vermesi gerekmektedir. Aile içi şiddetin meşru sayıldığı, canı yanan kadının, kocasını şikâyet etmek için gittiği karakolda polis tarafından tıpış tıpış evine gönderildiği, anne ve babaları tarafından da ‘kocandır, döver de sever de” mantığıyla geri yollanıp kocası tarafından sokak ortasında öldürüldüğü bir ülke oldu ne yazık Türkiye… Bir de Töre cinayetleri var bu ülkede. Ağabey dediği amcaoğlu veya bir yakını tarafından tecavüze uğrayan ve bunun sonucunda hamile kalarak ailenin namusunu temizlemek amacıyla ağabeyleri tarafından öldürülen kızlarımızın, kadınlarımızın yaşadığı bir ülke ne yazık ki Türkiye. Ülkenin Başbakanı tarafından üç çocuk yapması öğütlenirken,  okutulmayan, dövülen, sövülen, hatta öldürülen kadınlarımızın sessiz çığlıklarını bu toplum duymalı artık. Bir zamanlar namusluluğuyla, cesareti ve faziletiyle anılan Türk toplumu ne hale geldi yarabbi. Çocuklarımızın geleceğinin dahi karanlık olduğu bir ülkede çocuk sayısının ne önemi olabilir ki? Türk toplumu bir travma geçiriyor. Kayseri’de 2009 yılında Ramazan Bayramında kaybolan üç çocuğun komşuları Uğur Veli Gülışık tarafından önce tecavüz edildiği sonrada hunharca öldürülüp gömüldüğü ortaya çıktı. Bu nasıl bir insanlık yarabbi… Suçları ne? Bayramda büyüklerini gezip ellerini öperek birkaç şeker veya üç beş kuruş harçlık toplamak. Size soruyorum bunu yapan bir insan olabilir mi? Bu aşağılık insana verilecek cezayı da söyleyeyim size. Ömür boyu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası. Cezaevinde yan gelip yatacak ve yaptıkları da yanına kar kalacak ne yazık ki… İdam cezasının kaldırılması, işlenen suçlara verilen cezaların hafifletilmesi böyle hasta ve sadist ruhlu insanlara davetiye çıkarmaktır. Kanunlar caydırıcı olmalıdır. Katillerin, ırz düşmanlarının, sapkınların Müslüman-Türk toplumunda asla yeri yoktur. Unutulmamalıdır ki, Kadın erkeğe verilmiş bir emanettir. Emanet ise korunur ve gözetilir. Cennet de anaların ayakları altındadır. Türk kadınına layık olduğu sevgi ve saygıyı göstermeliyiz, Türk kadını Türk toplumundaki gerçek değerini bulmalıdır.
Bu haber toplam 329 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.