1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Türk Dilinde Ali Şir Nevai’nin Yeri…(1)
Türk Dilinde Ali Şir Nevai’nin Yeri…(1)

Türk Dilinde Ali Şir Nevai’nin Yeri…(1)

                       “Bahar boldu vü gül meyli kalmadı könlüm                Açıldı gonce vü likin açılmadı...

A+A-
        
               “Bahar boldu vü gül meyli kalmadı könlüm
               Açıldı gonce vü likin açılmadı könlüm
                                          ***
               Yüzün hayâli bile vâlih irdi andak kim
               Bahâr kelken ü kitkenni bilmedi könlüm” 
                                                                                           (Gazel –Ali Şir Nevai)                                                                                                  
              Ali Şir Nevai, Çağatay Türkçesinin en büyük şair ve yazarıdır. Yalnız Çağatay Türkçesinin değil Türk edebiyatının en büyük şairlerinden biridir.   9 Şubat 1441’de Herat’ta doğmuş ve 3 Ocak 1501’de yine Herat’ta vefat etmiştir. Timurlu sarayının hizmetinde bulunan asil bir aileye mensuptu.   Timurlu şehzade Hüseyin Baykara ile birlikte tahsil görmüş, Hüseyin Baykara 1469’da tahta çıkınca onun hizmetine girmiş, mühürdarı, nedimi ve divan beyi olmuştur.   Nevai döneminde Herat, çok önemli bir kültür ve sanat merkeziydi. Kendisi de şair olan Hüseyin Baykara başta olmak üzere, Abdurrahman Cami, Hatifi, Benai gibi şairler, Bihzad gibi bir ressam, Hüseyin Vaiz gibi bir musikişinas, Sultan Ali gibi bir hattat, Hodmir, Mirhond gibi tarihçiler hep aynı muhitte idi. Nevai, farsça divanı dışında 29 eseri olan bir Türk deryası idi.   Büyük edebiyatçımız Fuat Köprülü, Nevai hakkında şöyle söylemektedir:   “Çok ince hislere, zengin ve renkli hayallere, sanatlı ve ahenkli bir üsluba malik olan Nevai, mevzularına, nevi ve şekillerine görne, manzum ve mensur eserlerinde türlü üslup ayrılıkları göstermiş, bazen ağır ve süslü, bazen açık ve sade, fakat daima canlı ve ahenkli bir ifade kudretine malik olmuştur.”               Hükümdarı ve arkadaşı Hüseyin Baykara, Nevai için şöyle diyor:   “Kabiliyetin yıldızını iptidai bir dereceden alıp en yüksek zirveye kadar yükseltmiş ve zillet toprağından alıp eflakın (göklerin) kenarına kadar götürmüştür.”               Babür Şah, yakın arkadaşı Ali Şir Nevai için şu sözleri söylüyor:   “Ali Şir Nevai ile kimse kıyaslanamaz, Türkçe şiiri daha güzel ve ölçülü olarak ondan daha iyi anlatan biri daha mevcut değildir.”               Nevai’nin şöhreti ve tesiri kendi döneminden sonra daha da artmıştır. Tamamıyla şuurlu ve planlı bir gayretle, Türkçenin, Farsçadan hiçbir suretle kalmadığını yazmış olduğu şiirlerinde göstererek Türkçeyi bir kültür dili haline getirmiştir.  Öyle ki Nevai’nin Türk dünyasına serptiği tohumlar,  kendinden sonraki asırlarda etkisini gösterecek ve XVI. yüzyıldan başlayarak, her yerde feyizli mahsuller vermiştir.      KAYNAKÇA: Prof. Ahmet B.Ercilasun, Başlangıçtan 20. yüzyıla Türk Dili Tarihi)       
Bu haber toplam 542 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.