1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. TURİZM HAFTASI-2
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

TURİZM HAFTASI-2

A+A-

(15 - 22 Nisan)

alaattin-karaer--kose-yazisi-1-032.jpg

 

    “Hiç bir mavi Akdeniz'den güzel değildir.”

     Ülkemiz tarihi zenginlikleri ve doğal güzellikleri bakımından dünyanın önde gelen ülkeler arasında yer almaktadır.

     Doğal güzellikler saymayla bitmez. Batıdan, doğuya, kuzeyden, güneye bir bakın! Marmaris, Bodrum, Kuşadası, Çeşme, Manavgat, Side, Kemer, Kaş, Fethiye…Deniz ve güneşin getirdiği turizm canlanması.

     Eşi benzeri olmayan Pamukkale travertenleri…

     Son yıllarda gelişen yat turizmi…

     Eşsiz güzellikte manzaralara sahip Düden, Kurşunlu, Manavgat, Tortum çağlayanları…

     Rafting gibi sporlara elverişli Çoruh, Dicle, Fırat, Sakarya, Seyhan, Ceyhan, Dalaman, Göksu…

     Kuş cennetleri…

     Birçok ilimizde bulunan; termal turizmin gelişmesinde etkili olan termal tesisleri…

     Akdeniz Bölgesi‘nde yaygın olarak görülen mağaralar (Karain, İnsuyu, Damlataş vb) ile Mersin’deki Cennet ve Cehennem obrukları…

     Ürgüp, Göreme ve Avanos çevresinde, yaygın olarak görülen peribacaları Türkiye’de en çok turist çeken yer şekillerindendir.

     Ülkemizdeki dağlar da doğal güzellikler ve kış turizmi açısından önemli potansiyele sahiptir. Kış sporlarının yapıldığı başlıca merkezler; Uludağ, Kartalkaya, Erciyes, Ilgaz, Palandöken ve Sarıkamış…

     Diğer taraftan tarihi değerlerimizde, Tarih öncesi ve tarihi devirler boyunca ülkemizde çok çeşitli medeniyetler kurulmuştur. Bu medeniyetlerden kalan eserler Türkiye’yi dünyanın tarihi eserler bakımından en zengin ülkelerden biri haline getirmiştir.

     Hititler döneminden kalma şehir kalıntılarına, Alacahöyük (Çorum), Kültepe (Kayseri), Aslantepe (Malatya)’da rastlanır. Ayrıca Van Gölü civarında Urartular’a, İç Batı Anadolu’da Friglere, Batı Anadolu’da İyonlar’a ait tarihi kalıntılar yer alır.

      Selçuklular ve Osmanlılardan kalma eserler (camiler, hanlar, hamamlar, ve kümbetler) ülkemizin hemen her tarafında yaygın olarak görülür. Selçuklu eserleri Konya, Kayseri, Sivas, Diyarbakır ve Erzurum’da, Osmanlı eserleri ise İstanbul, Bursa ve Edirne’de yoğunlaşmıştır. Çanakkale Savaşı’nda şehit düşen askerlerimiz anısına yapılan şehitlikler ile Kurtuluş Savaşı’nın yaşandığı alanlar çok sayıda turist çeken yerlerin başında gelmektedir.
     Bu yerlerin gerekli şekilde değerlendirilerek bakımı yapılmalıdır. Ülkemizde ise gerekli bakımın yapıldığını söylemek ne yazık ki söylenemez. Bakıyoruz çoğu illerimizdeki tarihi kalıntılara, resimlerde çok heybetli ve güzel görülmesine rağmen, gittiğimizde, gördüğümüz karşılaştığımız tablo içler acısı, kendi haline terk edilmiş ve hayvan pisliklerinden geçilmez bir durumdadır. Altyapı eksikliği ve çevre kirliliğinin turizmin en büyük düşmanı olduğunu unutmayalım.

     Tüm bu olumsuzluklar göz önüne alınarak, gerekli çalışmalar yapılmalı, sürekli ve kalıcı olması sağlanmalıdır.

     Turizm rekabet ve kaliteyi de beraberinde getirir. Bu konuda en önemli etkeninde eğitim olduğunu unutmayalım. Kültür ve doğal zenginlikleri yüksek, turizm potansiyeline sahip olan ülkemizin, turizminin daha da canlı olması için, Turizm ve Otelcilik Yüksek Okullarına daha fazla, gereken ilginin gösterilmesi gerekmektedir. Çünkü Güney’de ve Ege’de yapılan otellerde yönetici bulmanın zorluğunun yaşandığı söylenmektedir. Kalifiye eleman sıkıntısı giderilmelidir. İnsan faktörü turizmin can damarıdır.

     Bizlerinde üzerine düşen görevler elbette olacaktır. Ülkemize gelen yabancıların her biri ayrı bir kültür yapısına sahip oldukları için, onlara daha hoş görülü yaklaşmalıyız. Onlara yardımcı olmalıyız. En iyi reklam insanın yaptığıdır. Bu nedenle, bir turistin bin turist getireceğini unutmayalım. Günü birlik çıkarlardan uzak duralım.

     Turizm sektörüne hepimiz destek vermeliyiz.

     Tur operatörleri desteklenmeli, turizm bünyesinde görevli olanların yabancı dil bilenlerle donatılmasına önem verilmeli.

     Turizm tanıtımında önemli olan reklamdan kaçınılmamalı, destekleyici tanıtıcı film, broşür ve CD ile desteklenmelidir. Çağımızın bilgisayar çağı olduğu unutulmamalı ve Web siteleri yaygınlaştırılmalıdır.

     Çoğu illerimizde turistin kalabileceği güzel oteller olmadığını, bunlar için gerekli çalışmaların yapılması gerekmektedir. İller arası hava alanları daha da yaygınlaştırılmalıdır.

     Turizm sayesinde insanlar birbirlerini daha iyi tanıma olanağı bulacağından, çağdaş, savaştan uzak, barış içinde birbirine yaklaşan toplumların oluşmasına olanak sağlayacaktır.

     Bizler konuksever bir ülkenin insanlarıyız, bu nedenle gelenlere konuk severliğimizi gösterelim.

     Turizm haftası nedeniyle ilgilileri, bu konuda hizmet verenleri kutlar. Gelecek yıllarda Turizm patlaması yaşayan ülke olarak tanınalım.

     Her şeye rağmen, bir başkadır benim memleketim!

Turizm yolu, barış ve kalkınma yoludur.”

 


alaattin-karaer--kose-yazisi-(2)-005.jpg

Ankara

alaattin-karaer--kose-yazisi-(3)-003.jpg

Çanakkale

alaattin-karaer--kose-yazisi-4-036.jpg

Silifke - MERSİN

alaattin-karaer--kose-yazisi-5-018.jpg

Ilgaz- ÇANKIRI

alaattin-karaer--kose-yazisi-6-023.jpg

Uzungöl - TRABZON

Bu yazı toplam 406 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.