1. HABERLER

  2. SPOR

  3. töre
töre

töre

23 Eylül 2013 tarihinde aramızdan ayrılan, sayısız romanlarıyla, araştırma inceleme, meslek kitaplarıyla, senaryolarıyla ve oyunlarıyla, en önemlisi...

A+A-

töre

23 Eylül 2013 tarihinde aramızdan ayrılan, sayısız romanlarıyla, araştırma inceleme, meslek kitaplarıyla, senaryolarıyla ve oyunlarıyla, en önemlisi de; “Şu Çılgın Türkler” adlı belgesel-romanıyla çok eserlere imzasını atmış olan, değerli yazarımız Turgut Özakman’ın bir eseri, aylar sonra Devlet Tiyatrolarının turnesi sayesinde, Konya Devlet Tiyatroları oyuncularıyla, Kırıkkale Tiyatro severlerin karşısına geldiler. İlk kez hatırlar gibi oluyorum. Gününden önce biletlerin tükendiğini öğreniyorum. Sevindirici bir olay, senede bir gün de olsa!

     İnsanoğlu var olduğundan beri var olan tiyatro bundan sonra da var olacaktır, insanoğlu var olduğu sürece. Teknolojik gelişmeler ne düzeyde olursa olsun, yönetimler ne kadar karşı olursa olsun bu değişmeyen bir olgu olarak kalacaktır. Çünkü insanın yaşamı bir tiyatro! İnsan hayatında geçmiş, gelebilecek olayların, benzetme yoluyla belli yerlerde bir seyirci topluluğu önünde canlandırma sanatıdır. Bir başka deyişle tiyatro; insanı, insana, insanla,  insanca anlatma sanatı diye tanımlanmaktadır. O halde; oyunu beğenirsiniz, beğenmezsiniz o ayrı bir konu. Fakat,  insanla, insanca anlatıldığına göre diyecek bir şey kalmıyor. Belki yıllardır, Kırıkkale bu konuda şanssız bir il konumunda! Öksüz bırakılmış. Üniversitenin açılması ile öğrencilerin kendi arasındaki kurduğu birkaç topluluğun dışında, kurum ve kuruluşlarda gerekli önemi vermemişlerdir. Neyse buna da şükür diyelim. Güzel bir günde fazla eleştiri yapmak istemiyorum. Ancak akıllı mı? Akılsız mı? Denen telefonları ne zaman, nasıl kullanılacağını bir öğrenebilsek yeter! Valimizin zamanında gelmesiyle oyun da zamanında başlamış oldu. Töre genelde insanlık dramı tek kelimeyle, ölenin de, öldürenin de mağduriyeti söz konusu. Kadın töreye kurban giderse, erkek günlerini hapislerde geçirmeye mahkum oluyor, kan davasında ise genelde ölen ve öldüren erkekler. Fakat, geride yine kalan, mağdur olan kadınlar…  Çocuklar… Oyun Karagiller ve Çolakgiller aileleri arasında yıllardır süren kan davasını ve gelişen olayları anlatmaktaydı. Aşamadığımız ve toplumsal barışı engelleyen, insanların bedelini yaşamlarıyla ödediği kurallar sorgulanırken; yine kadınlarımızın ne kadar hor görsek de yüceliğini görüyoruz. Kocasını, kardeşlerini Töre cinayetine kurban veren Karagillerden nene, oğlunun ölümüne o kadar dayanıklı olamaz ve gözleri görmez şekilde hayatına devam eder.  Bir oğlu ve torunu kalmıştır erkek olarak. Gelini,torunu, kızı… sekiz kadın! Töre cinayetleri içlerine o kadar işlemiştir ki; kadınlar silahlandırılmıştır. Çünkü Karagiller’den birisi, Çolakgiller’den birisini vurmuştur. Onlar da bunlardan birisini derken uzayıp giden ve gidecek olan kan davası… Öldürmek istedikleri genç evlerine kadar gelmiştir. Yine Töre’ye göre dadaş’ın evine gelen düşmanda olsa, tanrı misafiri sayılırmış? Fakat kana kan cana can diyen töre bunları dinler mi? Yeniden bahar kuşatmak için direniyorlar…Umudu savunmak için Zühre’nin üstüne titriyorlar…Gençle Zühre birbirlerine sevdalanmışlardır. Peki bu karabasan ortamında kim galip gelecek? Töre mi, yoksa aşk mı? Sevgi çığlığını, bastırmaya kimsenin gücü yetmez de dense de; Töre her şeye karşın galip geliyor sonunda! Yazan: Turgut Özakman, Yöneten: Murat Atak 2 Perde 1 Saat 45 dakika süren oyundaki görevlileri ve oyuncuları yazmadan geçmek istemedim. Dekor Tasarımı: Tayfun Çebi,  Giysi Tasarımı: Funda Çebi, Işık Tasarımı: Mehmet Yaşayan, Besteci: Cavanşir Guliyev – Gürkan Çakıcı, Koreograf: A. Binnaz Dorkip, Dramaturg: Eren Aysan, Yönetmen Yardımcısı: K. Alpay Aksum, Asistan: Can Ali Çalışandemir, Sahne Amiri: Ö. İsmet Kızılbağlı, Kondüvit: Esra Gümüşada, Işık Kumanda: G. Ahmet Gökdemir, Suflöz: Şerife Kızılbağlı, Sahne Şef Makinisti: Mustafa İriilter, Sahne Makinisti: Ömer Köroğlu – Özgür Küpeli, Aksesuar Sorumlusu: Mustafa Erdurucan, Peruka: Osman Yasin, Sahne Kostümcüsü: R. Rahmi Sarışen – Güzin Coşkon. Oyuncular: M. Asım Tuncay Aynur, Ebru Gülerarslan, Nevra Sayar, Meva Küçükakyüz, A. Şebnem Büyükkalkan, Şeyma Çölgeçen, Nagehan Yazıcı, Savaş Sezer, Hasan Tanılmış, Gülesin Gelenbevi, Dilan Çalışkan. Gülerken düşündüren yaşamımızdan bir kesitin,  verildiği oyunla az da olsa tiyatro özlemimiz giderilmiş oldu. Emeği geçen herkese teşekkürler!            
Bu haber toplam 543 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.