HATİCE AKGÜL

HATİCE AKGÜL

“Ben Ney’im”
Yazarın Tüm Yazıları >

TESETTÜR

A+A-

“Ben Ney’im”

 

Hele bir çay koyda konuşalım. Baktım doyamadım Mevla'nın mucizelerine. Havaya bakıyorum ahenkle dans eden bulutlar, yere bakıyorum çiçekler, tane dizilmiş kumlar, etrafa bakıyorum ağaçlar, kuşlar ve insanlar. Her biri tek tek  atomlanmış Mevla'sını zikrediyor. Çünkü en değerlim bizleri çok seviyor.

     Özel olan her şeyi koruruz değil mi? Saklarız kıyamayız. Bu devirde telefonlarımızı bile yok kırılmaz camları yok kılıfları v.s diye bin bir bohçaya sarıyoruz. Malımızı koruyoruz, canımızı koruyoruz çünkü onlardan başka yok gibi düşünüyoruz. Evet sen özelsin senden başka Ahmet bir Mehmet bir Ayşe yok. Evimizi bile kaç çeşit boyayla örtüyoruz arabamızı koruyoruz. Değerli olan şeyler korunmak içindir. Peki kendimizi ne kadar koruyoruz?

    Bir şeker düşünün biri paketlenmiş birisi açık vaziyette. Sizce sinek hangisine gelip pisler. Açık olana değil mi? Çünkü o daha korunaksızdır sinek için rahatça konabilir vaziyette. Senin her atomunla özel yaratan O ki sizi verecek durumda bırakır mı? Seni koruyor, seni yeri geldi mi kem gözden yeri geldi mi haramdan kolluyor. Farkına varma zamanı gelmedi mi?  

     Bir gün bir adama soruyorlar: ''Eşinle yolda yürürken biri baştan ayağa süzüyor senin nadide güzel hanımını ne yaparsın?''

'' Tabi ki gider ağzının payını veririm.''diyor.

   Adam tekrar bir sual ediyor: ''Peki hava çok sıcak tatilde sahil kenarında eşinle olmak ister miydi?'' Evet kim istemez ki diyor adam Hele ki buz gibi su doğa.

    Bizim mucip tekrar ediyor peki kardeşim aynı nefis orda hanımına baksa senin onlara bir şey deme hakkın var mı? Diye tekrar sorduğunda adamın tövbe edesi geliyor.

     Kainattaki her şey gibi bizde Mevla'nın en değerlisiyiz. Güzel görünmeyi herkes ister. En değerlim diyor ki:'' Ben gizli bir hazineydim bilinmek istedim.'' Rabbim yarattığına güzel görünmek istemez mi onu bulan o güzelliği görmez mi? Sende güzel görün ama helal olmayan mercilerde kime ne kadar  güzel görünebilirsin ki.

   Ben tesettüre lise yıllarında nasip edilmiş bir kulum. Bir gün can bildiğim bir dostumla telefonda istişare ederken bana beni benden alan bir cümle söyledi: ''Hatice ben yapamıyorum, başımdaki örtü bana artık ağır geliyor, gerektiği kadar beceremiyorum. Nefsim sürekli vesveseler veriyor her geçen gün büyüyor.'' diye konuşunca hani derler ya başımdan kaynar sular döküldü. Mevla üzüldü diye hüngür hüngür ağlamak istedim. Ha bu arada şeytan boş dururumu bana tebelleş olup sende tam yapamıyorsun sende açıl bak böyle eksik yağınca daha çok günaha girersin diye baya bir uğraştı haylaz. Sonra gün boyu bir arkadaşım canım kardeşim aklıma geliyor, bir en değerlimi üzdüğün için ben mahcup oluyorum, boştaki vaktimde de kendimle imtihan oluyorum.

Dua kapılarının ne zaman açılacağını bilemeyiz eğer içinizden dua etmek geliyorsa bolca dua edin. Bilmelisiniz ki Rabbimiz ondan istemeniz için kalbinize ilham etmiştir. O an diz çöküp Rabbimle konuştum. Allah'ım beni bu aciz düşüncelerden kurtar nefsimden sana sığınıyorum. Sonra akşam vakti gün karanlığa boğulunca içimdeki ses iyice siyaha dönmüştü. Babam eve geldi yemeği yedik bir teyze aradı. Nasıl oldu bilmiyorum derken ettiğim dua aklıma geldi. Canım teyze, tatlı teyzenin bana söylediği bir cümle secdeye kapanıp ağlattı hamdolsun. ''Bir şeyin eksikliği onu tamamen bırakmanı sağlamamalı o öyle bir Allah ki senin eksiğini kapatır.''

    Ya öyle işte bugünde can dostumla o an aklımıza gelip şeytanı nasıl alt ettik diye gülüyoruz. Hadi şimdi bu güzelliği birde sen düşün sen iblisi alt et.

Bu yazı toplam 312 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.