1. HABERLER

  2. OTOMOBİL

  3. Sözün Özü - Duran Erdoğan
Sözün Özü - Duran Erdoğan

Sözün Özü - Duran Erdoğan

Bu bizim kültürümüz Halk arasında “sıcakkanlı-soğukkanlı insanlar” diye bir tabir var. Ben bir Kırşehirli olarak bu tabirin “sıcakkanlı”...

A+A-
Bu bizim kültürümüz Halk arasında “sıcakkanlı-soğukkanlı insanlar” diye bir tabir var. Ben bir Kırşehirli olarak bu tabirin “sıcakkanlı” tarafında yer bulmuş birisiyim. Yöremizdeki ‘Türkmen Kocaları’nın torunu olduğumuzu, kendileriyle sohbet ettiğimiz diğer yöre insanları yüzüme çok kez söylemişlerdir. Lâfı daha fazla uzatmadan konuyu da daha fazla dağıtmadan aşağıdaki örneklerle konuyu yarenliklerle bütünleştirip bağlamak istiyorum: Buyurun; KIRŞEHİR ANKARA OTOBÜSÜNDE Kırşehirli bir hemşehrimiz 8 yaşındaki oğluyla Ankara’ya giderken, otobüsün cam tarafında oturan oğluna Kızılırmağı tanıtıyor: “Bah oğlum bu ırmağa Gızılırmah derler, tavatır suyu vardır.” Ufaklık ırmağa bakar-bakar ve babasına  “abooo, he baba laa!” diyerek, onaylar. KAYMAKAMIN HANIMINI AĞIRLIYOR... KOLAY MI? Aniden, çat-kapı misafir gelen Kaymakamın hanımına ikramda hazırlıksız yakalanan uyanık ev sahibesi, tabağa bir armut koyup getirir ve misafirine de ısrarla: “Hanım kızım haydi yesâne, bizim Mucur’un armutları pek de lezzetli, pek de besleyici olur. Bu Armutların bir denesi adamı tıka basa doyurur.” demeyi de ihmal etmez... * *Atila Erdemir’den alıntıdır. VALİ’YE AYRAN İKRAM EDİLİR Mİ? Yörede nüktedanlığıyla ünlü ağalardan birisinin konağına bir Abdal hemşehrimiz misafir olur. Konağın hanımı bu misafire kahve ikramında bulunur. İlin valisi de ağanın sohbetini özlemiş, hem stres atmak ve hem de yarenlik etmek için, soluğu ağanın konağında alır. Bu arada Abdal ‘kırk yıl hatırlı’ kahvesini bitirir ve ağaya: “Berhüdar olasın, ziyade olsun ağam!” diyerek, minnetini gösterir. Konağın sahibesi, evde kahve bittiği için valiye de ayran ikram eder. Vali, konak sahibi ağaya aklınca lâf atarak: “Abdala kahve, bana da ayran ikramını kendime münasip görmedim !” deyince, ağanın eline koz gelmiştir. Taşı gediğine koyup, cevabı yapıştırır: “Darılma amma, Sen vazifeli bir memursun. cçBurada bugün varsın, yarın yoksun. Beni unutur gidersin... Abdal hemşerim köy-köy gezer; her odada filanca ağanın konağında bir kahve içtim, deyip beni hep anar, anlatır !” der. Sözün özü: Gülmek, güldürmek ve düşündürmek, aslında hedefi tam onikiden vurup mesajı etkinleştirmek içindir. Benim Kırşehirli hemşehrilerimin hepsi alim değil ama sözü gediğine koyarken arif olduklarını ima ederler. Bazen de üstü kapalı “anlarsın ya !” diyerek muhabbeti pekiştirmeyi de ihmal etmezler... Anlarsınız ya! Hoşça kalınız…
Bu haber toplam 346 defa okunmuştur
Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.