1. HABERLER

  2. OTOMOBİL

  3. Sözün Özü - Duran Erdoğan
Sözün Özü - Duran Erdoğan

Sözün Özü - Duran Erdoğan

Kültürümüzde öğrenci yarenlikleri  “Gençlik, yeniyetmelik, ergenlik, delikanlılık veya bülûğ çağı” gibi kelimelerle ifade edilen insan ömrüne...

A+A-
Kültürümüzde öğrenci yarenlikleri  “Gençlik, yeniyetmelik, ergenlik, delikanlılık veya bülûğ çağı” gibi kelimelerle ifade edilen insan ömrüne ait zaman diliminin bu ilk bölümü genelde  ‘öğrencilik’le geçer. O günlerin heyecanı gereği öğrenci çoğu kez içinden geldiği gibi atak hareket eder. Kısacası: Mûzırlıkta ve haşarılıkta sınır tanımaz. Sınıfta hem gönlünce eğlenirken, hem de aklınca öğrenir. Hattâ ABD’de yüksek düzeydeki subaylar bir seminere çağrılmış. Arka sıralarda oturan generallerden birisi cebindeki leblebileri en öndeki generalin kel kafasını hedef alarak fırlatırken, diğer generalin ‘atış serbest’ diyerek arkadaşına katıldığı gözlemlenir. Yarenlik örneklerine geçelim: İLERİ CİDELİM BEYLER İş dönüşü bindiğim Ankara Belediye Otobüsü Kızılay’daki Gökdeleni geçti ve Kolejin önünde durdu. Kolej öğrencileri birbiriyle itiş-kakış otobüse binmeye başladılar. Arka kapının yanındaki özel yerindeki biletçi de bir taraftan bilet kesiyor; bir taraftan da tıklım tıklım dolu otobüste, inişleri engelleyen yolcuları “İnişler önden, ileri cidelim beyler!... İnişler önden, ileri cidelim beyler!..” diyerek uyarıyordu. Karadeniz kökenli olduğu açıkça belli olan biletçinin, gerek ses tonu ve gerekse şivesi otobüsteki öğrencilerin dikkatini çekmiş ve  hoşlarına gitmiş olmalı ki; birbirlerini dürtüklereyerek, yüksek sesle “İnişler önden, ileri cidelim beyler!... İnişler önden, ileri cidelim beyler!...” diyerek biletçiyi taklit etmeye başladılar. Kendisiyle alay edildiğini anlayan biletçi öfkelenerek öğrencilere bağırdı: “Yeter artık!... Bu kadar da ileri citmeyelim beyler!...”  deyiverdi. ÜÇLER KAĞITÇILIK MÜESSESESİ Ankara’nın Sıhhiye semtindeki Atatürk Lisesinde okudum. Okul yolu üstündeki bir apartmanın giriş katında   “Üçler Kâğıtçılık Müessesesi” adıyla kâğıt alım-satımı yapan bir işyeri vardı. Okul çıkışı, mûzır bir öğrenci cebindeki boya ile bu işyerinin tabelâsındaki ‘Üçler’ kelimesinin ‘ler’ini  aynı renkteki boya ile sildi.. Böylece işyerinin “Üçler Kâğıtçılık Müessesesi” olan adı bir anda “Üç Kâğıtçılık Müessesesi” oluverdi. Ben bu mûzırlığa çok güldüm. Unutamadım. NOTVEREN ZİYA Öğrencilerin bazı öğretmenlere iyi ya da kötü anlam içeren kelimelerle ‘lâkap’ taktıkları tartışmasızdır. Notunun ‘kıt’ oluşuyla bilinen ‘Ziya’ öğretmen,  okulun devamsız, tembel ve haşarı öğrencisini bir türlü yazılı sınav yapamıyordu. Ziya hoca,  bu öğrenciyi bir gün okul kantininde yakalamış, öğretmenler odasında yazılı ‘yoklama’ yaptıktan sonra “sıfırı” da basmıştı. Bir hışımla sınıfa gelen bu öğrenci tebeşiri karatahtaya fırlatırken: “şu  ‘Notveren Ziya’  nın yaptığına bakın arkadaşlar” dedi. Bu günden itibaren ‘sıfırcı’ öğretmenin adının yanına, yine  ‘sıfırlı’ öğrencilerin gayretiyle “Notveren” lâkabı eklendi ve bu öğretmen  “Notveren Ziya” olarak ünlendi. PARAM OLSAYDI KONUŞURDUM! İngilizce öğretmenliği yapan kızım Melike anlatıyor : “Gürültüden dersi bir türlü arka sıradakilere duyuramıyordum. “Bundan sonra sınıfta gereksiz konuşarak gürültü yapanlara para cezası vereceğim.” dedim. Bir müddet sessizlik olduktan sonra, çok zekî ve mûzır öğrencim ‘Burak’  el kaldırdı. “Konuşmak için izin istiyorum” dedi.  “Konuşabilirsin”  deyince:  Burak: “Şimdi param olsaydı, izin almadan konuşurdum. İzin alarak konuşmanın tadını bulamadım.”  diyerek cevap verdi. Sözün özü: Demek ki eğitimcilerin ‘yaş’la ilgili yukarıda yazımın başında sıraladığın akademik tespitleri de makûl ve mantıklı bir tespit değilmiş... Belki de öğrencilerdeki davranış değişimleri ‘yaş’ la sınırlı pedagojik özellikli bir tepki olmayabilir. Ben, öğrencilerin sergilediği atak hareketlilikteki kerametin oturulan sıralarda aramanın doğru davranış olacağını düşünüyorum.  Önerdiğim bu tespitimi mantıksız buluyorsanız, konunun psikolojik boyutunu buyurun bir de siz araştırın... Dikkatinizi çekerim: Konumuz yarenlik, konuştuklarımız da yarenliklerimizdir... Hoşça kalınız.
Bu haber toplam 350 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.