1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Sözleşmeli ve vekil öğretmenlik (2)
Sözleşmeli ve vekil öğretmenlik (2)

Sözleşmeli ve vekil öğretmenlik (2)

Kolay olduğunu sizde bilirsiniz. Sizin amacınız öğretmen yokluğu çeken öğrencilerimiz ve öğretmen olmak için can atan gençlerimiz değildir. Sizin amacınız...

A+A-

Kolay olduğunu sizde bilirsiniz. Sizin amacınız öğretmen yokluğu çeken öğrencilerimiz ve öğretmen olmak için can atan gençlerimiz değildir. Sizin amacınız çocuklarımızın ve gençlerimizin yarınlarını karartmaya ve zaman içinde bir işe yaramaz yapılmanıza yönelik kararlardır. Bu yaptıklarınızın eğitim-öğretim ilkeleriyle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bakın öğretmen demek öğrencisinin burnunu silmeyi içine sindirebilen kişi demektir. Öğretmen demek altını ıslatan öğrencinin sorununa çözüm bulabilen kişi demektir. Öğretmen demek çocuk yaşta ben öğretmen olacağım diyen kişilerin yapabileceği bir meslek demektir. Öğretmen demek kızların annesi, erkeklerin babası olmayı bilmek demektir. Öğretmen demek öğrencilerin okul duvarlarında çınlayan seslerini kuş sesleri saymasını bilmek demektir. Öğretmen demek eğitim-öğretimin bir süreç işi olduğunu bilmek demektir. Bu süreçte değil bir günün bir saatin bile yeterince değerlendirilmesi gerektiğini bilmek demektir. Öğretmen demek kendine verilen eğitim-öğretim programını aksatmadan uygulamasını bilmek demektir. Öğrencisine istenen bilgileri, becerileri, davranışları kazandırmasını bilmek demektir. Öğretmen demek çorabı yırtık, ayakkabısının altı delik çocuğun dünyasını anlamak demektir. Sabah kahvaltı yapmadan gelen, gece uyamadığı için gözünden uyku akan çocuğun, ailesinde huzur olmadığını bilmek demektir. İşte tam zamanıdır. Bugün eğitim fakültelerinden mezun olmuş, fen edebiyat fakültelerinden formasyon alarak belge almış iki yüz bine yakın gencimiz vardır. Ülkenin öğretmen ihtiyacı da iki yüz bindir. Kopya skandalının arkasından yine bu diplomaları ve belgeleri olan gençler, yine sınav kapılarında ter dökmeye zorlanıyorlar. Kaldır şu vekil öğretmenliği ve sözleşmeli öğretmenliği. Ne sınavı.  Yap doğrudan atamasını. Olsun bitsin. Hem başınız ağrımaz. Hem de doğru bir iş yapmış sayılırsınız. Hem de beş yüz bine yakın çocuk bir an önce öğretmenine kavuşmuş olur. İşsizlik diye bir sorun vardır. Ancak üniversite gençliğini işsiz bırakmanın akılla vicdanla açıklanabilir bir yanı yoktur. Hele sınavdan sınava koşuşturmanın bir anlamı yoktur. Sınava girecek öğretmen adaylarından pek çoğunun kendi alanında öğretmen alımı yapılmayacaktır. Ama gençler yapılacak öğretmenlik sınavına gireceklerdir. Üstelik sözleşmeli öğretmen olabilmek için. Söyleyin. Doğru mu bu? Gençliğe çektirilen bu çileler hangi kitapta yazıyor? İş bulma amacıyla bitirdiği üniversiteden sonra ikinci bir üniversiteyi bitirmek için, bu da yetmiyor bir de açık öğretim üniversitesinden diploma alacağım diye hangi ülkenin gençleri çırpınıyor? Yapmayın bunu. Çözün gençlerin sorunlarını.

Bu haber toplam 303 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.