1. YAZARLAR

  2. BEKİR AKDENİZ

  3. Söylem ve Eylem
BEKİR AKDENİZ

BEKİR AKDENİZ

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Söylem ve Eylem

A+A-

Son zamanlarda İslamî bir hayat yaşadığı izlenimi veren kesimlere ilişkin sıkça gördüğüm bir durum var. Dış görünüm itibarıyla dindar olduğu belli olan veya bu yönde izlenim verenlerin önemli bir bölümünün çocuklarının dış görünümü konusunda kendi görünümleriyle taban tabana zıt bir yaklaşım içinde oldukları görülüyor. İslamî bir yaşantıyı benimsemiş, mütesettir bir bayan veya İslamî yaşantıyı benimsediği belli olan bir erkek bakıyorsunuz oğlunu ya da kızını bizim mahalleye uygun olmayacak tarzda giydirebiliyor. Giydirmenin ötesinde bunu bir gurur vesilesi olarak görüp sosyal medya vb. ortamlarda paylaşabiliyor... Diyeceksiniz ki "hocam belki sözünü geçiremiyordur." Doğrusu buna diyecek bir şeyim olmaz. Bir insan, çoluk çocuğunun İslam'a uygun bir yaşam tarzını benimsemesi için elinden geleni yapar, bütün gayreti gösterir, örnek olur, dua eder fakat istediği sonucu alamayabilir. Buna hiçbir diyeceğim olmaz. Hz. Nuh aleyhisselam'ın çocuğunun bile kâfirler grubunda yer aldığını bilen bir kimse olarak, geleceğinde yaşam tarzının ne olacağını bilemediğim üç çocuk babası biri olarak buna hiçbir diyeceğim olmaz. Zaten bu konularda büyük de konuşulmaz. "Benim çocuğum ileride şöyle olacak" diye kim bir iddiada bulunabilir ki? Benim söylediğim farklı bir şey! Sözünüzü geçirmek için ne yaptınız? Çocukluğundan itibaren gereken tedbirleri aldınız mı? Vermeniz gereken eğitimi verdiniz mi? Söz ve davranışlarınızla örnek oldunuz mu? Siz bunları yapın, gerisinden sorumlu değilsiniz. Siz seferden sorumlusunuz, zaferden değil! Bir genelleme yapmak doğru olmaz ama Müslüman âilelerin önemli bir kısmı artık bir şeyleri anlama yaşına ulaşmış olan, ergenliğe merdiven dayamış veya yeni ergen olmuş olan çocuğunun İslam'a uygun olmayan tarzda bir yaşam sürmesinden, özellikle giyim kuşamından, ibadetlerini aksatmasından, dine aldırmayan bir hayat içinde bulunmasından hiç rahatsız değil... Dahası mesela sosyal medya ortamlarında koca koca çocuklarının şortlu vb. resimlerini gülerek, eğlenerek paylaşabiliyorlar. Benim itiraz ettiğim nokta işte tam da burası.... Hadi çocuklarınıza sözünüzü geçiremiyorsunuz peki niçin yüreği yanan bir ana-baba gibi davranmıyorsunuz da hiçbir şey olmamış gibi "kayıt dışı" davranıyorsunuz?

Böyle bir duruma şahit olunca bu tarz paylaşımlar yapan kimseler hakkında "ben yapamadım, çocuğum yapsın" tarzında bir mantığın bulunduğunu düşünmeden edemiyorsunuz...

Biz, kişinin kardeşinden, ana-babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı bir güne iman etmedik mi? (Abese, 34-36) Peki hiç düşündünüz mü kişi niçin en yakınlarından kaçar? Çünkü onlara karşı yerine getirmesi gereken görevleri yerine getirmemiştir... O gün onların kendisinden hak istemesinden korktuğu için... Peki çocuklarımıza karşı temel görevlerimiz ne? Bizim en temel görevimiz onları cehenneme karşı korumak. Bakın Rabbimiz ne buyuruyor? "Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır." (Tahrim, 6) Onları cehennemden nasıl koruyacağız? Onlara imanı, ibadetleri, ahlakı öğreterek. Tıpkı Hz. Lokman'ın çocuğuna karşı yaptığı gibi. Tıpkı şu emirde olduğu gibi: "Âilene namazı emret, kendin de bu konuda sabret." (Taha, 132) Rabbimiz çoluk çocuğumuza güzel örnek olmayı, kendimizi ve onları ateşten korumayı cümlemize nasip eylesin. Selâm ve duâ ile...

Bu yazı toplam 492 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.