1. YAZARLAR

  2. BEKİR AKDENİZ

  3. "Sosyal"! Medya
BEKİR AKDENİZ

BEKİR AKDENİZ

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

"Sosyal"! Medya

A+A-

Ben Işığı Karanlıkta Gördüm

Sosyal medya bugün iyi ve kötü, yararlı ve zararlı yönleriyle, insana kazandırdıkları ve kaybettirdikleriyle, etik problemleriyle en çok tartışılan hususların başında gelmektedir. Anlık bilgi ve haber paylaşımlarında dikkat edilmesi gereken ahlaki ilkelerin göz ardı edilmemesi gerekmektedir. İletişim ahlakında en önemli mesele gerçek, sahih haber ve doğru bilgilendirmedir. Bilgilendirme faaliyeti, insanlar arasındaki ilişkilerin üzerine yaslandığı ahlaki ve nesnel ilkelerden bağımsız olarak asla işletilemez. Her nimetin bir külfeti olduğu unutulmamalıdır. Kitle iletişim araçları ve sosyal medyanın sınırsız ve ölçüsüz kullanımı, birçok sorunu da hiç şüphesiz beraberinde getirmektedir. Belki de öncelikli problem, sanal bir dünyada, gerçekten kopuk kimliklerle, yeni ve kontrol edilemez bir ilişki ağı geliştirilmesidir. İnsanın “olduğu gibi görünmediği ya da göründüğü gibi olmadığı” bir ortamda gelişen ilişkiler elbette sağlıksız ve güvensiz olmaktadır. Diğer yandan sosyal medyayı kullanan birçok insan, doğruluğuna bakmadan ve gerçek olup olmadığını araştırmadan herhangi bir bilgiyi kolaylıkla paylaşabilmekte, farkında olmadan yalan ve iftiranın yayılmasına aracılık etmektedir. Bu durum toplumun hassasiyetlerini dikkate almayan ve hatta suiistimal etmek isteyen şahıs ve gruplar için mümbit bir zemin oluşturmaktadır. Doğrusu yayılana ve gerçeği ilan edilene kadar, yalan çoktan kıtaları dolaşmış olmaktadır. Teknolojinin ve sosyal bilişim ağlarının her türlü çirkinliği fütursuzca neşretmede kullanılması, insanların şeref ve haysiyetlerinin görmezden gelinmesi, mahremiyetin hiçe sayılması, kişisel, ailevi ve toplumsal tahribatlara yol açmaktadır. Sorumsuzca, sonu düşünülmeden söylenen sözler, nice gerilimlere, huzursuzluklara, buhranlara neden olmaktadır. Gayr-i ahlakî ve gayr-i vicdanî paylaşımlara itibar edenlerin de vebal altında oldukları burada hatırlanmalıdır. Hâlbuki sahih bilgiye erişmek, bir arzu ve ihtiyaçtan öte, dinimizin emridir. “Ey iman edenler! Güvenilir olmayan birisi size bir haber getirdiği zaman, onu araştırınız, araştırmadan almayınız. Aksi takdirde, cahilce ve bilgisizce nice toplumlara kötülükler yaparsınız ve sonunda pişman olursunuz” (Hucurat 49/6) ayeti her türlü ortamdan edinilen bilgiyi süzerek kabullenme gereğine işaret eder. Sosyal medya kullanımında bilinçli olmaları konusunda yeterince eğitmediğimiz gençlerimiz ve çocuklarımız, zarardan korunmak için atmaları gereken adımları bilmeden riskli koridorlarda yürümektedir. Onları her geçen gün hakikat dünyasından koparıp sanal dünyaya mahkûm eden bu gidişat karşısında uyanmaya ve uyarmaya her şeyden çok ihtiyacımız olduğu açıktır. Ailenin vazgeçilmez temelleri olan muhabbet, merhamet, sevgi, sadakat ve mahremiyet gibi değerleri korumanın sosyal medyayı bilinçli kullanmakla yakından alakası bulunmaktadır. Yavrularımız ilkokuldan itibaren bir bilinç olarak merhamet ve mahremiyet eğitiminden geçmelidir. Bu hususta yetişkinler olarak hepimize büyük sorumluluklar düştüğü unutulmamalıdır. Özgürlükler ve imkânlar arttıkça insanın kendini denetleme becerisini ve öz disiplinini artıracak eğitimler daha da önem kazanmaktadır. Bugün insanımızda yüksek bir bilinç oluşturmak için sadece fayda-zarar, iyi-kötü, hayır-şer anlatımının yetmediğini; hayatın manasını ve var oluşun gayesini idrak etmiş nesiller yetiştirmemiz gerektiğini fark etmeliyiz. İslam, her şart ve ortamda ahlaki esasları şiar edinmemizi, imkânlarımızı ahlaki ve vicdani sınırlara uygun bir biçimde kullanmamızı ister. İnsan olarak, Müslüman olarak hepimize düşen görev, imajın ve görselliğin cazibesine kendimizi kaptırmadan; manayı maddeye, bâkî olanı fâniye, hakikati yalana esir etmeden yaşayabilmektir. İletişimin de bir ahlakı olduğunu bilmek; sanal olan bir dünyanın içinde dahi haktan, hakikatten ve gerçeklikten ayrılmamak; empati, saygı, nezaket ve hoşgörüden ödün vermemek son derece önemlidir. Gençlerimize bırakacağımız en değerli miras eğitim ise, bu eğitimin bir parçası da ayakları hakikat dünyasına basan, sanal ortamlarda yitip gitmeyen, özgüven ve iç disiplin sahibi, üstün karakterli Müslümanlar yetiştirme eğitimi olmak zorundadır. Hakiki çözüm de ancak budur. Selâm ve duâ ile...

Bu yazı toplam 136 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.