HATİCE AKGÜL

HATİCE AKGÜL

“Ben Ney’im”
Yazarın Tüm Yazıları >

SON ŞANS

A+A-

Yine Dünya'da sonsuz kalacağını düşünerek sabah uyandın. İş yerinde bir türlü bitemediğin evrak işlerinde aklın. Bir bitirsen bir terfi etsen yılların hasretini çektiğin yazlığını almana bir adım daha yaklaşacaktın. Ayakkabı ve kemer kombinine en çok yakışacak takımını aldın ve seçtin dolabından. İçerde de her zamanki gibi eşinin elleri değen o omletin pişiyordu. Sonsuzu yaşayacağını düşündüğün bir gün daha tam da istediğin gibi, akıp gidiyordu. Evden mutlu şekilde çıktın güneş tamda tependen vurunca bir baş ağrısı aldı seni ama bu sebepten dolayı işe geç gidemezdin. Çünkü çekler seni bekliyordu. Eğer geç gitsen bir çek daha yazılabilirdi. Neydi ki bir aspirinlik işti baş ağrısı. Çekten önemli değildi. Arabana doğru yürürken o güzel arabana uzunca açma tuşuna bastın ve bütün camlar sen gelmeden açılmıştı. Biraz serinlesen bütün baş ağrın geçecekti çünkü. Ama ilk ışıklarda başındaki sancı birden kalbinde çarpıntıya dönüştü. Ellerin direksiyonda titremeye başladı halinden anlamayan arkandan basılan kornolar seni çıldırtıyordu ama birazdan içine düşüneceğin savaşın habercisiydi adeta. Güneş tependeydi ama bu sefer gözlerinden anlam veremediğin bir karanlık. Tekrar ışığa kavuştuğunda hastanede olduğunu anladın. Giderek vücudundan kanın çekildi ve çekildikçe soğumaya, üşümeye başladın kalp krizinden dolayı ameliyattaydın. Tependeki ışıkta güneş gibi saçlarını okşamıyordu artık. Annen ameliyat masasının etrafındaydı. "Allah'ım ne olur şimdi değil hayır, şimdi olamaz. Onu yanına alma o henüz senin yolunda bile değil." Bak işte yine karardı her yer karanlığın içerisinde ateş kırmızı bir şeyler var. Konuşsan duymuyor, duysa da aldırmıyor. Azrail ruhunu bedeninden ayırmaya gelmiş birazdan imam hayatında duyabileceğin en acıklı Kur'anı okuyacak çünkü senin için okuyacak . Bu iş hiç bu kadar acıklı olmamıştı En sevdiklerin üzerine en çok toprak atanlar oldu. Gardırobunda giyecek onca alternatif varken neden kefen. Dünya renkliydi. Söylesene ne kaldı elinde. Çığlıklar atıyorsun eğer etrafındakiler duysaydı hepsini bayıltabilecek çığlıklar. "Bu aceleniz nedir söylesenize yoksa bu gördüklerimi görmüyor musunuz? Gittiğim yerin bu kadar şerli olduğunu bilseydiniz bu kadar acele eder miydiniz? Sende mi anne, sendi mi aceleyle üzerime toprak atıyorsun? Gözünün bebeğiydim hani, çaydan ağzım yansa sen ateşlerde yanardın hani ne oldu onlara?" Pişmansın ama elden ne gelir artık. "Ben Rezzak'ım" dedi. " Rızkına kefilim." dedi. Ama sen dinlemedin. Çekte adı yazılı olanları razı ettin. Rabbimi razı etmedin. Ne geçtin eline? Onlarla akşam yemeği namazlarından daha önemliydi. Kalbini haram sevdalarla kirlettin o kalbinin içerisinde çelikten araba jantı dahi vardı ama Allah yoktu. Pişmansın ama artık ne gelir elden. "Rabbim Rabbim! Lütfen bir şans daha ver sana söz bu baş bu secdeden artık kalkmayacak, mesleğimden daha çok iman hakikatlerini bileceğim. Arkasından gittiğim insanlar faniymiş, kabrime elleri yetişmiyormuş, beni bir daha gönder artık ben buna göre yaşayacağım." HAYIR! Bu film bir kez çekilir. Nihayet onlardan birine ölüm gelince: "Rabbim beni dünyaya geri gönderiniz ki terk ettiğim dünya da Salih bir amel yapayım der." HAYIR! bu sadece onun söylediği boş bir sözden ibarettir. Onların arkasında tekrar dirilecekleri güne kadar bir perde yani bir berzah vardır. Kalbimin atışını elimde hissettiren iki mavi göz var. Hep ismini duyduğum ama hiç dikkate almadığım Münker ve Nekir işte bunlar. "Annem sesimi duymuyor musun? Hani sen bana kıyamazdın ben şimdi azap çekiyorum hani nerdesin neden sınava kaldırdın da o sabah namazlarına beni hiç kaldırmadın be anne. Hani beni hiç bir kavgada yalnız bırakmazdınız kardeşlerim. Nerde kaldı delikanlılığınız hani şimdi neden yoksunuz? Sevgili eşim evin her köşesini en güzel şekilde döşedin durdun neden ruhuma bir ufacık tablo bile asmadın neden Rabbimi tanımak için sohbetlere gidiyorum diye bana naz yaptın ki yoksa kabrinin evindeki kolduk takımı kadar değeri yok muydu söylesene." Şimdi anlıyorsun değil mi? Mesele dünyada iken Allah diyebilmek kabirde her türlü söyletirler.

Bu yazı toplam 982 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.