1. HABERLER

  2. SPOR

  3. SON DAKİKA KAZASI - Kemal Ulusoy
SON DAKİKA KAZASI - Kemal Ulusoy

SON DAKİKA KAZASI - Kemal Ulusoy

Gençlerbirliği kendi evinde puan kaybetmeye devam ediyor. Pazar günü oynanan Sivasspor maçına fırtına gibi başlayan KaraKızıllar ilk yarım saatte sayısız...

A+A-
Gençlerbirliği kendi evinde puan kaybetmeye devam ediyor. Pazar günü oynanan Sivasspor maçına fırtına gibi başlayan KaraKızıllar ilk yarım saatte sayısız pozisyon yakalayıp bonkörce harcadı. Buna rağmen 2-0 öne geçen Gençlerbirliği maçın son dakikasında 9 kişi kalan rakibi karşısında son dakika golü yiyerek sahadan 3-3 lük beraberlikle ayrıldı. Bir Gençlerbirliği taraftarı olarak bu takımı anlamakta oldukça zorlanıyorum. Anladığım tek husus uzun maç aralarının bu takıma yaramadığı. Gençlerbirliği ligin ikinci yarısıyla birlikte çok fazla ve kolay gol yemeye başladı. Neredeyse ikiden aşağı gol yediği maç yok. Gençlerbirliği bu kadar kolay gol yemiyor olsa ligdeki sıralamada çok daha iddialı bir noktada olabilirdi. Çünkü herkesin üzerinde uzlaştığı şey bu takımın nasıl olursa olsun bir şekilde gol bulabildiği. Yani her maçta bir şekilde gol atmayı başaran bir takım. Sorun takımın yediği basit goller. Sivasspor kuşkusuz bu senenin iyi top oynayan ve mücadele eden takımlarından birisi. Maç öncesinde, Ankara’nın güzel havası ve futbol oynamaya elverişli saha zemini iki iyi takımın iyi bir maç izleteceğini müjdeliyordu adeta. Ancak ilk yarım saatteki Gençlerbirliği’nin organize futbolu dışında maçın üçte ikilik bölümü vasattı. Sahada mücadele vardı denilebilir, lakin oynanan futbol vasatı aşamadı. Toplamda 6 golün olması iyi bir maç izlediğimiz anlamına gelmiyor. Bence Sivasspor en kötü maçlarından birisini oynadı bu hafta. Gençlerbirliği kanat organizasyonları yapamadığı taktirde pozisyon üretemiyor maalesef. Bu anlamda maçın ilk yarısında iyi diyemesek de geçen birkaç haftaya oranla toparlanmış bir görüntü sergileyen Hurşut ile Yasin’in ikinci yarı oyunda pek gözüktükleri söylenemez. Dün iyi gününde olmayan oyunculardan birisi de bana göre Cem Can’dı. Kaptan bu maçta fazla pozisyon hatası yaptı. İstikrar abidesi olunca insanın gözüne batıyor tabi bu hatalar. Özellikle Hurşut ve Soner’in maçın 60. dakikasından sonra fiziksel anlamda oyundan düşmesi Gençlerbirliği ataklarını zayıflatan etkenlerdendi. İkinci yarıda Özgür’ün oyununda da gözle görülür bir düşüş vardı. KaraKızıllar adına maçın en iyileri Tum ve Azofeifa’ydı. Ben teknik direktör Fuat Çapa’nın Yasin’in yerine son yarım saatte Zec’i oyuna alacağını düşünüyordum. Aynı şekilde Hurşut’un yerine de Murat Duruer’i. Sivasspor iki kırmızı kartla oyunda 9 kişi kalmasına rağmen son dakikada hakemin ısrarlı duran top kullandırması sonucunda beraberliği kurtarmayı başardı. Bu maç Gençlerbirliği için 6 puanlık bir maçtı. Trabzonspor ve Beşiktaş gibi iki rakibinin puan kaybettiği bir haftada, bir başka rakibinize karşı evinizde oynarken, maçtan mantalite olarak koparsanız sonunuz dünkü gibi olabilir. Bu da haliyle alttan gelen dalganın altında kalmanızın ve ilk 8’e bile girememenizin önünü açar. Bence 9 kişi kalmış bir takıma karşı nasıl gol yenir diye hayıflanmamak gerekiyor. Sonuçta duran top organizasyonlarında, kaybedecek bir şeyi kalmamış her takım tüm gücüyle hücumu düşünür. Burada ilginç olan, rakibinin 9 kişi kalmasından sonra, bir de üstüne 3-2 öndeyken, ev sahibi bir takımın mantalite olarak oyundan kopmasıdır.  Bu kopmaya neden olan ve takımın ruh halini bozan sebepler olmalı. Bunlar üzerine düşünmek gerekiyor. Tüm demeçlerinde ısrarla kalmak istediğini söyleyen Fuat Çapa ile sözleşmeyi uzatmayan yönetimin, ligin sonlarına yaklaşırken takımdaki ruh halini bozan en önemli etken olduğu aşikar. Sonuçta Gençlerbirliği yönetiminde, "Fuat Hoca ile neden sözleşme yenilemiyorsunuz?" diye eleştirenlere “Bir sezonda 7 teknik adamla da çalışabiliriz nolacak!” diye ciddiyetsiz cevaplar veren zihniyette insanlar var. Fuat Hoca’nın kuyusunu kazmaya çalışanlar cabası. Maçın hakemi Sivasspor’a iki kırmızı kart göstermesine rağmen, ikili mücadelelerde KaraKızıllar aleyhine yanlış düdükler çaldı maç boyunca. Hakemin penaltı pozisyonuna uzaklığı düşünüldüğünde, daha Ante müdahale yapmadan kendini yere bırakan Sivassporlu futbolcunun bu hareketini görememesi olağan karşılanabilir. Lakin Sivasspor’un attığı son dakika golünden önce, atak daha başlarken, hakemin, gözleri önünde Oktay’ı adeta biçtikleri pozisyonu görememesi normal değil. Ya da Aykut’un kafa topuna çıkışında, yine pozisyonun devamında, Sivasspor lehine serbest vuruşa hükmetmesi açıklanabilir gibi değil. Ezcümle bu maç Gençlerbirliği adına tehlike çanlarının çaldığı maçtı. Önümüzde sırasıyla Fenerbahçe ve Galatasaray deplasmanları, sonrasında da kendi sahamızda Trabzonspor maçı bulunuyor. Son 6 haftada 4 deplasmanı olduğu düşünüldüğünde Gençlerbirliği’nin işi çok zor. Umalım da taraftarın istediği gibi bu takım seneye Avrupa’da mücadele edebilsin. Ve tabi umalım da yönetimde, takımda ve teknik heyette istikrar isteyen insanlar yer bulsun. Kemal Ulusoy - kemalulusoyy@gmail.com
Bu haber toplam 205 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.