1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. Şirk tehlikesi ve ilahi ikazlar!
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

Şirk tehlikesi ve ilahi ikazlar!

A+A-

Kur’an- ı Kerim’de Yüce Rabbimiz Yunus Suresinin 104 ve 105. âyet-i celîlelerinde şöyle buyurmuştur:

“De ki: ‘Ey insanlar! Benim dinimden şüphede iseniz, (bilin ki) ben Allah’ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam, fakat ancak sizi öldürecek olan Allah’a kulluk ederim. Bana mü’minlerden olmam emrolundu.’

“Ve (bana) hanîf (Allah’ın birliğini tanıyıcı) olarak yüzünü dine çevir; sakın müşriklerden olma, diye (emredildi).’”

Yusuf suresinin 106. âyetinde ise; “Onların çoğu, ancak ortak koşarak Allah’a iman ederler” buyrulmuştur. Biz bugünkü yazımızda insanı şirke götürerek onu müşrik konumuna düşüren ve bu ilahi ikazda haber verilenlerden olmamamız için kişiyi şirke düşüren hususları özetlemeye ve bu ayet-i celilerde verilen mesajları anlamaya çalışacağız:

İnsan şu dört durumda yüce Mevla’ya şirk koşmuş olur:

1) İlâh olarak Allah’tan başka bir varlığı da ilâh kabul ederse;

Zatında Allah’a ortak tanıyan tüm inanç şekillerinde olduğu gibi. Hristiyanların üçlemesi, müşrik Arapların, meleklerin Allah’ın kızları olduğuna inanmaları ve kendi tanrı, tanrıça ve yönetici ailenin üyelerine ilâhlık vermeleri gibi..

2) Her bakımdan ve tüm kapsam ve kuşatıcılığıyla yalnızca Allah’a ait olan sıfatları bir başkasına da verirse; Allah’tan başka bir kimsenin bütünüyle ve tüm kuşatıcılığıyla Allah’a ait sıfatlardan birine veya birkaçına, ya da tamamına sahip olduğuna inanan herkes şirke düşmüş olur.

Sözgelimi, herhangi bir kişi şu veya bu kimsenin ‘gayb’ dahil her şeyi bildiğine veya her şeyi duyduğuna, ya da her kusur ve zayıflıktan uzak bulunup, Allah gibi yanılmaz olduğuna inanırsa, bu kişi, Allah’a şirk koşmuş olur.

3) Güç ve kudretinde Allah’a bir ortak daha tanırsa;

Allah’tan başka bir kimsenin, yalnızca Allah’a ait güçlerden birine veya tamamına sahip olduğuna inanmak da şirktir.

Sözgelimi, Allah’ın yanısıra bir başkasının daha tabiat üstü bir yolla yarar veya zarar verebileceğine, ihtiyaçları giderip yardım edebileceğine, koruyup gözetebileceğine, çağrıları duyup, kaderi tayin edebileceğine veya engelleyebileceğine ve insan hayatı için kanun koyabileceğine inanan müşriktir. Bütün bunlar ilâhlığın nitelikleri olduğundan böylesi inançlar şirktir.

4) Allah’a ait haklar konusunda O’na başka ortaklar kabul ederse; sadece Allah’a ait olan bu haklardan her hangi birini veya tamamını bir başkasına vermek de şirktir. Sadece Allah’a mahsus olan bu hakları on bir maddede özetleyebiliriz:

Tapınılma Hakkı: Ancak O’nun huzurunda insanın elleri bağlı ayakta durması, eğilip secdeye varması söz konusu olabilir.

Adakta Bulunulma Hakkı: Adına adakta ve sunularda bulunulacak sadece Allah’tır.

Kurban Sunulma Hakkı: Yalnız O’nun yüceliği karşısında şükür ifadesi olarak kurban kesilebilir.

Dua Edilme Hakkı: Sıkıntı ve güçlüklerin giderilmesi için el açıp yalvarılma hakkına sahip olan da yalnızca Allah’tır.

Sınırsız Güvenilme Hakkı: İbadet edilmeye, yüceltilmeye ve bağlanılmaya lâyık olan yalnızca Allah’tır.

Kayıtsız Şartsız Sevilme Hakkı: Her şeyden daha fazla sevilme hakkı da yine yalnızca Allah’a aittir. Gerektiğinde tüm diğer sevgiler O’nun sevgisine feda edilmelidir.

Korkulma Hakkı: Yalnızca O’ndan korkulmalı, açık ve gizli O’na karşı gelmekten kaçınılmalıdır.

Kayıtsız Şartsız İtaat Edilme Hakkı: Şartsız olarak yalnızca O’na itaat edilmeli ve başkalarına ancak Allah’a itaatin sınırları içinde itaat gösterilmelidir.

Hidayet Etme (Yol, Yordam ve Yön Belirleme) Hakkı: Doğruyu yanlıştan ayırmanın tek ölçüsü olarak yalnızca O’nun hidayeti kabul edilmelidir.

Hüküm Koyma Hakkı: Neyin haram, neyin helal; neyin pis, neyin temiz olduğunu belirleme hakkı da yalnızca Allah’a mahsustur.

Hak ve Yetkileri Belirleme Hakkı: Kullarının hak ve görevlerini belirleme, onlara belli sorumluluklar koyma yetkisi de sadece O’na aittir.

Eğer bu haklardan sadece biri bile Allah’tan başkasına tanınacak olursa, o tanınan varlığa tanrı unvanı verilse de verilmese de, böylesi bir durum onu Allah’a ortak edinmek ve onu tanıyanlar için de Tevhid İnancının dışında kalmak olur.

(13 Mart 20 tarihli Yeni Akit gazetesi Süleyman Önsay’ın Cuma hutbesi)

Bu yazı toplam 512 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.