1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Sezai KARAKOÇ!
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Sezai KARAKOÇ!

A+A-

kose-yazisi--alaattin-karaer-080.jpg

  "Öyle bir Müslüman ki Marx da bilir, Nietzsche de bilir, Rimbaud da bilir. Salvador Dali de sever. Nâzım da okur."

     Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden (Mülkiye) sınıf arkadaşı olan, 09 Ocak 1990 tarihinde aramızdan ayrılan şair, Cemal Süreya, '99 Yüz' adlı deneme kitabında, Sezai Karakoç'u böyle tanımlamıştır.

     Sezai Karakoç, şairin genel çizgilerini, "pergünt üçgeni" dediği üç ilkeyle anlatır. Peer Gynt, Norveçli yazar Henrik İbsen’in en ünlü oyunlarından biridir. Karakoç, Pergünt’ün, hayatında bu ilkeleri yaşadığını belirtir ve bu ilkeleri şiire tatbik eder:

-           Şair, kendi kendisi olmalı: "Şairin kendi kendisi olabilmesinin biricik yolu, değişmek, başkalaşmaktır."

-           Şair, kendine yetmeli: "Eserinin tohumunu ve geliştirecek iklimini, şairin kendi varlığından alması anlamına gelir yeterlilik ilkesi. Yâni fildişi kuleyi biz dışına çeviriyoruz; evren şaire bir fildişi kule olmalı; şafakta kaybettiği güvercinleri, şair, bir ikindide bulabilmeli."

-           Şair, kendinden memnun olmalı: "Eserin şairini sevinçle titretmesi demek bu. Şair, eserini sevmeli. Onu okşamalı, ama yaramazlıklarına da göz yummamalı. Beğenmediği davranışlarını gücendirmeden ona anlatmalı onu kendini düzeltmeye kandırmalı ve bunu da inandırmalı. Ona 'Beni andırıyor, ah, beni o' demeli." Memnunluk ilkesinin temeli, sevinçtir. Yaşama sevinci değil “yaşatma sevinci”dir.

 

     Şair, yazar, düşünür ve siyasetçi Sezai Karakoç, 1933 yılında Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde doğdu.

     Çocukluğu Ergani, Maden ve Piran’da geçmiştir. İlkokulu Ergani’de bitirdi. Ortaokulu parasız yatılı olarak, Lise öğrenimine de Gaziantep’te parasız yatılı olarak okudu. Lise eğitimi boyunca Felsefe dersine ilgi duydu ve Felsefe okumaya karar verdi. Üniversite eğitimi için İstanbul'a geldi. Babası onun ilahiyat fakültesinden mezun olmasını istiyordu. İmkanları dahilinde eğitimine devam edebileceği yatılı tek bölüm Siyasal Bilgiler Fakültesiydi. Üniversite sınavlarına hazırlanırken kazanamama ihtimalini de göz önüne alarak her ihtimale karşı Felsefe bölümüne kayıt yaptırdı.

     Aynı yıl, bünyesinde parasız yatılı kısmı bulunan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine sınava girdi. Bu okulun Maliye Bölümünden mezun oldu. Mecburi hizmet sebebiyle Maliye Bakanlığında Hazine Genel Müdürlüğü Dış Tediyeler Muvazenesi bölümüne atandı.

     Görevi icabı Anadolu'yu çok gezdi ve birçok il ve ilçeyi inceleme, tanıma fırsatı buldu. 1960-1961 yıllarında yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra İstanbul'daki görevine kaldığı yerden devam etti. 1965'ten 1973'e kadar birçok kez istifa etti. 1973'ten bu yana da hiçbir resmi görev almadı.

     İstanbul'da Diriliş Yayınları ve "Diriliş" dergisini kurdu. 1990 yılında "güller açan gül ağacı" amblemiyle Diriliş Partisini kurdu. Yedi yıl partinin genel başkanlığını yürüttü. Ancak bu parti 19 Mart 1997'de üst üste iki genel seçime girmediği için kapatıldı. 2006 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ile ödüllendirildi. Bakanlığa, ödülün para kısmının kültür sanat işlerine harcanmasını, diğer kısmınınsa posta ile bildirdiği adrese yollanmasını rica ettiği bir mektup yolladı. 2007 yılında Yüce Diriliş Partisini kurdu ve partinin genel başkanlık görevini yürütmüştür. 2011 yılında Cumhurbaşkanlığı Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü fakat kendisine verilen plaket ve para ödülünü reddederek bu ödülü almaya gitmedi.

     Şiirle ilgili görüşlerini yazmaya başladığı dönemlerden itibaren şiir anlayışını da yazmıştır. Bu konudaki düşüncelerini "Edebiyat Yazıları" adını verdiği 3 kitapta toplayan Sezai Karakoç'un Türk şiirinde son derece özgün bir yeri vardır. Onun şiiri metafizik bir şiirdir. Türk şiiri geleneksel yapısı itibarıyla aslında metafizik bir şiirdir. Ancak bu özellik Tanzimat'tan sonra değişir. Sadece Abdülhak Hamit'te metafizik bir ürperti söz konusu olur. Onunla tekrar başlayan bu anlayış cumhuriyetin ilk yıllarında Necip Fazıl Kısakürek’te ve Ahmet Kutsi Tecer’de kendini gösterir. Bunlardan başka Yahya Kemal ve Asaf Halet Çelebi’de de metafizik anlayış görülür. Fakat bu metafizik unsurlar adı geçen hiçbir şairin şiir anlayışını açıklamaz, anlatmaz.

     Geleneksel şiire de yaklaşır ancak dili farklıdır. O, modern şiirin diliyle şiirlerini yazmıştır. Poetikasını anlattığı ikinci yazı soyutlama ile ilgilidir. Nitekim modern sanat genel anlamda soyutlamaya dayanır. Ona göre şair, şiiri soyutlamada bırakırsa eksik bırakmış olur, tamamlanması için şairin tekrar somutlaştırması yani soyutlaştırdığı şeyi tekrar yeni bir bağlama oturtması gerekir. Bunu da Diriliş kavramına bağlar.

     Çok uzun olduğu için yazamadığımız, ''Monna Rosa'' şiiriyle hep var olan Sezai Karakoç’un eserleri:

Şiir: Şiirler I (Monna Rosa), Şiirler II (Şahdamar-Körfez-Sesler), Şiirler III (Hızırla Kırk Saat), Şiirler IV (Taha'nın Kitabı, Gül Muştusu), Şiirler V (Zamana Adanmış Sözler), Şiirler VI (Ayinler/Çeşmeler), Şiirler VII (Leylâ ile Mecnun), Şiirler VIII (Ateş Dansı), Şiirler IX (Alınyazısı Saati), Gün Doğmadan (Toplu Şiirler).

Çeviri Şiir: Batı Şiirlerinden, İslâmın Şiir Anıtlarından.

Deneme: Edebiyat Yazıları I Medeniyetin Rüyası Rüyanın Medeniyeti Şiir, Edebiyat Yazıları II Dişimizin Zarı..., Edebiyat Yazıları III Eğik Ehramlar.

Düşünce: Ruhun Dirilişi, Kıyamet Aşısı, Çağ ve İlham I-II-III-IV, İnsanlığın Dirilişi, Diriliş Neslinin Âmentüsü, Yitik Cennet, Makamda, İslâmın Dirilişi, Gündönümü, Diriliş Muştusu, İslâm, İslâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü, Düşünceler I-II, Dirilişin Çevresinde, Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi I-II-III, Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı I-II, Varolma Savaşı, Samanyolunda Ziyafet, Unutuş ve Hatırlayış, Çağdaş Batı Düşüncesinden, Çıkış Yolu I-II-III.

İnceleme: Yunus Emre, Mehmet Âkif, Mevlânâ.

Tiyatro: Piyesler I, Armağan.

Hikâye: Hikâyeler-I Meydan Ortaya Çıktığında, Hikâyeler-II Portreler.

Günlük yazılar: Farklar, Sütun, Sûr, Gün Saati, Gür.

Röportaj: Tarihin Yol Ağzında, Unutuş ve Hatırlayış, Çıkış Yolu I, Çıkış Yolu II, Çıkış Yolu III.

Belgesel: Gün Doğmadan.

     16 Kasım 2021 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

     Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!

 

Bu yazı toplam 532 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.