1. HABERLER

  2. OTOMOBİL

  3. Sessizce binilen gemi (Çelik Çomak-Nusret Kılıç)
Sessizce binilen gemi (Çelik Çomak-Nusret Kılıç)

Sessizce binilen gemi (Çelik Çomak-Nusret Kılıç)

’in Sessiz Gemi’sinde ölüm teması ele alınır. Ölümü bundan daha güzel sembolize eden mısralar var mıdır bilemiyorum:   Artık demir almak...

A+A-
’in Sessiz Gemi’sinde ölüm teması ele alınır. Ölümü bundan daha güzel sembolize eden mısralar var mıdır bilemiyorum:   Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.   İnsanın bu dünyadan ebedi âleme göçüşü, limandan kalkan bir geminin meçhule yol alması olarak anlatılır. Aslında o liman, meçhul değildir; belki de şair, gidenlerin kalacağı yerlerin belli olmamasından dolayı meçhul nitelemesi yapmış olabilir. Yoksa hepimiz, ebedi kalacağımız yere gideceğiz; bunda zerre kadar şüphe yok…   Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.   İnsanın öbür âleme yolculuğu, tahtadan at üzerinde, insanların omzunda; musallaya, oradan kabristana getirilmesi hep sükûnet içerisinde olur. İnsanlar taşkınlıktan uzak, vakar ve sessizlik içerisinde son görevlerini yerine getirmenin buruk hazzını yaşar. Bir gün o taşınan varlığın kendisi olacağını düşünür.   Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli. Bir dostu kaybetmenin üzüntüsü bütün benliğimizde hissedilir. Bir meçhule dalarız; gözlerimiz yaşarır. Üzüntümüz kesinlikle bir isyan değil; bir dostu, bu dünyada bir daha görememenin verdiği elemdir.   Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu. Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.   Hep başkalarını omuzlarımızda taşırız; bir gün bizi de başkalarının taşıyacağını düşünerek… Bu gemi, bu şekilde yolcularını alarak seferlerini yapmaya devam edecektir; ta ki kıyamet kopuncaya dek. Hiç durmadan, yorulmadan…   Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler. Aslında hepimiz gidenlerin hiçbir zaman dönmeyeceğini biliriz. Gönderdiğimiz sevdiklerimizi beklemek beyhude bir çabadır. Aslında onlar bizi beklemektedir. Ama yaşanılan hatıralar, bizim sevdiklerimizle bağımızı canlı tutmaya devam eder. İnsanoğlu, yaratılış gereği unutkan bir varlık olduğu için belli bir zaman sonra dönülmez âleme uğurladığı dostunu da unutacaktır.   Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden. Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.   Dostlarımızı, sevdiklerimizi bir bir kaybediyoruz. Her gün dünya kendi üzerinden yük atmaya devam ediyor. Biz bu dünyada bir yüküz. Bir gün bizi de üzerinden atacak. Önemli olan kenara atılan bir paçavra olmamak; özenle taşınan ve korunan yakut, inci mercan olabilmek… Efendimiz, sultanımız “ağızlarımızın tadını bozan ölümü çok sık hatırlamamızı” istiyor. Düşünün; çok neşeli bir şekilde mükellef bir sofraya oturmuşsunuz, iştahlı bir şekilde yemek yiyorsunuz. O anda çok sevdiğiniz, yakın bir dostunuzun ölüm haberi gelse, o saatten sonra o sofrada yemek yiyebilir misiniz? Bu mümkün değildir. İşte ağzımızın tadı burada kaçmıştır. Haberini aldığımız değerli dostumuz, “Her nefis ölümü tadacaktır” mucibince kendisine biçilen hayatı yaşamış ve sevgililer sevgilisine yol almıştır. Bu vesile ile geçtiğimiz günlerde sessizce aramızdan ayrılan ve Rahmet-i Rahman’a yolladığımız İbrahim Akbulut’a Allah’tan rahmet diliyorum. İnsana biçilen ömrün değişmesi; uzaması veya kısalması mümkün değildir. Öyleyse yaşadığımız hayatı insan gibi yaşasak yeter…
Bu haber toplam 333 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.