FINDIK VE NUTELLA

ASIM ATABEY

Fındık üreten ve fındık ihracatı yapan bir ülkeyiz. Fındığımız tek başına bile, ülkemizi ayağa kaldırmaya yeter. Her konuda olduğu gibi, fındık konusunda da ilkellikten kurtulamadık. Dünyada 108 ülkeye fındık ihraç ediyoruz. Başta İtalya, Almanya, Fransa, Kanada, Polonya, İsviçre, Hollanda ve tam 108 ülke. Ama bir NUTELLA OLAMIYORUZ.

Yıllara göre değişmesine rağmen, ortalama 300 bin ton fındık satıyoruz. 2,5 milyon dolar gelir elde ediyoruz. Şunu da iyi bilmeliyiz. Türkiye, dünyada üretilen fındığın % 85 ine  sahiptir. 2023 yılına kadar da ihracatımızın 4 milyar dolara çıkaracağımız öngörülmektedir.

            Fındık ihraç malı olmanın dışında, çerez olarak, çikilota yapımında,  tatlılarda,  pasta, dondurma yapımında,  bisküvi, lokum, kurabiye imalatında gibi alanlarda kullanılır.

            Fındık yağı olarak ve yemeklerde, temizlik maddelerinin üretiminde, nemlendirici ürünlerin üretiminde, gres yağı üretiminde, boya endüstrisinde, ilaç üretiminde, kozmetik ürünlerde, yaraların pansumanında, kadın doğum hastalıklarında, deri hastalıklarında ve ağız hastalıklarında, krom ve çeşitli metallerin temizlenmesinde, kesici ve elektronik malzemelerin yağlanmasında, hayvan yemine katkı maddesi gibi çeşitli alanlarda kullanılır.

            Ayrınca yakıt olarak, yanıcı maddelerin üretiminde, biriket yapımında, sınai kömür yapımında da kullanılır. Fındık deyip geçmeyin. Bu kadar çok önemli bir üründür. İşte bu fındığın tek sahibi biziz. Ama kıymetini bilmiyoruz. Bakın. Neden böyle söylüyorum.

            Dünyanın en ünlü çikilota markası NUTELLA.  İtalya’da üretilir. Bu çikilotanın sahibi MİCHELE FERRORİ’DİR. Dünyanın en zenginlerindendir. 23.4 milyar dolar servete sahiptir. Bu parasının ana kaynağı çikilota üretimidir. Ve de fındıktır. Fındığın % 85 i bizim ülkemizdedir. Adam bizden fındık almış. Kendine göre bir çikilota lezzeti yaratmış. Dünyanın her tarafına bu NUTELLA çikilotasını satmış. Dünyanın en zengini olmuş.

            FERRORİ, ŞİRKETİ, 22 BİN İŞÇİ ÇALIŞTIRIYORMUŞ. Bizim fındık üretiminde çalıştırdığımız 3,5 milyon işçi. Kazandığımız para 2-3 milyar dolar. Bu parayı kazanmak için biz 3,5 milyon işçi çalıştırıyoruz. FERRORİ  ise 11 milyar dolar kazanmak için 22 bin işçi çalıştırıyor. Rakamlara dikkat ediniz. Siz de ne demek istediğimi anlarsınız.

             Yukarıdaki temel bilgiler SELÇUK ŞİRİN diye bir yazara aittir. Selçuk Şirin “YOL AYIRIMDAKİ TÜRKİYE” diye bir kitap yazmış. Kitabın 73 ve 74 üncü sayfalarında bu konuya yer vermiş. Ben de sizlerin hoşgörüsüne sığınarak köşeme aldım. Birinci amacım bu bilgilere sahip olmamızı istediğim için. İkinci amacımda bizi yönetenlerin uyanmasını sağlamak için. Allah’ın ülkemize bağışladığı fındığımızı, daldan aldığımız gibi satmak olmadığını, elin adamı fındığımızı nasıl çok para kazanılır hale getirerek para kazandığını görmemiz açısından yazmaya çalıştım.

             Biliyorsunuz fındık KARADENİZ SAHİLLERİNİN bitkisidir. Fındık Orta Anadolu’da da yetişen bir bitkidir. Özbağ’da benim bahçede fındık ağacımız vardır. Elli seneden beri vardır. Her sene ürün verir. Bahçeden, fındık ağacının dibinden söktüğüm fidanlardan üç tane de evin önüne (avluya)  diktim. Fidan ağaç oldu. Üç seneden beri diktiğim bu fidanlar da ürün vermeye başladılar. Kırşehir ve çevresinde de fındık yetiştirilebilir. 

 Nasıl ki Ortadoğu Ülkeleri, petrol denizi üzerinde oturdukları halde, sahip oldukları petrollerinin kıymetini bilemiyorlar. Zengin petrol kaynakları üzerinde fakir, rezil, perişan, yaşıyorlar. Yaşamalarının ötesinde, sığınacakları ülkeler arıyorlar.  Küçük deniz botları içinde sığınacakları ülkeler ararken, denizlerde boğuluyorlar.  Çoluk çocuk perişan olduklarını görüyoruz. Biz de zenginlik kaynaklarımızın kıymeti bilmezsek, geleceğimizin aydınlık olmayacağını görmeliyiz.