Bir ülkenin istikbali de, istiklali de eğitimden geçer

UĞUR BÖCEĞİ

İnsan doğar, yaşar ve ölür. İnsan yaşadığı her an mutlaka bir şeyler öğrenir. Önemli olan, öğrendiği şeylerin kendisini ne kadar yetiştirdiği ve o insana neler kattığıdır. Aldığı eğitimin kalitesi, kişinin kendi hayatına ve insanlığa ne kadar faydalı olduğudur. İnsanın erdemli ve ulvi olması eğitiminden geçer. Elbette onurlu bir insan, sevgi ve saygı ile donatılmış bilgisini, görgüsünü insanlığa vakfedebilen kişidir.

Eğitimin ilk aşaması mutlaka ailedir. Bunu kimse inkâr edemez. Ancak insanın çevresi, yaşadıkları, eğitim kurumlarından aldığı eğitim, kişiliğinin oluşması için en önemli evrelerdir.

Yeni bir eğitim öğretim yılına başlayacağımız şu günlerde geleceğimiz olan çocuklarımızı en iyi şekilde eğitmeliyiz. Öncelikle karakterli birer insan olması için doğru davranışları sergileyerek onlara örnek olmak bizim görevimizdir. Çocuklar söylediklerimizi değil. Yaptıklarımızı örnek alır. Çünkü çocuğun karakteristik yapısı genel itibariyle ailenin yansımasıdır. Yalan söyleyen bir babanın çocuğuna yalan söyleme demesi çoğunlukla fayda etmez. Eliyle yemek yiyen bir anne kızına çatal kullan demesi yine kızının görgü kuralı davranışına etki etmeyecektir.

Eskiden eti senin kemiği benim diye, öğretmene emanet edilen çocuklarımızı, şimdilerde aman çocuğuma kimse bir şey demesin, kimse kızmasın diye yersiz paniğe kapılarak, öğretmenin saygınlığını düşürmekte çok yersiz bir harekettir.

Tabi ki burada öğretmenlik mesleğinin gereğini yerine getirmeyen şiddet yanlısı öğretmenleri de kınıyorum.

Yıllar yılı sınav sistemlerin ikide birde değişmesi çocukların daha bir sisteme alışmadan yeni bir sistem konulması eğitim ve öğretimde birçok sorunu hem öğrencilere, ailelerine, öğretmenlerine bu vahameti yaşatıyor.

Eğitim ve öğretimde gelişmiş ülkelerin bile fevkinde olacak şekilde kendi öz kültürümüze uygun düzenlemelere ihtiyacımız var.

Yapılan düzenlemelerle her mesleğin anlamlandırılması, değer kazandırılması, insanların gerekli eğitim ve öğretimden geçtikten sonra konularında uzman birer insan olması lazım. Yeni mesleklerin ele alınması bu alanlarda öğrenci yetiştirmeliyiz. Çağın gerisinde kalmamalıyız. Her zaman ilerici düşünmeli çağdaş eğitimin yolunu açmalıyız.

Öncelikle onurlu bir insan; yetiştirmeliyiz. Meslekler sadece alaylı zihniyetiyle değil de bilgiler okullarda taçlandırmalı, mesleki okullar mutlaka ve mutlaka işin pratiği yapılarak bizatihi uygulamalı dersler olması şarttır. Yemek yapamayan aşçı, torna, frezeden bihaber makine mühendisi, kalıptan anlamayan bir inşaat mühendisi olmamalı. Okullarda derslerin mutlaka uygulamalı pratiği yapılmalı. 

Kısacası doktorundan, marketçisine, öğretmenden, kuaförüne, oto elektrikçisine, şoförüne, inşaat işçisine hatta ve hatta her iş kolunda iş güvenliği dâhil olmak üzere kendi mesleğini ilgilendiren konular başta olmak kaydıyla ilk yardım konusunda da yetkin insanlar yetiştirelim. 

Yeni eğitim ve öğretim yılımız Türk milletimize hayırlara vesile olsun. Milletçe çok çalışmamız lazım çok. Gençliğimiz geleceğimizin aynasıdır. O resimde güzel şeyler görmek istiyorsak; gençlerimizi güzel yetiştirelim.