1. YAZARLAR

  2. DEMİR DOĞAN KANDEMİR

  3. SAYIN FEN İŞLERİMÜDÜRÜ
DEMİR DOĞAN KANDEMİR

DEMİR DOĞAN KANDEMİR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

SAYIN FEN İŞLERİMÜDÜRÜ

A+A-

Sayın Fen İşleri Müdürü! Size çok teşekkür ediyorum amma ve lâkin 2244 numaralı sokağın az kısmında onarım yapılmış, bunu da bilmenizi istiyorum.

 

Çeşme caddesinde ise hiç onarım yapılmamış. Minibüslerimiz millî servettir. Minibüslerin uzun ömürlü olması için çeşme caddesinin de onarılması gerekir. İlgilenirsiniz umuduyla.

 

Amacımız, Belediyemize siz Fen İşleri Müdürümüze yardımcı olmanın yanında vatandaşlarımıza da hizmet etmektir.

 

2244 numaralı sokağa Karşıyaka Mahallesindeki Hilâl Câmii yakınlarından girilmektedir. Bu sokağın orta kısımlarına yakın yerlerinde ve minibüs yolunda önemli hasar var.

 

Her nedense 2244 numaralı sokakta onarım yapan ekip, önemli hasarlı yerlere girmemişler. Ya asfaltları bitmiş, ya da benim bilmediğim sebeplerle önemli hasarlı yerlere bakılmamıştır diye düşünürsem yanlış yapmış olmam sanırım.

 

2244 numaralı sokağı, baştan sona kadar ekibinizin bir daha kontrol etmesinde fayda vardır. Hizmetinizden dolayı siz Fen İşleri Müdürüne ve ekibinize bir daha teşekkür ediyor, Saygılarımı sunuyorum.

 

BİR BAŞKA KONU:

İyi niyetli olduklarına inandığım bâzı kimseler bâzı şeyleri yazıyor, amma kaynak göstermiyor, belki de farkına varmadan eksik azıyorlar. Ben, şunu okudum, bunu okudum demiyorum amma 2007 yılında 197 sayı ile yayımlanan Diyânet Dergini okudum. O Dergi şu anda bende mevcut.

Adını zikrettiğim dergide Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı DR. Ömer Yılmaz özetle şunları yazmış. “Mevlânâ’ya atfedilerek halkımız arasında en fazla bilinen söz, “ne olursan ol yine gel” diye başlayan rubâidir.

Gerek Mevlânâ ve mesnevî konusunda uzman olan Abdülbākî Gölpınarlı (Ö. 1982) ve yine aynı özellikleri taşıyan Mesnevîhan Şefik Can (Ö. 2005 gerekse bu konuda akademik çalışma yapan diğer ilim adamları bu rubâi’nin ona âit olmadığının kesinlik kazandığını belirtmektedirler” diyor.

 

Dahası da var amma ben oraları geçip bu sözün kime âit olduğunu yazmak ve gerekir isteyen olursa, söz konusu olan dergiyi göstermek isterim.

 

Bu durumda sözün Mevlânâ’ya değil; Ebû Saîd Ebû’l Hayr (Ö.440/1048 adındaki bir başka sûfiye âittir. M. Erol Kılıç, Yüzakı Dergisi, 11.2.2007) de denilmiştir.

 

Halkımızın doğruyu bilmesi, doğruya inanması şarttır. Daha doğrusu bu konuyu İL gazetesinde iki kere yazdım. Bu türlü bilgiler bâzı kimseler tarafından bâzı yerlerde veriliyor, câmilerde anlatılıyor. Ve halkımız “sen ne biliyorsun diyorlar. Benim kaynağım sözünü ettiğim 197 sayılı Diyânet Dergisidir.

Saygılarımla.

 

TELEVİZYONLARIN VERDİĞİ HABERE GÖRE:

Televizyonların verdiği habere göre, Yalova’da bir câmi’nin kıblesi doğru değilmiş. Câmi yapıldıktan 37 yıl sonra bir imam durumu fark etmiş ve iç düzenleme yaparak düzeltmiş. Ben de;

 

Darısı Kırıkkale’de kıblesi doğru olmayan câmilerin başına diyorum. Kıblesi doğru olmayan câmilere sâhiplenenlerin sayısı pek çok, bunlar “ben niyet ettim diyorlar”. Câmiler yapılırken kıbleyi “müsellesâtı” bilen kimselerin tespit etmesi gerekir. Kırıkkale’de yapılan câmilerin çoğunun kıblesi “müsellesâtı” bilenlerce tespit edilmemiştir. 22.10.2018

 

2427-2428

Bu yazı toplam 974 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.