MELİKE YAMAN

MELİKE YAMAN

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

SAYGI

A+A-

Davranışlarda görülen kültürler arası farklılıklar ve aynı davranışın farklı kültürlerde farklı anlamlar taşıması sonucu kişiler zaman zaman kendilerine dair unsurlarından, görüşlerinden veya davranışlarından dolayı, saygısızlık kastı olmasa da saygısız olarak tanımlanabilirler. Örneğin Avustralya’da eğer takside tek erkek yolcuysanız şoförlere saygısızlık yapmamak adına ön koltukta oturmalısınız. Yoksa şoförün bir hayli kalbini kırabilirsiniz…
Size de tuhaf gelmedi mi?

Eğer bir insan başkalarından saygı duyulmak istiyorsa öncelikle kendisine saygı duyması gerektiğini bilmelidir. Kendine saygı duymayan bir insanın bir başkasına saygı duyması mümkün değildir, o nedenle herkesin ilk kendisine saygı duyması lazım.

Kendini kontrol edememiş birtakım yanlışlarını görememiş ya da yanlışını görmüş ama hatta gördüğü ve bildiği halde bu yanlışları düzeltmemiş ya da düzeltmeye çalışmamış bir kişi, başka bir kişiyi de aynı bu çerçevede yargılayacaktır ve o saygı çerçevesine göre davranacaktır.

Saygı bir kültürdür ve saygı aile içi yaşamı, toplum yaşamını çok önemli ölçülerde belirler. Saygı konuşma adabını, sosyal ve din görüşlerini, sofra adabını, giyim ve moda tarzlarının bütününü düzenleyen, düşüncelerine belki katılmayan ama diğer kişilerin kendi düşüncelerini savunma hakkını destekleyen çok anlamlı ve çok güçlü olumlu bir histir.

Saygı yaşamın ve insan olmanın gururudur. Aslında saygı terimi kişiler arası ilişkilerle sınırlı değildir; hayvanlar arasında da kullanabilen bir terimdir ama şöyle bir bakıyorum ki topluma... Durum içler acısı... Toplumda bazı insanların gerçekten çok saygısız olduğunu görüyorum. Hayvanlar gerçekten bizden daha saygılılar. Hayvanlar insanoğluna , çevreye ne de dünyaya hiçbir kötülüğü yok. Ne yapıyorsak biz yapıyoruz topluma, çevreye... İyiliği de biz, kötülüğü de biz yapıyoruz hem de kendi türümüze... Kendi türümüze, yani insanoğluna zarar verdiğimiz gibi diğer canlılara da zarar veriyoruz, bir nevi sonumuzu kendimiz yazıyoruz ve bu problemin ancak yine insanların çözebilecek olduğunu da biliyoruz ama bilmek yetmez bunu harekete geçirmek gerekir.

Bu durumda bize, yani gençlere çok büyük bir görev düşüyor. Umarım bu görevi başarabiliriz.

Bu yazı toplam 5812 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar