1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Saraydan Kız Kaçırma (opera)
Saraydan Kız Kaçırma (opera)

Saraydan Kız Kaçırma (opera)

Güçlü olan, İnsanı yere atan değildir. Güçlü olan, Hırsını, yüreğinde yok edendir. Buhari Bu yıl ilk kez gidiyoruz. Yine Kırıkkale’nin Opera...

A+A-
Güçlü olan, İnsanı yere atan değildir. Güçlü olan, Hırsını, yüreğinde yok edendir. Buhari Bu yıl ilk kez gidiyoruz. Yine Kırıkkale’nin Opera temsilcisi eşim, Av. Mustafa Duman ve eşi. Seyircilere ödül verilecek olsa; abartmayayım birincilik ödülünü bize verirler.   Hava kapalı ve kirli. Araçların camlarına sanki yağmur değil de çamur yağmış. Benim futbolla ilgim olmadığı için haberim yoktu. Bugün şampiyonlar ligi çevrek final ilk maçında temsilcimiz Galatasaray ile İspanyolların güçlü ekibi Real Madrid maçı varmış. Ne yapalım. Ya yardan geçeceksiniz, ya serden geçeceksiniz Mustafa bey!   Fanatiklik ruhlarına ne kadar işlediyse; çıkınca bir yer bulsak da kalan bölümü seyretsek diye söylendi, ama ben hiç duymadım. Kısaca operanın tanımını yaparak başlayalım.   “Genellikle konusunu tarihten, mitolojiden, efsanelerden veya güncel olaylardan alan, sözlerinin tümü veya bir çoğu müzikle bestelenmiş, içinde görsel sanatların tümünü barındırabilen (Dans, Dekor, Kostüm, Işık vb.) ,teatral formda bir sahne eseridir.”   “Saraydan Kız Kaçırma” 1756- 1791 yılları arasında yaşamış, 35 yaşında ölen genç besteci;  Wolfgang Amadeus MOZART’ın   3 Perdelik Opera’sı. Konusu  İstanbul'da Selim Paşa'nın sarayında geçer.   Korsanlar tarafından kaçırılıp saraya satılan Konstanze’nin bulunduğu yeri aramakta olan  İspanyol soylusu Belmonte’nin sevgilisine biran önce kavuşmak için verdiği mücadelenin öyküsü…   Sarayda Selim Paşa’nın Kahyası Osman ile karşılaşır. Konstanze’ye eşlik eden uşağı Pedrillo’yu sormasına öfkelenen  Osman, Belmonte’nin sarayı derhal terk etmesini ister. Öfkesinin asıl neden, Pedrillo’yadır. Çünkü Kostanze’nin hizmetçisi Blondchen’a  Osman’ın özel ilgisi vardır. Blonchen’in nişanlısı da, Paşa’nın bahçıvanı olan Pedrillo’dur.   Belmonte’nin gelişine sevinen Pedrillo, Selim Paşa tarafından görülmesinden korkmaktadır. Efendisi Belmonte’yi bir an önce saklamak ister. Boğaz gezisinden Konstanze ile birlikte dönen Selim Paşa, coşkuyla karşılanır. Yalnız kaldıklarında kıza hüzünlü tavrının nedenini sorar. Selim Paşa’nın kıza ilgisi vardır. Fakat kızın gönlü, hala Belmonte’dedir.   Pedrillo bir plan yaparak, efendisi  Belmonte’yi saraya sokabilmek için Selim Paşa’ya önemli bir mimar olarak takdim eder.  Osman kuşkulandığı için engellemeye çalışsa da başarılı olamaz. Özgürlüğüne düşkün İngiliz kızı Blonchen, Osman’ın isteklerini devamlı geri çevirir.   Kostanze ise iyice umutsuzluğa düşmektedir. Kararsız tavrı ise Selim Paşa’yı kızdırır. Bu kızgınlık karşısında bile ölümü göze alacak kadar sevdiğine bağlıdır Kostanze.   Pedrillo kaçış planı hazırlar. Ancak  Osman’ı tesirsiz hale getirmek gereklidir. Uyku ilacı karıştırdığı şarabı  Osman’a içirerek sarhoş eder.   Sevgililer sonunda buluşmuşlardır. Fakat Belmonte’nin, Konstanze’nin Selim Paşa’ya ilgisi olduğu şüphesi ve kıskançlığını  belirtmesi, kızı öfkelendirir. Pedrillo’da aynı tavrı Blondchen’e sergileyince tokadı yer. Sonra erkekler sevgililerinden özür dileyerek ortamı yumuşatırlar ve olay tatlıya bağlarlar. Gece yarısı kaçacaklardır. Sarayın penceresine dayadıkları merdivenle Belmonte ve Pedrillo iki kızı aşağıya indirirler. O sırada ayılan Osman, nöbetçilere bağırarak kaçışlarını engeller. Gürültülere Selim Paşa’da gelir.   Geldiğinde kendisine yapılan ihaneti öğrenir. Bu arada Belmonte kimliğini açıklar. Açıklamasındaki gerçek ise, babasının Selim Paşa’nın can düşmanı olmasıdır. Konstanze, Belmonte, Blonde, Pedrillo; Öç almak asil insanı çirkinleştirir. Cömert, insancıl, lütufkar ve bağışlayıcı olmak asil ruhlara özgüdür. Bunu anlamayanı hor görmeli… Bunu anlamayanı küçük görmeli…   Fakat Selim paşa, inanılmaz bir hoş görü örneği sergileyerek, sevgilileri, yani dört yabancıyı bağışlayarak özgür bırakır.  Osman ise  kös kös kalır. Herkes Selim Paşa’nın bu yüceliğini, sevgililerin birbirlerine kavuşmasının ve ülkelerine geri dönebilecek olmasının sevincini dile getirirler. Hiçbir gücün, sevmeyen kişinin aşkını, sevgisini ve kalbini fethetmeye gücünün yetmeyeceğini bir kez daha görmüş olduk.   Koro; Selim Paşa çok yaşasın! Şan şeref onundur. Coşku, şan ve şeref muhteşem hayatını hep süslesin…   “La Bohame”, “Tosca” gibi eserlerden sonra “Saraydan Kız Kaçırma”’nın dekorları ve ışıklandırma çok basit geldi. Salondaki koltukların yenilenmiş olması ve sıra aralarının genişlemesi çok güzel olmuş. Opera binasındaki güvenlik zafiyetinin de dikkatlerimizden kaçmadığını belirtmek isterim. Girişte ki kontrolden sonra, oyun aralarında seyircilerin dışarı çıkması. Yeniden girişte, kim girdi kim çıktığına bakanın olmayışı…   Yaratıcı Kadro; Orkestra Şefi: Prof. Winfried MÜLLER, Sahneye Koyan: Yekta KARA, Dekor: Çağda ÇİTKAYA, Kostüm: Şanda ZIPÇI, Koro Şefi: Lyubomira ALEKSANDROVA, Işık: Fuat GÖK.   Selim Paşa: Okan ŞENOZAN, Konstanze: Esra ÇETİNER, Blonde: Görkem Ezgi YILDIRIM, Belmonte: Arda DOĞAN, Pedrillo: Emrah SÖZER, Osman: Tuncay KURTOĞLU.   İsmini sayamadığımız sayısız orkestra ve koro sanatçıları… Emeği geçenlere ayrı ayrı teşekkürler…
Bu haber toplam 521 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.