1. YAZARLAR

  2. ASIM ATABEY

  3. SAP VE SAMAN TOPRAK ÜSTÜNÜN ALTINI DEĞİL Mİ?
ASIM ATABEY

ASIM ATABEY

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

SAP VE SAMAN TOPRAK ÜSTÜNÜN ALTINI DEĞİL Mİ?

A+A-

Biliyorsunuz ALTIN MADENİ, yeraltındaki zenginlik kaynaklarındandır. Birincisi her yerde bulunmaz. İkincisi de toprak altından çıkarmak, işlemek ve kullanıma hazırlamak hem zordur. Hem çok masraflı bir iştir. Hem de topraktan ayıklamak için kullanılan asit, çevre kirliliğine neden olur. Şunu da söyleyim. Altını bulup işlemeye başladıktan sonra maden yatağı tükenir. Başka yerlerde altın aramak gerekir.

            Oysa GÜZEL ÜLKEMİZ, toprak üstünde iki çeşit ALTIN MADENİNE SAHİPTİR.  Bu madenlerden biri ZEYTİNLERİMİZDİR. Şu bildiğimiz zeytin ağaçlarımız.  Zeytinden aldığımız zeytinler ve zeytinlerden elde ettiğimiz ZEYTİNYAĞLARIMIZDIR. Zeytinyağlarına bakınız. Rengi sarı değil m? Hem de altın sarısı değil mi? Bakmayın siz. Hem halkımızın hem de yöneticilerimizin kör ve sağır olduğuna. Zeytin ağaçlarını dikmeyi, bakmayı, hasat etmeyi, halkımıza kullandırmayı, ihraç ederek kazanmayı bilmeyiz. Ben iddia ediyorum. Zeytinciliğimizi bilimin ışığında yaptığımız zaman tek başına bu ülkeyi beslemeye ve halkının mutlu ve kutlu yaşatmaya yeter. Artar bile.

            Gelelim SAP VE SAMAN işine. Ülkemiz bir tarım ülkesidir. Yurdumuzun her yerinde buğday, arpa, yulaf, çavdar ekilir ve biçilir. Başaklarını aldıktan sonra, geriye sapları kalır. Saplarını da harmanda düvenle sürdüğünüz ya da PATOS denilen makine ile sürdüğünüzde saman olur. Günümüzde düven ile ve patos ile saman yapma işi yok denecek kadar azaldı. Ama motor ile saplar tarlada toplanmakta.  Balya yapılmakta. Saplar doğrudan hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Şimdi saplara ve saman da bakınız. Rengi sarı değil mi? Hem de altın sarısı değil mi? Bakmayın siz halkımızın ve yöneticilerimizin kör ve sağır olduğuna.

            Biz sapların ve samanların kıymetini bilmeyiz. Hem ekin biçmesini, hem de sapının biçmesini bilmeyiz. Sapı ve samanını toplamasını bilmeyiz. Toplatmasını da bilmeyiz. Topladığımız saplarımızı korumasını da bilmeyiz. Hayvanlara yedirilmesini de bilmeyiz desem doğrudur. Her yaptığımız iş ilkeldir. En acı ve en çirkin olanı da tarlalarımızda kalan saplarımızı yakmamızdır. Her şey tarla sahibinin bilgisine ve insafına bırakılmıştır.

            Ben biliyorum. Ekin işleme işleri olarak ve tırpan ile yapılırdı. Ekinler toprağa yakın biçilir. Herkesin davarı ve sığırları vardı. Hayvanlar yaylıma çıkarılmadığı zamanlarda yem olarak yedirilirdi. Anlayacağınız sap ve saman hayvanlarını yemidir. Hayvanlar sap ya da saman yer. Yonca, korunga, ot ve otun her çeşidini yer. Beslenir. Hayvanlar bu yiyeceklerden insanlara et verir. Süt verir. Yavrular verir. Yün verir. Yapağı verir. Deri verir. Yediğimiz et, süt, yoğurt, peynir, tereyağ, işkembe, kelle paça, bağırsak, dalak, ciğer, kalp, kemik iliği ne bileyim bin bir çeşit yiyeceklerimiz hayvanlardan elde edilir. 

            Bütün bu yiyeceklerimizin ana kaynağı nedir. SAP VE SAMAN DEĞİL Mİ? Sap ve saman altın madeni kıymetinde değil mi? Eh. Sen zeytininin kıymetini bilme. Altın değerinde olduğunu bilme. Sap ve samanını kıymetini bilme. Altın değerinde olduğunu bilme. Doların, EVRONUN, faizin ve borsanın kıskacında halkımı ezdir. Acaba ne zaman akıllanacağız.      A

SIM ATABEY İKİ. EYLÜL. İKİ BİN ON SEKİZ.

 

Bu yazı toplam 715 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.