1. YAZARLAR

  2. HALİS HAKTANIR

  3. SANIK KÜRSÜSÜNDEKİ KAHRAMANLARIMIZ -3-KEMAL BEY
HALİS HAKTANIR

HALİS HAKTANIR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

SANIK KÜRSÜSÜNDEKİ KAHRAMANLARIMIZ -3-KEMAL BEY

A+A-

 

İdam kararı önceden verilen Kemal Bey için hazır olan karar tastik edilmek üzere saraya gönderildi. İngiliz uşakları olan Dahiliye nazırı Mehmet Ail Bey ile Adliye müşteşarı İngiliz muhipler cemiyetinin reisi Sait Molla Paşanın bu hususta tereettüd göstermesinden çekiniyorlardı. Bu iki İngiliz uşaklarının onaylanmadını temin için Damat Ferit Paşayı saraya gönderdiler. Sultan Vahdettin kararın tastiki için şeyhülislamdan fetva istedi. Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi önce " Kemal Bey hakkında istenilen fetva deyildir. " kazaya aittir, benim ise kazaya yetkim yoktur". Diyerek fetva vermekten kaçındı. Patişah israra edince: Bir müslümanın müslüman olmayan birini öldürmesi halinde idam cevaz verildiği ancak bu hükmün verilmesi için öldürülenlerin yaralayıcı bir aletle yaralanmadı ve ölmesinin bunun üzerine (  kısas) istemlerinin  şart olduğu bildirildi. Bu fetva sarayı tatmin etti ve irade hazırlandı ve imzalandı. Hazırlıklar yapıldı sehba kuruldu. Kemal Beyin olup bitenlerdrn haberi yoktu. Oturmuş koğuşta arkadaşkarı ile dohbet ediyordu. Dışarı çağırdılar ve hemen yaka paça yakalayıp Beyazıt meydanına çıkardılar. Ermeni komitacılar çeşitli semtlerden serseri Ermenileri meydana toplamışlardı. İstanbul'un müslüman halkıda içim içim kaynıyordu. Dar ağscının etrafı jandarma ve polis kordonu altınna alınmıştı. Fransız ve İngiliz askeri birlikleri etrafa yayılmışkar tetbirler almıştı. Hatbiye nezareti kapısından çıkan bir müfreze süngülü askerin ortasında Kemal Beyin geldiğini gören kalabalık bir anda sustu. Kemal Bey idam mahkumlarına mahsus olan beyaz gömleği giymiş  ağır ağır yürüyordu. Metindi. Kaderine teslim olmuş gibiydi. Son sözü soruldu. Kemal bey konuşmaya başladı.

_ Ben bir Türk memuruyum. Aldığım emri yerine getirdim,görevimi yaptığımdan da viçdanen rahatım. Sizlere yemin ederim ki ben masumum,son sözüm bugünde budur yarinde budur. Yabancı devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa kahrolsun böyle adalet.

- Heyacandan boğulan çaresiz halk hep bir ağızdan kahrolsun böyle adalet diye bağırıyorlardı.

- Kemal Bey: Benim sevgili kardeilerim çocuklarımı asil Türk Milletine emanet ediyorum. Bu kahraman millet elbet onlara bakacaktır. Allah vatana ve milletimize zeval vermesin Amin. Halk hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Manzarayı küçük köşkün penceresinden seyreden İngiliz Muhipler derneyi başkanı Sait Mollanın cellatlara emri Kemal Beyin sözlerini bastıruyordu. -

- Söyletmeyin bu alçak herifi hemen asın bu köpeyi ne duruyordunuz?.it oğlu itler

- Kemal Bey bu arada bir kaç kelime daha söylüyordu

- Borcum var, servetim yok,üç çocuğumu millet uğruna yetim bırakıyorum. Yaşasın Millet. Ve yiğit adam sehbada sallanıyordu. Bu ara Ermeni komitacılar sevinç çığlıkları ile bağırıyorlardı. Türkler ağlıyorlardı. Takvim 10 nisan 1919 u gösteriyordu. Kemal Beyin gelişini ,geçmişini ve anılarını vatanın yiğit evladnın yaptıklarını fazla uzatamıyorum. Çünkü: yüreğim sızlıyor. Fakir ailenin fakir insanlara emanetleri hala yüreğimde sızı Allah rahmet eylesin,yattığı yer nur olsun ne mutluki Yüce Türk milletinin yüce evlafı vatanı ve milleti için sehbada can verenlerden biriydi. Türk öilletinin bekası için yine böyle yiğitler feda edilerek bu aziz vatanın bayrağı dalgalanıyor ve dalgalanacaktır. İnşaallah daha böyle yiğitleri önümüzdeki günler yazılarıma düşürürüm.

Not: kaynak Tekin Aral Milli şehit Boğazlayan kaymakamı Kemal Beyin yatgılanması. ( Ankara 1999) 

Bu yazı toplam 306 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.