1. HABERLER

  2. YAZARLAR

  3. ŞAİR RASİM YAPAR ve ÂŞIK PAŞA ŞAHİN HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM
ŞAİR RASİM YAPAR ve ÂŞIK PAŞA ŞAHİN HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM

ŞAİR RASİM YAPAR ve ÂŞIK PAŞA ŞAHİN HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM

Âşık-ozan-şair denildiğinde ve isimleri anıldığında, şiir'den söz edilirken; şiir ‘şuur'u; şuurdan söz edeceksek şiiri bütünleştirmemiz gerekir....

A+A-
Âşık-ozan-şair denildiğinde ve isimleri anıldığında, şiir'den söz edilirken; şiir ‘şuur'u; şuurdan söz edeceksek şiiri bütünleştirmemiz gerekir. Faydalı ilim ve ölümsüz eserle, zararlı eseri de birbirinden kesin çizgilerle ayırmak lâzım. Elbette şair, yazar ve tüm gönül dostları için kalıcı olmak, anılmak, unutulmamak, iyi, doğru ile güzeli beğenmek, benimsemek; gönüllerde taht kurmak, üretilen eserlerle belleklerde iyice pekişip-perçinlenmek hedeftir. Büyüklerimizin, öldükten sonra unutulmak istemiyorsanız; “ya okumaya değer şeyler yazın, ya da yazılmaya değer şeyler yapın” veciz sözünden yola çıkarak, adım atmak, hedefe varmaktır. Hele okuduğunuz eserde on parmağında onlarca marifeti olan nitelikli bir gönül adamı, şair ve kariyer bir yazarın imzası var ise; demek ki kültürümüz adına söylenecek çok sözümüz olmalı… Kırşehir dışında yaşayan ve aslen Kırşehirli olmayan mürekkep yalamış kime sorarsanız, hep aynı şeyi paylaşırlar. Kısacası, eğitim ve kültürde marka şehir, hangi şehirdir, deseniz; cevap, mutlaka: “Kırşehir” olmaktadır. Zira, bazen de meraklı bir soru ile karşılaşırsınız: “Ya hû! Bu Kırşehir’in taşından mı, toprağından mı, havasından mı, suyundan mı iki kişiden birisi ya şair, ya ozan ya da türkücü” dür, derler. Bu söze cevaben demem gerekirse; doğrudur efendim. Denilir ki, “Kitap olsun, kadın olsun, cildine aldanma; içine bak!” Bana takdim ettikleri kitapların müellifleri köy kökenli oldukları için; kitapların içeriğinde, yöresel, kültürel konularla birlikte, yöre ünlülerine ilişkin tasvirlerle birlikte, tabiat tasvirlerini de görüyoruz. Aslında donanımlı, âkîl bir şair veya âşık, yazıp yayımladıklarıyla daima yaşadığı toplumun önünde, yanında ve arkasında yer alır. Şan-şöhret ve iz bırakmanın ötesinde, bizzat yazıp yayımladıkları kalıcı, faydalı eserleriyle ibadet hazzı tadar. Her iki eserde de bu özellik ve güzellik ana kural olarak karşımıza çıkıyor. Mucur’da yaşayan gönül dostlarından Şair Rasim Yapar ile yine Âşık Paşa Şahin yeni bastırdıkları kitaplarını bana takdim ettiler. Geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkan -tabir caizse- henüz dumanı üstünde iki ayrı eserden söz etmek istiyorum. Şair Rasim Yapar kitabına: SÖZLERİYLE SESLERİYLE adını koymuş; Âşık Paşa Şahin de “Âşık Paşa der ki” diyerek “Gönül Defteri” adını kitabına uygun görmüş. Gönül dostları, kitaplarını ‘Dorlion Yayınları’ arasında yayımlatıp, şiir sever hedef kitleye ulaştırmaktadırlar. Gerek Şair Rasim Yapar ve gerekse Âşık Paşa Şahin bana göre bu ölümsüz eserlerinde -sanki aralarında sözleşmiş gibi- iki ana konuda birleşmişler: Özellikle ‘gurbette sıla özlemi çekenler düşünülerek’ yazılmış gibi; kırsal ve köy yaşantısı şiirlerde âdete bir gergef işlercesine desen-desen, nakış-nakış gönül gözüyle kelâmlaştırılıp, yazıya dökülmüş. Bu satırları okuyan gurbettekiler ya kendilerini memleketinde halen yaşıyor sanıyorlar ya da yaşadıkları yerleri doğup büyüdükleri yöreleri sayıyorlar. Bu duygularla bütünleşmek, gönüllerde maziden-âtiye köprü kurup yaşamak, heyecan duymak, ne güzel bir nostaji keyfi? Bir insanın kendisini geliştirmesini, güzelleştirmesini, emek ürünü eserini topluma sunmasını düşünen varlığın erdemi olarak görüyor; bu itibarla çağdaş duygu ve düşüncelerle huzura getirdiğim Sevgili Şair Rasim Yapar ile Âşık Paşa Şahin kardeşlerimi donanımlı gönül erleri sıfatında görüp “Kültürümüzün 40 Pınarları” mertebesinde değerlendiriyorum. Sözün özü: Eserlerini kendi imkânlarıyla bastırıp, hedef kitleye ulaştırmış Şair Rasim Yapar’ın “SÖZLERİYLE-SESLERİYLE” eserini; Âşık Paşa Şahin’in de “GÖNÜL DEFTERİ” eserini faydalı ilimler arasında görüyor; her iki gönül dostu’ kalem ve kelam erbabı kültür elçilerimizi de “KÜLTÜRÜMÜZÜN 40 PINARLARI” mertebesinde değerlendiriyorum. Amacım: Türkmen ve Karacakurt aşiret geleneğinden gelen Kırşehir Halk Kültürümüzü tanımak, tanıtmak; yaşamak, yaşatmak için gelecek kuşağa taşımak. Göz nuru emeğin hakkını, okurlarımla da paylaşıp teslim ederek vicdanen müsterih olmakla bana düşen görevi yerine getirmiş olmamın huzuru içindeyim. Tebrikler değerli şairlerimiz. Sizler çok yaşayın emi! Hoşça kalınız. Duran ERDOĞAN Kırşehir Anekdotları Yazarı (Web) http://www.duranerdogan.com E.posta: duranerdogan1947@gmail.com
Bu haber toplam 533 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.