1. YAZARLAR

  2. DEMİR DOĞAN KANDEMİR

  3. SAAD İLE ÖMER “1” YESÂRİ CEMÂL KANDEMİR DİYOR Kİ…
DEMİR DOĞAN KANDEMİR

DEMİR DOĞAN KANDEMİR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

SAAD İLE ÖMER “1” YESÂRİ CEMÂL KANDEMİR DİYOR Kİ…

A+A-

Hattab’ın oğlu Ömer ile Vakkas’ın oğlu Saad iki at besleyip atları yanlarında olduğu hâlde, arkadaşlık ederek atları satmak için Îran’a gitmişler.

İki arkadaş Îran’a varıp şehre girdikten sonra, cirit oynandığını görüp, cirit oyununu seyretmek için kenarda durmuşlar.

Îran Şâhı’nın oğlu, iki güzel at’ın bir yerde olduğunu görmüş ve iki atları Ömer ile Saad’in elinden almış.

Atları’nın ellerinden alınması sebebiyle iki arkadaşın yüreği dağlanmış.

Ömer ile Saad her ikisi de garip oldukları için Şâh’ın oğluna karşı gelip ses çıkaramamışlar.

Bir şeyler kazanmak umuduyla gittikleri Ülke’de acı içinde kalıp can çekişir duruma düşmüşler.

İki arkadaş yana yakıla bir hana varıp içeri girmişler. Hana varmışlar amma ceplerinde beş paraları yok, üstelik karınları da aç.

İki arkadaşın hâllerini gören hancı, içi yanarak “kederiniz nedir, içinizde bu acı neden?” diye sormuş.

İki arkadaş olanları hancıya anlatmışlar. Hancı; Nûşi Revân’ın âdil hükümdar olduğunu, iki arkadaşa söylemiş.

Hancı; sözlerine devamla iki arkadaşa, “siz yârin pazara gidin, hükümdar bir ara pazara gelir ve sizin hâlinizi sorar siz burada boş yere durmayın” demiş.

İki arkadaş hancının sözünü tutup pazara gitmişler. Nûşi Revân’ın pazara gelip adâlet üzere hareket ettiğini görmüşler.

İki arkadaş bir ara Nûşi Revân’a yaklaşıp “Ey hükümdar! Sen bu mülkün sâhibi, bu Ülkenin hükümdarısın. “Senin oğlun bizi yakıp yıktı ve çökertti”;

Senin oğlun atlarımızı zorla aldı, “bu sebeple biz perişan olduk” demişler.

Bu konuşmadan sonra hükümdar orada bir tercüman bulmuş, iki arkadaşın durumlarını iyice anlamak istemiş.

Tercüman olanları hükümdara anlatırken, hükümdarın oğlunun adını vermemiş ve “hırsızlar, zorbalar, bunların atını elinden almışlar” diye yalan sözler söylemiş.

Bunun üzerine hükümdar, “bu kimselere atlarının bedelinden fazla ihsanda bulunun” diye emretmiş.

Kendilerine verilen ihsânı alan iki arkadaş sevinerek hana gelmiş, olanları hancıya anlatmışlar.

İki arkadaşı dikkatle dinleyen hancı, kızıp kükremiş. “Bu nasıl hükümdar ki, oğluna gücü yetmiyor, tercümanın yalan sözlerine inanıyor” diye bağırmaya başlamış.

İşte adâlet sâhibi hükümdar, işte hak sâhipleri, işte hak sâhipleri de… Devâmı var. 12.11.2017

2263-2264

 

 

Bu yazı toplam 522 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.