1. HABERLER

  2. SPOR

  3. RÖPORTAJ-DERVİŞ EKİM
RÖPORTAJ-DERVİŞ EKİM

RÖPORTAJ-DERVİŞ EKİM

Emekli Eğitimci, şair, yazar Ali Aydemir (İdari)ile yapılan sıcak söyleşi Geycekli Âşık Derviş Ekim: Sayın Hocam; kendinizi ve ailenizi kısaca tanıtır...

A+A-

Emekli Eğitimci, şair, yazar Ali Aydemir (İdari)ile yapılan sıcak söyleşi

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Geycekli Âşık Derviş Ekim: Sayın Hocam; kendinizi ve ailenizi kısaca tanıtır mısınız? Ali Aydemir: 02 Şubat 1951 tarihinde Mucur’un Şatıroğlu Mahallesine bağlı Gökçeviran Beldesinde doğdum. Babam, Veli Çavuşların Hacı Hasan oğlu Emekli imam Mehmet, annem ise Güvercinlerin Hacı Hüseyin kızı Mürüvvet’tir. İkisi kız, sekizi erkek on kardeşin en büyüyüm. İlk ve orta öğrenimimi Mucur’da okudum.1970 yılında Kırşehir Erkek İlk öğretmen Okulunu bitirerek; Ankara’nın Haymana İlçesi’ne bağlı Çeltikli Köyü’nde ilkokul öğretmeni olarak göreve başladım. Evliyim, ikisi kız, ikisi erkek dört çocuk ve altı torum sahibiyim. Mucur’a bağlı Babur ve Çiçekdağı İlçesi’nin Solakuşağı Köylerinde öğretmenlik yaptım. Beş yıldan fazla Mucur Halk Eğitimi Merkezi Müdür Yardımcılığım oldu. Bir ara Mucur Rıza Dikmen İlkokulunda görev yaptıktan sonra; Bayburt’a bağlı Arpalı Kasabası’nda üç yıl öğretmenlik yaptım. 1988 Yılında Mucur’un Kızıldağıyeniyapan ve Kılıçlı ve Geycek Köylerinde öğretmenlik yaptıktan sonra Merkezdeki Hacı Ömer Sayın İlkokul’una müdür olarak atandım. Daha önce müdür yardımcısı olarak görev yaptığım Mucur Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğünde 1994 yılında görev başladım. Zorunlu atama gereği 1976 da Boztepe İlçesi’ne tayinim çıktı. Bir yıl sonra mahkeme kararı ile tekrar Mucur’a döndüm. 2010 yılında zorunlu atamadan dolayı kendi mezun olduğum Mucur’un en eski okulu olan Şehit Astsubay Sedat Mert Cumhuriyet İlköğretim Okulu’na kendi isteğim üzerine müdür olarak atandım. 15 Temmuz 2013 te emekliye ayrıldım.Hizmetim kırk üç bir yılı aştı. Bu hizmetin  22 yıl Halk Eğitim Merkezi idareciliğinde geçti. 21 yılda ilk okullarda ve ilköğretim okullarında öğretmenlik ve okul müdürlüğü yaptım.Allah, okul müdürlerine sağlık ve kolaylıklar versin.Devlet de sahip çıksın. Derviş Ekim: Şairliğinizin ortaya çıkmasında en önemli etki nedir? Şiir yazmaya ne zaman başladınız? Ali Aydemir: İlkokul dördüncü sınıfta iken Kayseri’ye sınıfça yaptığımız bir gezi sonrasında gezdiğimiz, gördüğümüz ve hayran kaldığımız yerler beni etkilemişti. Rahmetli öğretmenimiz Veli Recai Velibeyoğlu’nun şiir yazmak için bizi yönlendirmesiyle hatırladığım kadarıyla üç kıtalık  Kayseri’deki geziyle ilgili ilk şiirimi yazmıştım ve öğretmenimden “Aferin” almıştım. Öğretmenimizin şairlik, yazarlık, gazetecilik, kütüphanecilik ve araştırmacılık yönleri haliyle bizleri etkilemişti. Diğer şiirlerimi ilk öğretmen olduğum yıllarda Haymana’nın Çeltikli Köyün de bekârlık yıllarımda yazmaya devam ettim. Eşim Rabia ile nişanlılık dönemlerinde hasretlik ve sevda şiirlerim olmuştu.1985 ila 1988 yıllarında Bayburt’un Arpalı Kasabası’nda görev yaptığım yıllarda öğretmenler gününde katıldığım yarışmalarda dereceler almam ve ödüllendirilmem beni kamçıladı. Vakitlerimin çok olması nedeniyle şiirler yazmaya daha çok ilgim arttı. Bazı şiirlerim dergilerde ve gazetelerde yayınlanmaya başladı. Arpalı’da yazdığım “Öğretmenim” adlı şiirim Diyanet Çocuk Dergisinde yayınlandı. Yayınlanmadan dolayı bana beş bin üç yüz lira banka kanalıyla para gönderdiler. Değişik yerlerde yaptığım hizmetler sırasında katıldığım şiir, anı ve makale yarışmalarında dereceler aldım ve ödüllendirildim. Derviş Ekim: Şiirlerinizde tema olarak neleri işliyorsunuz? Ali Aydemir: Vatan, Millet, Bayrak, hoşgörü, kardeşlik ve sevgi konularına yer verirken tasavvufi şiirlerin yanında hiciv ve taşlamalara da geniş yer vermekteyim. Eğitim ve öğretimle birlikte kültürümüzü ilgilendiren konuları da şiirlerimde işlemeye çalıştım. Çevremizde yaşadığımız olayları, problemleri, etkinlikleri zaman zaman şiirlerimle anlatmaya çalışmaktayım. Yapılan haksızlıkları, adaletsizlikleri, topluma zarar veren alışkanlıkları bazen makalelerle ve şiirlerle halka duyurmaya elimden geldiğince duyurmaya çalıştım. Türk Millet’ine ve halkıma zarar veren hainleri ve terörü lanetleyip kınamaktayım. Askerime, polisime, öğretmenime, günahsız halka, çocuklara zarar verenleri şiirlerimde anlatmaya çalışıyorum. Uğradığım haksızlıklara karşı tepkilerimi şiirlerle ve makalelerle dile getirmeye çalıştım. Derviş Ekim: Sayın Hocam; yazdığınız şiirlerin sayısını söyleyebilir misiniz? Ayrıca makaleler ve anılar yazdığınız biliniyor. Yayınlanmış olan kitaplarınız hakkında bilgi verebilir misiniz? Ali Aydemir: Bu güne kadar yayınlanmış şiirlerimin sayısı 350 yi geçmiştir. Çevremizde yaşanmış unutulmayan önemli anıları kaleme aldığım gibi eğitim ve öğretimi ilgilendiren pek çok konuda makaleler yazmaktayım. İlk kitabım 2009 yılında yayınlanan “Kalemden Gönüllere”dir. Şiir, anı ve makalelerden oluşmakta ve 243 sayfadan ibarettir. İkinci kitap olarak ta;”Görev Bildiklerim” adlı 206 sayfalık şiir, anı, ve makaleleri anlatan kitabımdır. 2013 yılında çıkan        “Yaşayanlar Bilir” adlı 310 sayfalık üçüncü kitabım, Yine şiir, anı,araştırma  ve makalelerden oluşmaktadır. Dördüncü kitabım; "Vatan dedik, Bayrak dedik" adlı şiir, makale, anı, araştırma ve söyleşilerden oluşmaktadır. Basım safhasına gelmiştir. Derviş Ekim: Sayın Hocam; zaman zaman yerel gazetelerde ve çeşitli dergilerde eserleriniz yayınlanmaktadır. Araştırma konusunda da epey hizmetler vermektesiniz. Haber niteliğinde olan önemli olayları yerel gazetelerde işliyorsunuz. Yaptığınız bu hizmetler karşısında da hiçbir hak talep etmiyorsunuz. Bu hususta görüşlerinizi alabilir miyim? Ali Aydemir: Bayburt’ta yazdığım bazı şiirlerim Diyanet Çocuk, size ve Milli Eğitim dergilerinde yayınlanmıştır. Kırşehir’de çıkan yerel gazetelerden Kervansaray, Memleket ve Âşık Paşa ‘da okuyuculara şiirlerim, anıları ve makalelerim sunulmuştu. Mucur’da çıkan Dağdelen ve Yeşil Mucur Gazetelerinde epey bir zaman eserlerim yayınlanmıştı. En çok beğeni kazanan anıların başında “Consolos Yılmaz”ın anıları gelmişti. Kaman’da çıkan Ak haber Gazetesinde zaman zaman şiirlerim ve makalelerim yayınlanmıştır. Mucur’da haftada iki gün çıkan Siyasi Mucur Gazetesi’nde,her gün çıkan Kırşehir Memleket, Kırıkkale İl Gazetesi ve Bizim Sivas Gazetelerinde şiirlerim, anılarım ve makalelerim devamlı yayınlanmaktadır. Kültürümüze ve halka Haber değeri olan olayları, başarıları etkinlikleri resimlerini çekip, yazılarını yazıp gazetelerde, sitelerde ve facebookta yayınlanmasını sağlıyorum. Çevreme, Milletime ve tüm insanlığa hizmet etmek, yardımcı olmak ilkem olmuştur. Yaptığım hizmetler sonunda birileri mutlu olmuşsa, bazı kimseleri etkilemişsem onun hazzı bana yetiyor." Söz konusu vatansa, gerisi teferruat" diyorum. Derviş Ekim: Kendinize ait bir siteniz var mı? Eserleriniz hangi sitelerde yayınlanıyor? Ali Aydemir: Yazdığım kitapların editörlüğünü yapan oğlum Serdar,şahsıma ait ali.ktg.com.tr sitesini yapmıştır.Kendi araştırmalarım sonucu hazırladığım materyallerle köyümüze ait gokcevirankoyu.com sitesini oğlum Serdar’a hazırlattım. Mucur Gazetesi Haber Portalı , Mucur 24 haber ve Kırşehir Haberdar sitelerinde köşe yazarlığım devam ederken ,Dünya Kırşehirliler Derneği adlı sitede de eserlerim yayınlanmaktadır. Aktüel Kırşehir Dergisinde de anılarım yayınlanmaktadır. Ayrıca Ankara’daki Mucurlular Derneği sitesinde de eserlerime ait bir köşe bulunmaktadır.Mucurlular Sosyal Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneğinin çıkarmış olduğu dergilerde ve gazetelerde eserlerim yayınlanmaktadır. Derviş Ekim: Sayın Müdürüm, Görev yaptığınız Hacı Ömer Sayın İlkokul ve şimdi görev yaptığınız Cumhuriyet İlköğretim Okulu için birer marş yazdığınız ve bestelediğiniz bilinmektedir. Bu konuyu biraz açar mısınız? Ali Aydemir: 1992 yılında Hacı Ömer Sayın İlkokulunda görev yaptığım sıralarda bir okul marşı yazdım ve bestesini de kendim yaptım. Şimdi görev yaptığım Cumhuriyet İlköğretim Okulu içinde 2010 yılında marş yazdım. Bestesini de geçici görev yapan müzik öğretmeni Duycan Dulkadir  yapmıştır. Dileğim benden sonrada okullarda görev yapan idareci ve öğretmenlerin bu marşları unutturmamalarıdır. Derviş Ekim: Hocam; son iki yıldır şiirlerinizde İDARİ mahlasını kullanıyorsunuz. Daha önce mahlasınız hep AYDEMİR’di. Ne söylemek istersiniz? Ali Aydemir: Kırşehir’de İHVANİ mahlasıyla bilinen aslen Mucur’un Dalakçı Köyü’nden olan ve halen Kırşehir’de ikamet eden İbrahim Özdemir’i(İhvani) tanıdıktan sonra mahlasım değişti. Çok sevdiğim ve hürmet duyduğum İhvani Baba’nın beni arayıp İDARİ mahlasını vermek istemesini gururla kabul ettim. Mahlasın anlamı; idare eden, idareci, idealist olduğunu burada belirtmek istiyorum. Ondan sonra yazdığım tüm şiirlerimde bu mahlası kullanmaktayım. Derviş Ekim: Hocam; yazdığınız bazı şiirleriniz türküye ve kasideye, ilahiye çevrildiği bilinmektedir. Kısa bir açıklamanız olacak mı? Ali Aydemir: Şiirlerimden birini” Türkülerle selam geldi” saz kursu öğretmeni Mahir Demir türkü olarak besteledi. Emekli imamlardan Nevzat Soylu’da umre’ye gitmeden önce ve umre’de yazdığım” Muradım , Umre yaparken ve Canım Muhammed" adlı şiirleri,  kaside ve ilahi olarak katıldığımız Ahi ve Kırşehir Televizyonunda “Kültürümüzün kırk pınarları” programında beraber okuduk. Kırşehir’li bestekâr şair İsa Erdoğan ve Kaman'lı  Ozan Adnan Torun (Toruni)  şiirlerimi türküye çevirmişlerdir.Neşet Ertaş için yazdığın bir şiirin üç kıtasını da öğrencilerimden Bekir Aydoğan, türkü olarak bestelemiştir. Sivas'ta SİYŞAD tarafından hazırlanan antolojide beş şiirim yayınlanmıştır. Derviş Ekim: Sayın Hocam; bir eğitimci olarak asli görevlerinin yanında bu türlü etkinliklere ve kültürümüze zaman ayırıp hizmetlerde bulunuyorsun. Çalışmalarını nasıl değerlendiriyorlar? Yazdıklarından dolayı sıkıntılar yaşadın mı? Ali Aydemir: Şiiri seven, sanattan anlayan birçok gönül dostum takdir ediyor ve bana moral veriyor. Esas takdir etmesi gereken bazı yetkililer ise kaprisleri uğruna bana zorluklar çıkarttılar ve bazen iki seneyi aşkın süren soruşturmalar geçirdim. Taltif ve takdir edileceğim yerlerde hiçte bir suç unsuru olmadığı halde soruşturmalar geçirdim ve tedirginlikler yaşadım.Kitabımın okul kitaplıklarına konulmasında zorluk çıkartan, kukla idarecileri de asla affetmiyorum. Yaptığım bu hizmetleri çevremizde kaç kişi yapıyor? Kaç kişi fedakârlıklarda bulunup kültürümüze hizmet ediyor? Çok önem verdiğim bir sözü burada dile getireyim.”Sağlığında bilmezler kıymetini, kadrini, öldükten sonra yaparlar mermerden kabrini”.Derviş Bey, biz artık alıştık. Meyveli ağaç hesabı taşlamalar bize hız veriyor. Gücümüzü ve hırsımızı artırıyor. Derviş Ekim: Çok takdir ettiğiniz ve örnek aldığınız şairlerden bahseder misiniz? Ali Aydemir: Küçüklüğümden beri çok sevdiğim ve takdir ettiğim, şiirlerini ve kitaplarını zevkle okuduğum halk ozanlarından Karacaoğlan’ı, Yunus Emre’yi, Necip Fazıl Kısakürek’i, Abdürrahman Karakoç’u, Ozan Arif’i, Cemal Safi’yi örnek almaya çalıştım. Daha da pek çok şairler var ama hepsini yazmak epey yer ve zaman alır. Sizin ve Selami Erdemir'in, Karacaoğlan türü şiirlerinizi de çok beğeniyorum. KIYŞAD üyeleri arkadaşlarımla birlikte geçirdiğimiz çok güzel günlerimiz ve anılarımız olmuştur. Derviş Ekim: Sizce şairler yetkililerden, halktan ne istiyorlar? Sizleri mutlu kılmak için neler yapılmalı? Ali Aydemir: Yetkililerden isteğimiz bizleri anlamaları, maddi ve manevi yardımlarını esirgememeleri, kitaplarımızım basılmasında sponsorluklarda fedakâr davranmaları. Sanatı ve sanatçıyı anlayan, değerini bilenler gereken hassasiyeti ve duyarlılıkları gösteriyorlar. Kitaplarımızı hediye ettiğimiz başta eğitimciler olmak üzere kitap okumama hastalığına müptela olmuşlar. Öyle hassas ve kitap seven eğitimciler var ki; kitapları baştan sona kadar okuyorlar. Eksik ve hatalı bulduklarını not edip bizlere yardımcı olmaya çalışıyorlar. Yapıcı tenkitlerini makul karşılayıp, kendilerine minnettarlığımızı ve teşekkürlerimizi bildiriyoruz. Maalesef, verdiğim kitabın yüzünü dahi açmayan eğitimci arkadaşlar da var. Derviş Ekim: Sayın Hocam; son olarak neler söylemek istersin?Neleri tavsiye edersiniz? Ali Aydemir: Her insanın içinde gizli kalmış mutlaka bir yeteneği vardır. Bu yetenekler, şiir dalında olur, yazarlık alanında olur, güzel sanatlar dalında olur, güzel bir sese sahip olur. Sportif alanlarda yetenekleri ortaya çıkar. Bir işe başlamak o işi yarılamak demektir. Çevremizde o kadar çok şiir yazan insanlar var ki; cesaretsizliklerinden dolayı kendilerini ispat etmekte zorlanıyorlar. Tabi, maddi imkânsızlıkları da hesaba katmak zorundayız. Sessiz ve yalnız kalmış insanları mutlaka birilerinin tetiklemesi gerekiyor. Cesaret, yüreklilik ve atılganlık olmayan bir teşebbüs ilerleyemez. Kültür ve Turizm Bakanlığı,Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünce yapılan Sanatçıyı Tanıma Değerlendirme Kurulunca başarılı bulunarak, Sanatçı Tanıtım Kartını almayı hak kazandım.Görev yapan eski iki Milli Eğitim Bakanlarından teşekkür yazıları aldım. Derviş Ekim: Sayın Hocam; bize kıymetli saatlerinizi ayırıp, çok değerli bilgilerinizle sohbetimizi şereflendirdiniz. Size teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum. Ali Aydemir: Ben teşekkür ederim. Size yardımcı olmuşsam, ne mutlu bana.    
Bu haber toplam 336 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.