1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Prof. Dr. Mümtaz SOYSAL!
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Prof. Dr. Mümtaz SOYSAL!

A+A-

Sanat kalemi

alaattin-karaer--kose-yazisi-103.jpg

 

     Bir deli kuyuya bir taş atıyor, kırk akıllı çıkaramıyor. Biz buna iki deli diyelim.

     Bir haftadır ülkemizin gündemini meşgul eden, iki yüzsüzün, saçma sapan bir haberi yüzünden, herkes kucağındaki taşları dökmeye başladı!

      Konuyla ilgili kişiler neyse de, şu televizyon programlarına her gün çıkan çok bilmişler ayrı bir dert! Bunları seyredip, dinlediğim için, eşimle sürekli kavga halindeyiz yine! Ne anlıyorsun bunları dinlemekten diye! Aslına bakarsanız, haksız da değil. 

     Bunların hiçbir işi gücü yok mu acaba? Gündemi saptırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bilmedikleri de yok! Biz de ne dersek diyelim, atasözünde dediği gibi; ”Cami ne kadar büyük olsa imam bildiğini okur..”

     Bizde onların durumuna düşmeyelim!

     İran gezimiz sırasında vefatını öğrendiğimiz Prof. Dr. Mümtaz Soysal’ın son yazılarından, 10 Mart 2014 tarihindeki Cumhuriyet Gazetesindeki köşe yazısını okumuştum. Başlığı dikkatimi çekmişti!

İnsan

   ÖMER Seyfettin gibi Birinci Sınıf bir hikâyeci iseniz bütün ortaokul kitaplarındaki “Diyet”teki ustalığınızla, değme psikiyatri profesörünün bile zor anlatabileceği bir ruh halinin sonuçlarını herkesten daha iyi anlatmış olursunuz bazen. Aynı durum, edibin aklını oynattığı herhangi bir olayda tıbbi rahatsızlığı doktora aktarma açısından edebiyatçının da başına gelebilir. Ustalıklara veya becerilere yer değiştirterek başka beceriler, sanatlar, bilimler, kavramlarla oynamaya kalkınca başarısızlık kaçınılmaz oluyor

     Tuhaf olan şudur: Becerilerin ve sanatların faili insan, başarısızlıkların faili de o.“Tabii, her şeyi yapmaya kalkınca elbet böyle olur, sapıtılır” dersiniz; haklı da sayılırsınız. İsterseniz, “bilimsel açlık, sanatçı hevesliliği” gibi kavramları imdada çağırıp kendinizi kurtarmaya çalışarak kabahati “insan” gibi bir soyutluğa yükleyip kendinizi temize çıkarabilirsiniz.
Yine haklı olarak onlar da insan siz de. O zaman?

     Mutlaka, mistisizme, tasavvufa, İslami veya başka dinsel inançlara. Ama onlar “bir bakıma insan ürünü” değil mi? Şöyle ya da böyle. Ayrıca inançların, duygularla sevapların ve günahların, yer yer ve zaman zaman ayrılıklar, düşmanlıklar, kavga, cihan savaşları doğurmak gibi yanları da var. Bereket, inançlar yine insandan, daha doğrusu insanlıktan yahut “hümanizm” denen düşüncelerden kaynaklanan birtakım kavramlar var da onların öğretilebildiği ölçüde gerginlikler ve savaşlar önlenebiliyor.

     Ne o? Yine dönüp dolaşıp eğitim, içtenlikli temiz inanç, dua, ecdattan, aileden gelen duygular var da “insan gibi” yani “insanca” yaşayabiliyoruz.

*     *     *

     Kariyeri boyunca pek çok ödül alan, UNESCO'nun İnsan Hakları Eğitimi Konusunda verdiği İlk Uluslararası ödülün de sahibi, Prof. Dr. Mümtaz Soysal, 1929 yılında Zonguldak’ta doğdu.

     Galatasaray Lisesi, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi okuduktan sonra yine Ankara Üniversitesi'nde Siyaset bilimi Master'i yaptı. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Anayasa Hukuku profesörü olarak uzun yıllar ders verdi.

     Ankara Üniversitesi'nde İdare Hukuku Asistanı, Anayasa Hukuku Profesör Yardımcısı, Anayasa Hukuku Profesörü, Kurucu Meclis Üyesi, Akdeniz Toplumsal Araştırma Konseyi Başkanı, Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı, 18 Mart 1971’de de dekanken Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı'nca gözaltına alınıp tutuklandı. 1968'den beri okuttuğu Anayasa'ya Giriş ders kitabında komünizm propagandası yapmakla suçlandı, 6 yıl 8 ay ağır hapis, 2 ay 20 gün Kuşadası'nda emniyet gözetimi altında bulundurulmaya ve kamu haklarından ebediyen mahrumiyete mahkum edildi. Toplam 14. 5 ay Mamak Cezaevi'nde kaldı.

     Aynı yıl, Mamak Cezaevi'nde iken, Yürümek, Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, Şafak gibi romanların yazarı, 40 yaşında, 22 Kasım 1976 tarihine aramızdan ayrılan Sevgi Soysal ile evlendi.

     Bu evliliğinden Defne Soysal, Funda Soysal adlarında çocukları oldu.

     Uluslararası Af Örgütünün Yürütme Kurulu Üyesi, Uluslararası Af Örgütünün Uluslararası Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı, Toplumlararası Görüşmelerde Kıbrıs Türk Tarafına Anayasa Danışmanı, Ankara Milletvekili (Sosyal Demokrat Halkçı Parti – 1991), 1991 seçimlerinde SHP listesinden Ankara'dan kontenjan adayı oldu ve Meclis'e girdi. Murat Karayalçın döneminde Dışişleri Bakanlığı'na getirildi. Mümtaz Soysal, bakanken bile Başbakan Tansu Çiller’e karşı politik tavrını sürdürdü. Tansu Çiller ve Murat Karayalçın’la ihtilafları derinleşince, bakanlıktan istifa etti.

     Hukukçuluğunun yanı sıra gazete yazılarıyla da tanınan Mümtaz Soysal Forum, Akis, Yön, Ortam gibi dergilerde, Yeni İstanbul, Cumhuriyet, Ulus, Barış, Milliyet ve Hürriyet gazetelerinde yazarlık yaptı.

     1995 yılındaki Anayasa değişikliği çalışmalarında özellikle DYP’li Coşkun Kırca’yla tartışmalarıyla yine gündemde kaldı. Seçim yasasının Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesinde baş rolü oynadı. Solun yeni kimliğini bulması için mücadele verirken CHP’den koptu. DSP saflarına geçti ve Zonguldak milletvekili seçildi. Bülent Ecevit’lerle anlaşmazlığa düşerek DSP’den ayrıldı. 2002 yılında Bağımsız Cumhuriyet Partisi'ni kurdu ve parti genel başkanı oldu.

     Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin anayasasını da hazırlamıştır. Rauf Denktaş’ın danışmanlığını da yapmıştır.

     1978 yılında UNESCO’nun İnsan Hakları Eğitimi Konusunda verdiği İlk Uluslararası Ödül, 1986 yılında Türk Kalkınma Vakfı Ödülü, 1991 yılında Dışişleri Bakanlığı "Üstün Hizmet" ödülü, 1991 yılında Officier de l'ordire national de merite (France) gibi ödüller kazandı.

    Eserleri: Avrupa Birliği ve Türkiye, Demokratik İktisadi Planlama İçin Siyasi Mekanizma,  Dış Politika ve Parlamento, Halkın Yönetime Etkisi, Dinamik Anayasa Anlayışı, 100 Soruda Anayasanın Anlamı, Güzel Huzursuzluk, Demokrasiye Giderken, Düşünceler Günlüğü, İdeoloji Öldü Mü?, Aklını Kıbrıs'la Bozmak, Öpülesi Gemiler, Anayasa'nın Püf Noktası, İçgüveysinin Encamı, Balinanın Böcekleri, Anayasanın Anlamı.

     2013 yılında Alzheimer tedavisine başlayan Mümtaz Soysal 11 Kasım 2019 tarihinde aramızdan ayrılmıştır.

     Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 469 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.