1. HABERLER

  2. SPOR

  3. OSMANLICA VE YENİ HARFLER
OSMANLICA VE YENİ HARFLER

OSMANLICA VE YENİ HARFLER

Rus Hükûmeti; Özbekistan, Buharâ’da Medreseleri kapatınca, Suûdî Arabistan’a giden orada 6 yıl kadar okuduktan sonra Türkiye’ye gelen, Baba adı Gencebay,...

A+A-

Rus Hükûmeti; Özbekistan, Buharâ’da Medreseleri kapatınca, Suûdî Arabistan’a giden orada 6 yıl kadar okuduktan sonra Türkiye’ye gelen, Baba adı Gencebay, Ana adı Ayşe olan, önce Güney İllerin’de birkaç İlimizin köylerinde imamlık eden;

Sonra: Kaman İlçesi’nin Darıözü Köyünde Elmas adında hanımla; Elmas ölünce Halam Sâriye ile evlenen, 3 çocuk babası Buharâlı Hacı Ahmet Efendi merhum’da: “Kur’ân-ı Kerîm, Tecvid, Emsile, Binâ, Maksud, Kudûri, İ’lâl, İ’rab, Sübha-i Sıbyan, 40 Hadis” ve Asrı Saâdet, İslâm Târihi okumuş kimse olarak diyorum ki; Birinin Arapça, birinin eski Türkçe, birinin eski harfler, birinin eskimeyen Türkçe, birinin Osmanlıca” birinin eskimeyen yazı dediği harflerle ilgili benim de bir fikrim var. Peygamber Aleyhis Selâm Efendimizin olduğuna inandığım bir söz var. “Bir dil bilen bir insan; iki dil bilen iki insan’dır. O hâlde, “iki yazı bilen de iki insan’dır. Böyle olunca iki yazı bilmenin ne türlü sakıncası olabilir?

Biz de; başka, başka iki harfi bilen, iki başka harfi okuyup yazan kimse olursak, dünyânın sonu gelmez. Osmanlı, iki harfi okuyup, iki insan olmayı kabul etmemiş, böylece sonunu kendi getirmiş, Osmanlı’nın ömrü bitmiş, günün birinde, her canlının olduğu gibi Osmanlı’nın da ömrü tamamlamıştır.

İki yazıyı öğrendiğimizi düşünelim. Önemli olan iki yazıyı doğru dürüst yazdıracak ve yazacak mıyız? Meselâ; Kur’an ismini Kuran, Bülend ismini Bülent, Bâlâ ismini Bala, Kâmil ismini Kamil, hâlâ’yı hala, ne a’lâ memleket’i, “ne ala memleket mi yazacağız?” “Gazeteciler, yazarlar, öğretmenler, işâretler kaldırıldı” diye kârı kar, iş’ârı işar, iz’ânı izan, “Kur’ân-ı Kuran “Millî” kelimesini, milli yazıyor, yazı kuralını ve dili bozuyorlar.

Osmanlıca harflerle, “Latince, yâni yeni Türkçe” denilen harfi kabul etse, Osmanlı’nın hüküm sürdüğü yerlerde Latince harflerin okunmasını, yazılmasını, sağlasaydı; insanlar akşam okuryazar olarak yatıp, sabaha câhil olarak uyanmazdı.

Bir televizyonda konuşan Emekli Müftü ve Millet Vekilliği etmiş Gani Aşık’ın anlattığına göre, harf devrimi yapıldığı yıl Türkiye’de okuryazar oranı erkeklerde %7, kadınlarda binde 4 imiş. Buna ne demeli? Her şeye rağmen Osmanlıca denilen yazıyı isteyen öğrenmiş, okumuş ve yazmıştır. Peygamberler hâriç, insanların zihnine şimdiye kadar okuryazarlık işlenmemiştir. İnsanın iki yazıyı okuyup yazmasında, câhil kalmasında Osmanlı’ nın payı çoktur, çok yüksektir; pek çoktur. Osmanlı; ülkesinde, idâresinde yaşayan insanlar, iki yazıyı okuyup yazsa, her insan iki insan olsa, paşalar 7/8 Hasan Paşa olmasa kıyâmet mi kopardı?

Osmanlı, 200’den fazla yılını geri kalarak yaşamış; dedemiz olan Osmanlı zayıf kalmış hâliyle bile Mustafa Fevzi, Mustafa Kemal, Mustafa İsmet, Kâzım Karabekir ve diğer Paşaların önderliğinde, Milletimiz düşmanın peşine düşmüş, düşmanı Vatanından kovmuş, kovalamış, Milletimiz Cumhûriyet nîmetini Ülkemize hediye etmiş, Osmanlı’da devlet hayâtına vedâ etmiştir. Ömrü bitenlerin mezar taşlarına “Ancak Allah Bâkî”dir, cümlesi yazılır. İnsanlar içinde mezar taşı olmayanlar da var. Çanakkale’de kayıplar arasında olan Kayseri’de Medresesinde Talebe Keskin’in Beşler köyünden Halil; en azından mezarlarının nerede olduğu bilenmeyen şehitlerimiz gibi… Bu konuda Rızâ Tevfik; ”Rûhum âzâd olur belki mezarım; Ayaklar altında dümdüz olunca” der. Şehitlerimizin, ölmüş tüm ehli İslâm ın ruhları şâd, yurtları cennet ola.  
Bu haber toplam 322 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.