1. YAZARLAR

  2. ALİ AYDEMİR

  3. ORTAOKUL ANILARINDAN (DAYAK KORKULARI)
ALİ AYDEMİR

ALİ AYDEMİR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

ORTAOKUL ANILARINDAN (DAYAK KORKULARI)

A+A-

Mucur'da Ortaokula devam eden öğrencilerimiz şimdiki Müftülük Camiinin yanında bulunan, sonradan marangozhane olarak kullanılan yerde eğitimlerini yaptıktan sonra rahmetli eski belediye başkanlarımızdan Kamil BOZDAĞ ' ın yaptırdığı, daha sonrada yakılan ortaokula devam eden öğrencilerden pek çoğunun resimlerini kütük ve diploma defterlerinden gelecek kuşaklara taşımak istedim. İlk mezun olanlardan başlayıp, yüzer yüzer resimlerini sizlere sunacağım. Hamdiye Mahallesinde yüksek yere yapılan okulların bir bölümünde yatılı öğrencilerin kaldıkları pansiyonda köylerden gelen öğrenciler kalmaktaydılar.  Bu pansiyonda aşçı olarak bir zamanlar İhsan ÖZYURT ve aşçı Halil SÖZER görev yapmışlardır.  Okullarda unutulmayan anılar pek çoktur. Bazı olayla çabuk unutulur ama bazı olaylar ömür boyunca devam eder. Ortaokul ile pansiyon arasında ki binada üç dershane de eğitim öğretim yapılmaktaydı. Bu binanın alt katında müsamere salonu mevcuttu. Burada sosyal etkinlikler yapılırdı. İlkokul 3.sınıfta okurken bir piyes oynanması sırasında ben de "İki Horoz" şiirini okumuştum. Hayatımda unutamadığım bir dayak olayını sizlerle paylaşmak istiyorum. Orta binada 2. sınıfta okuduğum zamanlarda bizim dershanede okul saatine kadar pansiyonda kalan öğrenciler etüt yaparlardı. Okula erken gelmiştik. Ara koridorda beden eğitim derslerinde kullanılan minderi görünce dayanamadık, beş arkadaş gürültü yapmamaya gayret göstererek takla atmaya başladık. O gün nöbetçi öğretmen olan Fevzi Bey; aniden bizleri yakaladı. Arkadaşlarla birlikte öğretmenler odasının yanına gidip kendisini beklememizi söyledi. Bizlerde ki korkuyu anlatmaya gerek yoktu. Vicdanı olmayan bu Fransızca öğretmeni özel değneğini alıp, sıra ile ellerimizi beşer değnek vurdu ki; gücünün yettiğince değneği yapıştırmıştı. İlk değneklerden sonra ellerimiz uyuşmuştu. Korkumuzdan ağlamayı bile unutmuştuk. Dayak faslı bitince okul bahçesine çıktık ama tüm öğrenciler bizleri korku ve üzüntüyle izlemekteydi. Arkadaşların ve benim ellerimiz değneğin geldiği yerler morarmıştı. Morartının ortasında da sarılık ortaya çıkmıştı. Bu acı ve acımasızlığı unutmak mümkün mü? Fevzi Bey, bazen tokatlarken, attığı her tokattan sonra ellerini arkadaşların omuzlarına silerdi. Bu hareketi bizlerin daha çok ağırına giderdi. Bin bir zorluklarla okula gelmemiz, maddi sıkıntılar yaşamamız, ailemizin bizlerden beklentileri ve üstüne üstlük suçlu veya suçsuz yediğimiz gaddarca dayaklar, birçok arkadaşın okulu bırakmasına sebep olmuştur. Gelecek yazımda dayak korkusundan okuldan kaçan bir daha okula gelmeyen rahmetli bir sınıf arkadaşımı sizlere anlatacağım.

 

                                  

Bu yazı toplam 276 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.