1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Orta Avrupa Gezisi - 6
Orta Avrupa Gezisi - 6

Orta Avrupa Gezisi - 6

E-mail: alaattinkaraer@mynet.com Saat 21.00- 22.00 arası bir saatlik tekne gezisi. Gerçekten, tek kelime ile muhteşem. Hava serin olduğu için iki katlı...

A+A-

E-mail: alaattinkaraer@mynet.com Saat 21.00- 22.00 arası bir saatlik tekne gezisi. Gerçekten, tek kelime ile muhteşem. Hava serin olduğu için iki katlı tekne cam çerçevelerle kapatılmış. Her koltuğun arkasında oturanlar için, beş dile çevri aleti var. Televizyon ekranından geçtiğimiz yerler gösteriliyor ve oranın hakkında bilgiler veriliyordu. Budapeşte gece ışıklandırılması ile ülkeler arasında sanırım ilk sırayı alır. Ülkelerindeki bir nehirde bu hizmeti veriyorlarsa, bizim gibi üç tarafı denizlerle kaplı ülkeleri olsa ne yaparlar acaba… Çıkışta, Kahramanlar meydanına gidildi. Kahramanlar meydanı hristiyanlık döneminde, önemli Macar krallarının heykelleri, önde ise Macaristan’a inen arpad hanedan heykellerinin olduğu bir alan. Yakınında ulusal müze var. Çevrede bir buz pateni, çok büyük bir havuz. Şehirde çok sayıda kaplıca olduğunu belirtiyor rehberimiz. Kimi yerlerden buhar çıktığını görüyoruz. Osmanlıda pek çok hamam yapmış ama sadece dört tanesi günümüze gelmiş. Birkaç dakika fotoğraf çekmek üzere inildi otobüsten. Benim makinem gece dışarıda çekmede zorlanıyor. Flaşı yetersiz veya ben beceremiyorum. Çekenlerden istedim. Yollarız dediler daha ses seda çıkmadı. Geceleme otelimizde. Sabah kahvaltıdan sonra düştük yollara yine… Ne parkı tam bilemiyorum.  Parkın girişinde otobüsümüzden iniyoruz. Park içinde gezi aracı bizi gezdiriyor. Nehir kenarında yine muhteşem manzaralı geniş bir park. Orman demek daha doğru olur. Koşanlar, gezenler, yürüyenler, spor yapanlar… Bizde Millet caddesinde bir, bir buçuk metre genişliğinde kaldırımı yürüyüş yolu yaptık. Yağmur yağınca, karga gibi seke seke öbeklenen yağmur sularından, geçen arabalardan korumak için iyi bir yürüyüş ve spor yapıyoruz. Ne gerek var metre karelerce alanı işgal etmeye değil mi? Oralara yüzlerce konut dikilir. Demek ki bizde öyle büyük bir park açılışı olsa, Cumhurbaşkanı ve başbakanı getirirler açılışa. Geçenler de küçük bir park açılışına bakan geldiğine göre! Estergon Durağımız Estegon’du. Estergon Türk tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. Avrupa’da bulunduğumuz son noktadır. Yol üzerinde Avrupa’nın en büyük Suzuki araba fabrikasını görüyoruz. Estergon Slovakya sınırında bir kasaba. Hoş Slovakya kıyısında kalanlarda Macar. Tuna’nın üzerinde bir çelik köprü iki ülkeyi birbirine bağlıyor. Aslında kale pek büyük bir yer değil. Ama Macarlar için önemi çok büyük. Macaristan’ın eski başkenti şu anda da ülkenin dini merkezi. Kalenin ortasında Estergon katedrali var. Atalarımız bu katedrali camiye çevirmemiş. Gözleriniz doluyor bu engin hoşgörü karşısında kendinizin ne kadar da küçük kaldığınızı hissediyorsunuz. Kilisenin içi de çok yüksek, kubbesinin işlemeleri hayranlık uyandırıcı. Öte yandan tüm Avrupa kiliseleri gibi çok soğuk ve ürpertici bir yanı var. Kale içerisinde Macar kraliyet ailesinin tahtının bir benzeri de var. Bizans İmparatorlarının pembesini andıran çok basit bir taht . Oda ise ufacık. Kalede Estergon’da bulunan tüm eski medeniyetlerin izleri basit bir müze haline getirilerek sergilenmekte. Estergon’da Tuna manzarası tüm Macaristan’da olduğu gibi çok güzel ama çok hüzünlü. Kalede tek bir yerde bile, burayı Türklerin 180 yıl hakkaniyetle yönettiğinin en ufak bir izi bile yok. Kasabanın dışına yakın Macaristan piskoposunun ikametgahı var .Burası da devasa bir yer. Visegrad Burası da adı çok anılan bir yer. İçine giremedik. Bir nevi Macar krallarının yazlık sarayı. Tunayı yukarıdan gören bir konuma sahip. Ürkütücü ormanların içerisinde bir yer. Szentendre Osmanlı zulmünden (!) kaçan Sırplar tarafından kurulmuş. Zaten girişte Ortodoks kiliseleri fark edilmekte. Estergon dönüşü rehberimizin rezerve ettiği Visegrad’daki Renaissnce Restaurant’da Macaristan mutfağının özel yemeklerinden yedik. Geleneksel Kremalı Ceylan Çorbası, Trofeas geleneksel et menüsü; hindi buda, dana biftek. Bognrtlenli, kremalı, çikolata soslu, kaymaklı, kestane tatlısı ve  güzel şarap çeşitleri eşliğinde! Üç ülke, üç şehir olarak başladığımız gezimiz beş başkent olarak sonlandı. Yoğun tempolu, keyifli bir gezi son buluyordu… Başka ülkelere yelken açmak üzere…

Bu haber toplam 194 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.