1. HABERLER

  2. YAZARLAR

  3. ORDU VE ÖĞRETMEN (İKİ)
ORDU VE ÖĞRETMEN (İKİ)

ORDU VE ÖĞRETMEN (İKİ)

Öğretmen yetiştiren kurumlar, Köy Öğretmen Okulu, Eğitmen Kursu,  Köy Enstitüsü, İlk Öğretmen Okulu, Öğretmen Lisesi, Eğitim Enstitüsü, Eğitim...

A+A-
Öğretmen yetiştiren kurumlar, Köy Öğretmen Okulu, Eğitmen Kursu,  Köy Enstitüsü, İlk Öğretmen Okulu, Öğretmen Lisesi, Eğitim Enstitüsü, Eğitim Fakültesi diyerek, durmadan statü değiştirirseniz, her isime göre yeniden yapılanma olursa, her dönem için eğitim öğretim politikası değiştirirseniz, eğitim-öğretim, Millî Eğitim olmaz. Her zaman içinden DARBECİ ÖĞRETMEN kadrosu çıkar. Öğretmeni, öğretmen gibi yetiştirmezsen,  öğretmen diplomasını görmezden gelirsen, üstelik iki yıl da formasyon almaya, arkasından KPSS sınavları peşinde koşturursan, yine de öğretmen olarak atamasını yapmazsan, sokağa terk edersen, bu doğru olmaz. Bir de suçlamazlar mı? Niye O okullarda çalıştın? Niye okullarda çocuğunu okuttun? Keşke bu soruları, dershane açtıranlara, özel okul açtıranlara sorsaydınız? Sade vatandaşları ve çocuklarını suçlamasaydınız. İşte böyle.  İçlerinden bazıları DARBECİ ÖĞRETMEN olur. Oyun oynamaya doymamış çocuğu, hem okul öğrencisi, hem dershane öğrencisi, hem de özel öğretmen öğrencisi olmaya zorlarsan, bu doğru olmaz. Devlet okulu ile eğitim öğretim işini iyi yürütmediniz. Dershane gibi bir kepazeliği ortaya çıkardınız. Apartman dairelerinde, çocukları dershane sahiplerinin insafına terk ettiniz. Olmadı. Hiç doğru olmadı. Atamasını yapmadığın öğretmen adaylarını, dershane sahiplerinin,  ayda beş on gün sigorta yapmasına, yılda dört beş maaşının ödememesine ortam hazırladınız.  Fazla çalışmalarının karşılığını alamadan, öğretmenin çalıştırılmasına göz yumdunuz.  Çocukları ÖSS, ÖSYM, KPSS gibi sınavlar peşinde koşturdunuz.  Başarılı üç beş öğretmen ve başarılı üç beş öğrenci ile halkın, velilerin gözünü boyayıp, bir de soruların cevaplarını çalarak, dershanenin öğrencilerinin, toplu başarılar elde etmesini sağladınız. Bu yapıdan DARBECİ ÖĞRETMEN çıkar. Çünkü çocuk sınavı nasıl kazandığını bilir. Aynı zamanda öğrencilik döneminde bilmeden, ayrımına varamadan DARBECİLERİN KUCAĞINA düşer. Kendisinden beklenen her türlü görevi yerine getirir. Devletinin, milletinin aleyhine yazmaya çizmeye başlar. Ülkenin eğitim-öğretim işlerini, Millî Eğitim Bakanlığı yürütür. Çocukların okutulması, yeteri kadar okulun yapılması, okullarda okutulacak kitaplar ve kitapların konuları, yeteri kadar öğretmeni, öğretmenin yetiştirilmesini, devletin işidir. Devlet okul sayısında planlamasını yapamamıştır. İkili öğretim ve daha kötüsü üçlü öğretim yapılır duruma sokmuşlardır. Geçmiş yıllarda, dersliklerde 60-70 öğrencinin olmasına neden olmuşlardır. Okulları fizik, kimya, biyoloji, laboratuarları olmadan, resim, müzik, spor salonları olmadan yapılmıştır. Okullarda felsefe, mantık, sosyoloji psikoloji dersleri okutulmaktan vazgeçilmiştir. Bu gün de böyledir. Bu aymazlıkların sonucu ortaya DARBECİ ÖĞRETMEN çıkar. Bir başka açmaz da Lise ikinci sınıfa geldiğinde, öğrencilerin sözel, sayısal, eşit ağırlık, dil, bölümlerinden birini yönlendirildiler. Liseyi öğrenci kendi alanında öğrenim gördü. Üniversiteye de kendi alanından bir bölüme yerleştirildi. Öğrenci üniversiteyi bitirdi. Bu sefer elindeki diplomaya göre bir işe yerleştirilmedi. Bu sefer öğrencinin KPSS ( kepaze ) sınavına girmesi istendi. Nasıl olacak bu iş? Sonuçta ortaya DARBECİ ÖĞRETMEN ortaya çıkar. Öğrenciye hem sözel, hem sayısal, hem dil, hem sosyal bölüm soruları soruldu. Tamam da, öğrenciye lise ikinci sınıfta tercih hakkı tanıdınız. Öğrenci iki sene lise yıllarında, dört yıl da üniversitede, kendi alanındaki konular dışındaki diğer konulara uzak kaldı. BU aymazlıktan, öğrencinin bir işe girebilecek puan alması ne kadar mümkün? Zihinler okul yıllarının her safhasında kelepçelenmiştir. Verilen görevleri eksiksiz yapmaya kilitlenmiştir. Bir anda darbeci olmuşlardır. Bir anda VATAN HAİNİ oluvermişlerdir.  Asıl suçlular, devletin eğitim öğretim görevini tam yapmamış olmasındadır.
Bu haber toplam 32 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.