1. YAZARLAR

  2. DEMİR DOĞAN KANDEMİR

  3. ÖMER İLE SAAD “2” YESÂRİ CEMÂL KANDEMİR DİYOR Kİ…
DEMİR DOĞAN KANDEMİR

DEMİR DOĞAN KANDEMİR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

ÖMER İLE SAAD “2” YESÂRİ CEMÂL KANDEMİR DİYOR Kİ…

A+A-

Hancı kızıp kükremekle kalmamış, Ömer ile Saad’i yanına aldığı gibi doğru hükümdara götürmüş.

 

Hancı, bu iki arkadaşın atlarını senin oğlun zulüm ve haksızlık ederek aldı. Senin oğluna gücün yetmiyor mu? Tercüman sana yalan söylemiş, ben gerçeği anlatıyorum, “benim söylediklerimi duymuyor musun?” demiş.

 

Nûşi Revan, hancının söylediklerinin doğru olduğunu Ömer ile Saad’e, oğlunun zulüm ve haksızlık ettiğini anlamış, Ömer ile Saad’e, bir o kadar daha ihsanda etmiş.

***

Nûşi Revan, hancıya pazara gelen bu iki kimseye söyle, “yârin sabah erken her biri şehrin ayrı kapısından dışarı çıksın” demiş.

 

İki arkadaştan biri Ömer poyraz tarafındaki kapıdan çıkarken bir ceset görmüş. Bu ceset tercümanlık ederken yalan söyleyen kimsenin cesedi imiş.

 

İki arkadaştan biri Saad güneye bakan kapıdan çıkarken bir ceset görmüş. O ceset de atları zorla alan hükümdarın oğlunun cesediymiş.

 

Meğer hükümdar, pazara gelen ve kendilerine zulüm ve haksızlık edilen iki arkadaşa adâletini gösterip oğlunu ve tercümanlık ederken yalan söyleyen kişinin darağacına çekilmesini emretmiş.

 

Sonra Ömer ile Saad bir araya gelerek gördüklerini biri birlerine anlatmışlar. Aradan zaman geçmiş ve Ömer Halîfe olmuş.

Yaratan böyle takdîr etmiş. Yaratan böyle takdîr etmiş etmesine de Ömer’de “adâleti var eden” diye tanınmış.

***

Adâleti var eden gibi haklı bir ün alan Ömer arkadaşı Saad’i, Mısır’a Vâli olarak atayıp “işlerini adâletle yerine getir ve her hakkı koru” diye emretmiş.

 

Saad, Mısır’a varıp, Mısır’ı fethetmeyi başarmış. Bir Yehûdi’nin evcinin askerî birlik için uygun olduğunu tespit edip evi Yehûdi’den zorla almış.

 

Yehûdi, “adâleti var eden” diye ün alan Ömer’e gidip olanları anlatmak ve evini geri almak için yola çıkmış. Saray içinde aradığı Halîfe Ömer’i, çalışırken bulmuş.

 

Yehûdi, “Ey İslâm Beyi! Boynum bükük olduğu hâlde senin sana geldim. Senin Vâlin Saad’den şikâyetçiyim. “Senin Vâlin, ben râzı olmadığım hâlde evimi alıp askerî kışla yaptı” demiş.

 

Yana, yakıla derdini anlatan Yehûdi’yi dinleyen Ömer bir emir yazıp yazdığı emri kemiğe dizmiş. Yehûdi hiçte hoşnut olmadığı hâlde kemiği alıp Mısır’ın yolunu tutmuş. Mısır’a vardığında kemik mektubu Saad’e vermiş.

 

Kemiği okuyan Vâli Saad telaş ve heyecan içinde Yehûdi’nin evini derhal boşaltmış. Durumu gören Yehûdi kemik mektubun boş olmadığını anlamış. Ömer, kemik mektuba şunları yazıp âdilâne dizmiş.

***

Ömer, Saad’e; Îran’a pazara at satmak için gittiğimiz de Nûşi Revân’ın nasıl adâlet ettiğini, oğlunu ve yalancı tercümanı darağacına nasıl çektirdiğini gözlerinle görüp yaşamadın mı?” diye yazmış meğer... 13.11.2017

2365-2366

 

Bu yazı toplam 193 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.