1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Ömer ile Ömür!(2)-Burcu Muynak
Ömer ile Ömür!(2)-Burcu Muynak

Ömer ile Ömür!(2)-Burcu Muynak

(Bir Öykü)       Ömür, sıkı bir Atatürkçü idi. Haberleri kaçırmaz mutlaka günlük gazete okurdu. Yaşı ilerlemesine rağmen hayata bağlılığı...

A+A-

(Bir Öykü)

1

      Ömür, sıkı bir Atatürkçü idi. Haberleri kaçırmaz mutlaka günlük gazete okurdu. Yaşı ilerlemesine rağmen hayata bağlılığı hiç azalmıyordu. Çınarcık’ta bir yazlığı vardı. Yazın oraya gider komşuları ile bahçede kamelyada otururdu. Bir zaman sonra dizleri tutmaz oldu. Yine de Aksaray’daki küçük evin balkonundan mahalleye yetişirdi. Tüm esnaf onu tanır severdi. Cuma günleri tespihini çeker, dualarını ederdi. Sağlığı el verdikçe her seçimde oy kullandı. Bayrak görünce ağlar, şehit haberlerine dayanamaz, polisi, askeri ve itfaiye erini çok severdi… Bir akşam evde televizyon izlerken felç oldu. Bir daha hiç televizyon izlemedi. Sol yanı tutmuyordu. Yine de pes etmedi. Hastane odasında hastaları güldürmeye devam etti. İyileşeyim de size çiğ börekle mantı yapayım diyordu. Tatardı. Çok güzel mantı açardı… Evine geldi. Şükretti. Hiç isyan etmedi. “Allah’ın dediği olur” dedi hep. Aylar geçti. Ölüm yaklaşıyordu. Biliyordu. Hasta yatağında "you are always in my heart" ı söylüyordu. Ayağa kalkmak artık onun için hayaldi. Ameliyat sonrası bacağındaki demirler ona yoldaş olmuştu. Ayağındaki demirlerin çıkmasını çok istiyordu. Ama hiç bilmeyecekti demirlerin çıktığını…  Çünkü demirler aldığında Ömür bilincini çoktan kaybetmişti… Evin kapısı açılınca torununa ve oğluna haykırarak ”Hoş geldiniz” diyordu. Sonra bu ses düşmeye başladı. Birkaç ay sonra haykıramadı. Kapı açılınca var gücüyle alkışlıyordu geleni. İnsanla konuşmaya hasretti… Felç bedenini perişan etmişti. Üst üste geçirilen ameliyatlar… Bir zaman sonra alkışlarda kesildi… Yatmaktan sırtı yara olmuştu. Anneler gününde boynuna en sevdiği renk olan kırmızı bir şal sardık. Rengi fark edemedi. O çalışkan zehir gibi kadın, bir çocuğa dönmüştü. Gözleri boşluğa bakıyordu. Dudakları anne babasının ismini sayıklıyordu. Bazı geceler acıdan çığlıklar atıyor uyuyamıyordu… Suyun içine atılan uyku ilaçlarıyla ölmeden önce uykulara daldı uzun uzun… Torununu tanımaz oldu. 81 yaşındaydı ama anne diye ağlıyordu… Felç geçiren tüm yaşlılarda aynı çaresiz bakışlar vardır. İnsan sesi, sıcak bir el isteyen, kendi haline acıyan, en ufak gülümsemeye muhtaç, çaresiz  bir bakış… Bilincini kaybetti. Esenyurt Devlet Hastanesi’nin yoğun bakımına kaldırıldı. Beyaz saçları dökülmüştü. İnsan doğduğu mevsimde ölür der bazıları. Ömür yazın doğmuştu. Yine bir yaz ayında ağustosun 19 unda hayata gözlerini yumdu. Morgun kapısında beklerken Bir İstanbul hanımefendisi olan Ömür’ün son halini görmek istemiyordum. Ama hayat işte mecburdum… Topkapı’da Gasilhane de gördüm ellerini yıkarken. Yüzünde huzurlu bir ifade vardı. Vasiyeti üzerine Aksaray’daki Murat Paşa Camiinde kılındı namazı. Yıllarca yaşadığı sokağa geldi naaşı. Helallik alındı tüm komşu ve esnaflardan. Duasını elinde büyüyen Mübeccel abla yaptı. Ve çok sevdiği kocasının mezarına defnedildi… Bir İstanbul ve cumhuriyet kadını olan Ömür, şimdi İstanbul’un eski filmlerine sahne olan o güzel yerde huzurla yatıyor. Hayattayken doyamadan kaybettiği kocası ile koyun koyuna… Ömür, şu boş ve sanal hayatlarımıza bir daha uğramayacak nadir insanlardan biriydi… Onun gibi insanlar yetişmiyor ne yazık ki. İşte böyle ardından bir ömürlük kadın diye yazdırıyor…      
Bu haber toplam 163 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.