1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Ömer ile Ömür! (1) - Burcu Muynak
Ömer ile Ömür!  (1) - Burcu Muynak

Ömer ile Ömür! (1) - Burcu Muynak

 (Bir Öykü)       1933 yılıydı. Mevsim yazdı. İstanbul’un Aksaray semtinde bir kız çocuğu dünyaya geldi. Ailenin tek kızıydı. Adını Ömür...

A+A-

 (Bir Öykü)

1

      1933 yılıydı. Mevsim yazdı. İstanbul’un Aksaray semtinde bir kız çocuğu dünyaya geldi. Ailenin tek kızıydı. Adını Ömür koydular. 1 erkek kardeşi ve 2 ağabeyi ile bahçeli iki katlı bir evde büyüdü. Tahta basamakları vardı evin. Gırcç diye ses çıkarırdı basamaklar… O zamanlar ortaokula gitmek bile çok zordu. Ama Ömür Şehremini’de Selçuk Kız Meslek Lisesi’nde okudu. Sur içinde yetişen Ömür her türlü ev işini, dikiş nakışı ustalıkla öğrendi. Tam bir cumhuriyet kızıydı. Gerçek muhafazakarlığın aileye ve vatana sadakat olduğunu çok iyi biliyordu…

      1950’li yıllarda Beyoğlu bir başkaydı. İstanbul’un en şık hanım ve beyleri caddede dolaşırdı. Ömür, bu hanımlara özenirdi. Dergilerden çıkardığı örneklerle dikiş makinesine oturur Zeki Müren şarkıları söyleyerek kendisine elbiseler dikerdi. Kolalı gömlekler giyilirdi. Kanaviçeli yatak örtüleri özenle yıkanır, ütülenirdi. Babası PTT’de memurdu. Babası Ömür’e çok düşkündü. Ona işten dönerken şekerleme getirirdi. Bu düşkünlük yetişkin bir kız olunca da değişmedi. Ömür, ağabeylerinin çocuklarına baktı. Onları kendi öz evlatları gibi sevdi. Yaşı ilerlemişti. Her gün eve başka bir görücü geliyordu. O zamanlar “Elektrik alamadım” sözü yoktu. Ama Ömür moda tabiriyle gelen hiçbir görücüden elektrik alamıyordu… Yaş 36 olmuştu. Aile, kızları istemedi diye onu kimseyle evlendirmedi. Sonra bir gün bir adam çıkageldi. Adı Ömer’di. Ömür’ün annesi gibi Ömer’in de gözleri gök mavisiydi. Ömer 47 sindeydi. Hiç evlenmemişti. Ömür bu dağ gibi adama vuruldu. Ömer sessiz, vakur duruşlu, Atatürk kaşlı bir adamdı. Yıllar sonra sorduğumuzda hep ”69’ da nişanlandım, 70’ de evlendim, 71’ de anne oldum“ diyerek özetlerdi bu süreci… Ömer ile Ömür kendi halinde bir evlilik yaşadılar. Bir oğlan çocukları oldu. Adını Ümit koydular. Ömer, oğlunu hep uzaktan sessizce izledi. Yüzünde hafif bir tebessümle. Ömür ise sağa sola koşturan hareketli bir kadındı. Kocasının bu sessizliğine şikayet eder ama kocası hiç kızmaz o ne derse onu yapardı… Bir gün kocasının Pierre Loti’deki mezarını ziyarette şöyle diyecekti: ”Ah be Ömer. Bir kere olsun üzseydin beni de yokluğuna alışabilseydim. Oysa sen beni hiç üzmedin. Hiç…”   Çok hastalıklar gördü Ömür. Hasta annesine, babasına, kardeşine, ağabeyine ve kocasına baktı. Bir bir sevdiklerini yitirdi.  

devam edecek…

Bu haber toplam 233 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.