1. YAZARLAR

  2. MEHMET BAYRAK

  3. Ölüm üzerinde düşünme ve ibret alma! -2-
MEHMET BAYRAK

MEHMET BAYRAK

Emekli İlahiyatçı
Yazarın Tüm Yazıları >

Ölüm üzerinde düşünme ve ibret alma! -2-

A+A-

Bir başkası “çok genç öldü” derken, öteki “yahu bugün de çok işimiz vardı” diye hayıflanıyordu. Teneşir tahtasına koydular. Elbiselerini çıkardılar. Yıkadılar, temizlediler. Elbise yerine kefen denilen düz ve sade bir kumaşa sardılar; bağladılar. Bir şeyler söylemek istedi; ancak yine onu duyan olmadı. Tekrar tabuta koydular. Bir camiye getirdiler. Birden bire hayatı boyunca camiyle arasının olmadığını fark etti. Namazda yüzü yoktu ki ezanda gözü olsun. Birkaç Cuma, bayram; birkaç kere de dostlarının cenazeleri için gelmişti.. hepsi o kadar.. Herhalde camiyle arası olmadığından olsa gerek; Camiye almadılar bu sefer. Dışarıda musalla denilen bir yere koydular. İki oğlu tabutun başına dikildi. Eşi ve kızı ötede birkaç hanım ile birlikte idiler. Gelenler, çocuklarına ve eşine başın sağ olsun deyip geri tarafa geçiyorlardı. Geçtikleri yerde kendi aralarında sohbete daldıklarını fark etti. Çok da umurlarında olmadığına şaştı. Biraz sonra cemaat namazdan çıkınca tabutun arkasına saf tuttular. Hoca geldi. Safların düzeltilmesini tavsiye etti. Ölümle ilgili birkaç söz söyledi.  “hoca, sen dur. Ölümü ben anlatayım” diye seslendi ancak duyan olmadı. Tabutu omuzladılar. Arkadan gelenleri görüyor ve duyuyordu. İşlerden, çocuklardan, paradan, evden.. kendisinin de düne kadar büyük bir hevesle konuştuğu konulardan bahsediyorlardı.  Eşi ve çocuklarının gözlerinde yaş damlaları vardı. Hüzünleri yüzlerinden okunuyordu. Kendisi için açıldığını fark ettiği mezara geldiklerinde irkildi. “hayır” diye haykırdı; “beni buraya koyamazsınız” Cesedini alıp kabre koydular. Yönünü kıbleye doğru çevirdiler. Birden bire hayatı boyunca kıbleye dönmediğini fark etti. Gönlünü dönmediği kıbleye cesedini çevirmelerine hayret etti. Lahit kısmını tahtalarla kapattılar. “yapmayın” diye bağırdı. “beni burada hapsedemezsiniz.. nefessiz kalır, ölürüm”! Duymadılar, üzerine toprak atmaya başladılar. Ne kadar da hevesle ve gayretle toprak atıyorlardı. Sanki “iyi ki ölmüş. Üstünü sıkıca örtelim de kalkamasın bir daha” der gibi çalışıyorlardı. Biraz sonra toprak atmalar durdu. Mezar tamam olmuştu. Üzerine bir miktar su döktüler.  Hoca Ya-Sin okumaya başladı. Bütün sesler sustu. Yasin bitti. Dualar edildi. Sonra ayak sesleri işitti; herkes gidiyordu. “lütfen” diye inledi; “lütfen gitmeyin. Beni burada yalnız bırakmayın”  İlginç bir ses duydu. Hoca kendisine telkin veriyordu: “ey filan oğlu falan.. hayatın boyunca yaşantını şekillendiren o kutsal ahdini hatırla. Hani şöyle iman etmiştin:   O Allah tek ilahtır. Başka ilah kabul edilemez. Ve Muhammed sav O’nun kulu ve rasuludur. Ve hayatını bu ikrar üzere geçirmiştin…” Sözler devam ediyordu ancak fark etti ki bu söylenenler her kelimesiyle doğru idi ancak kendisiyle ilgisi yoktu. Hayatını bu söylenenlere göre yaşamamıştı. Pişmandı ancak bu son pişmanlık olmayacaktı. Birden ortalığı göz kamaştıran ışıklar kapladı. Her taraf ışık olmuş gibiydi. Ve karşısında iki varlık gördü. Daha önce hiç bu kadar heybetli ve korku veren varlık görmemişti. Korkunç değillerdi. Filmlerde seyrettiği canavarlara benzemiyorlardı ancak içi hiç olmadığı kadar korkuyla dolmuştu.Gelenlerden biri sordu: “Söyle bakalım. Rabbin kimdir; hayatını kimin kurallarına göre düzenledin?”  Hocanın sesi geliyordu, hala. “hatırla ki Rabbin Allahtır; peygamberin Muhammed as dır…” Ancak diyemedi. “Rabbim Allah’tır” diyemedi. Gelen iki meleği kandıramayacağını çok iyi anlamıştı. Gerçeği, yalnızca gerçeği duymak istiyorlardı.  Sorular devam etti:  “Peygamberin kimdir? Hayatın boyunca kimi kendine rehber ve örnek edindin? Kimin arkasında yürüdün?” Hayatı bir film şeridi gibi geçti gözlerinin önünden.. kendi kendini seyretti. Bu seyir kaç saat sürdü, fark etmedi. Sanki bütün hayatını yeniden yaşamış kadar uzun geldi. Ancak üçüncü soru gelince anladı ki saniyeler geçmişti sadece.  “dinin nedir? Hayatını hangi kurallara göre yaşadın?” “kitabın nedir? Hayatını hangi anayasaya göre şekillendirdin?”

 

Bu yazı toplam 226 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.