1. YAZARLAR

  2. ALİ AYDEMİR

  3. OKUL ANILARIMDAN
ALİ AYDEMİR

ALİ AYDEMİR

YAZAR
Yazarın Tüm Yazıları >

OKUL ANILARIMDAN

A+A-

 

OKUL ANILARIMDAN (OKUL MÜDÜRÜ HÜSEYİN GÜNER'İN TOKADI)

            Cumhuriyet İlkokuluna 1962 yılında bitirmiş, arkadaşlarımla birlikte orta okula gitme heyecanı sarmıştı. Kayıtlar için vesikalık fotoğraf çektirmemiz gerekiyordu.Yanılmıyorsam,o zaman ki fotoğrafçı rahmetli Hasan Ayak'a fotoğraf çektirirken ceketi ve kravatı başkasından ödünç almıştım.

            Okullar açılmış bizlerde heyecanla okula devam etmeye başlamıştık. Orta okulda herkesin çekindiği başta okul müdürümüz rahmetli Hüseyin GÜLER, Fransızca öğretmeni Fevzi TEOMETE  ve Türkçe öğretmeni Remzi Bey' di.

            Hele Fevzi Bey acımadan, vicdansızca dayak atardı. Kendisi yorulsa sınıf başkanına değneği verir, O na dövdürürdü. Sınıf başkanı arkadaşların ellerine değneği hafif vurduğu zaman alır, sınıf başkanına var gücüyle vururdu.

            Tarih dersimize giren okul müdürümüz rahmetli Hüseyin GÜNER 'in ilk derslerinden biriydi. Almanya konusunda bir soruyu tahtaya kalkanlara sormaya başladı. Soruyu cevaplamayanlara birer tokat vurup yerlerine gönderiyordu.

            Sınıfımıza Kozaklıdan nakil gele Yaşar YALÇINER adında arkadaşımızı tahtaya kaldırdı. Yaşar, söze öyle bir üslupla başladı ki; hepimiz şaşırmıştık. "Arkadaşlar! Şimdi sizlere Şarklen  Krallığını anlatmaya çalışacağım. Beni dikkatli dinlerseniz ve eksiklerimi tamamlarsanız, çok memnun olacağım." demesi üzerine Müdürümüzün de bu hitap şekli hoşuna gitmişti. "Aferin oğlum. Devam et." deyip kolların bağlayıp beklemeye başladı. Yaşar arkadaş heyecanlı bir şekilde anlatmaya başladı. Duraklayıp bekledi. Ne kadar uğraştıysa sonunu getiremedi.Canı sıkılan Müdür, yavaş yavaş Yaşar'ın yanına varıp; o meşhur küfürlerinden birini savurup, enseye okkalı bir tokat yapıştırdı.

            Yaşar, yerine geçerken; suratını ekşiterek ve ensesini ovalayarak yerine otururken; ne kadar kendimizi gülmemek için zorladıysak; sesli gülmeyi engelleyemedik. Beni tahtaya kaldırdı ve Yaşar'a sorduğu soruyu bana da sordu. Şarlken'in çocuklarının isimlerini saymamı istedi. Pepe, Loter ve Philip isimlerinden ikisini söyledim. Korku yüzünden birinin ismi aklıma gelmedi.

            Alışkın olduğumuz sözlerden birini söyleyerek öyle bir tokat patlattı ki; sınıfta tüm nefesler tutulmuştu. Yerime oturdum ama sol yüzümün davul gibi şiştiğini hissediyordum. Yanımda oturan Hasan KOYUNCU, gülmemek için dudakların ısırıyor, kafasını yerden kaldırmıyordu. Arkadaşlarıma karşı mahcup olmam ve yüzümde ki ağrı ve şişkinlik adeta beni eritiyordu. başka bir arkadaşın tahtaya kalkmasını fırsat bilerek, kafamı kaldırdım,arkadaşların dikkatleri üzerimden kalkmıştı. Elimi yavaşça tokat yediğim yüzüme dokundum. Dokunmamla yüzümde ki şişliğin kaybolduğunu hissettim.

            Çok sevdiğimiz ve örnek aldığımız bu değerli müdürümüz Hüseyin GÜNER' i son zamanlarında ,bilhassa öğretmenler gününde ziyaret ederdik.En son ziyaretimde, bu tokat olayını kendisine anlattığımda acı bir gülümsemeyle beni  bana sarılmış ve tokat attığı yüzümden öpmüştü.

            Bu güzel insanı rahmetle ve şükranla anıyorum. Ruhu şad olsun.            

                                                                                  Ali Aydemir. 28.01.2018. Mucur

Bu yazı toplam 358 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.