1. HABERLER

  2. SPOR

  3. ÖĞRETMEN ANNEM
ÖĞRETMEN ANNEM

ÖĞRETMEN ANNEM

      Kırşehir yöresinde halk “ Kirpi yavrusunu ‘pamuk tüylüm!’ diyerek severmiş!” veciz -özgün- sözü çok kullanır. Çocuğunun evrensel...

A+A-

      Kırşehir yöresinde halk “ Kirpi yavrusunu ‘pamuk tüylüm!’ diyerek severmiş!” veciz -özgün- sözü çok kullanır. Çocuğunun evrensel yönünü keşfeden ilk uzman annedir. Anneler doğurduğu çocuğundan mutlaka -nev-î şahsına münhasır- bir özellik ve güzellik bulur. Dolayısıyla evlâdının bu tarafını çok beğenir. Çevresinde bu yönüyle de tanınmasını ve anılmasını ister. Yine Kırşehirli’ler derler ki: “Kız anadan öğrenir gergef dizmeyi; oğlan babadan öğrenir sokak gezmeyi.” Bu veciz söz de bize ‘ister diplomalı-ister diplomasız’ olsun,  annenin, öncelikli mesleğinin ‘aile öğretmeni’ oluşu, yani ‘eğitmenliği’dir.      

     Bizim kuşaktaki çocukların (uşakların) cumhuriyet öncesi doğumlu anneleri, “Kız kısmı okumaz!” cehaleti nedeniyle, mektep-medrese görmemişler. Psikoloji, Pedagoji, Sosyoloji, Mantık, Felsefe ve Din Kültürü nedir, müfredatı neden bahseder bilmezlerdi. Zira konu çocuk eğitimi olduğunda -analık duygularıyla donanımlı oldukları için- tüm hünerlerini sergileyip, vatanına-milletine hayırlı evlât yetiştirmenin maharetini ortaya koyarlardı. İlkokula başladığımda saçım kestane kızıllığında (sarı-kır-boz); yüzlerimde onlarca nokta-nokta benek (çil)  olan; cüsse itibariyle çelimsiz (cılız) bir çocuktum. Aynaya baktığımda kendimi diğer çocuklardan farklı ve çirkin görürdüm. Mecbur olmadıkça toplum içine kolay-kolay çıkmazdım.  Okula gitmekten çekinir ve okuldaki çocuklar tarafından alaya alınır, aşağılanırdım. Dolayısıyla çok çekingen ve son derece utangaçtım. Çocukluğumda beni en çok etkileyen ve rahatsız eden sözlerden birisi de köylü kadınların yüzüme (suratıma) tükürürcesine “Tû-tû! Selver bacı oğlun da çok çirkin! Senin bu oğlunu da acaba alan olur mu?” demeleri. Meğer sonraları öğreniyoruz ki köylü kadınların yöresel bu ifadeleri, bir iltifat ve aynı zamanda bir temenni, bir dua imiş. Anam da: “Cicisi (ablası) oğlum çirkin amma sesi çok güzel, size bir türkü söylesin de dinleyin!” der ve bana hep türkü söyletirdi.Sesim güzeldi amma TRT’ye astsolist olamadım. Fakat  o Kurumun mikrofonlarının başına ‘paşa-paşa oturup’  (yüzlerce dakika) tüm medenî aleme ilmimi sesimin güzelliği sayesinde  ilettim. (Bütün bu anlattıklarım bir övünme değil; annemin, sorunlu, kompleksli, 18 yaşına kadar köyde çobanlık yapan, toplum dışı yaşayan oğlunun eğitiminde üstlendiği rolüne ve yavrusunun ufkunu açmasındaki azim, irade ve kararlı performansına örnektir.) Halk Bilimi alanında kabûl görmüş alaylı kaynak kişi olarak, bir çok açık oturum, konferans ve sair programların konuğu ve konuşmacısı oldum. Amma ve lâkin içimde acı bir uktedir: Ben öğretmen de olamadım… Kimya mühendisi olan kızıma: “Sana öğretmenlik daha çok yakışır!” deyip; öğretmenliği ikinci meslek seçmesinde etkili oldum. Bir örnek olması için ailemdeki annelerin eğitim düzeylerini, yani artılı başarı grafiğini sıralıyorum: Benim annemin okuması yazması hiç yoktu. Demin söyledim: Mükemmel bir eğitimciydi. Yöresel deyimle demem gerekirse: “Hayat Üniversitesi mezunu”ydu. Nam-ı diğeri: “Çarıklı Erkân”.  Eşim iki çocuk annesi,  ilkokul mezunu (üniversite donanımlı) ve üç çocuk annesi kızım pedagojik formasyonlu üniversite mezunu… Annelikteki asıl  ödevleri: Hem aile içinde ve hem de toplum içinde etkili örnek öğretmen oluşları…       Sözün özü: Dostlarım! Tekrar ediyorum: Öğretmen öz anne gibidir; mesleği kutsaldır. Öğretmen adaletiyle, asaletiyle, bilgi, görgü, örnek alınacak davranış özellikleriyle toplum içinde daima önde ve daima önderdir. Öğretmen vefakârdır, fedakârdır.  Öğretmen eğilmez… Öğretmen kırılır; fakat yine asla eğilmez.  Öğretmen el öpmez; öğretmen eli öpülendir. Anne ise her şeyden önce çocuklarının okul öncesi temel eğitim ve öğretimindeki tüm başarılara imza atan: En baştaki, yani “Başöğretmen”dir.  Hem eli, hem de ayaklarının altı öpülendir. Unutmayınız! Tüm öğretmenlerimin ellerinden üstün saygıyla öpüyorum. 24 Kasım öğretmenler gününüz kutlu olsun efendim. Hoşça kalınız.            
Bu haber toplam 278 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.