1. YAZARLAR

  2. ALAATTİN KARAER

  3. Notre Dame’ın Kamburu Müzikali
ALAATTİN KARAER

ALAATTİN KARAER

SANAT KALEMİ
Yazarın Tüm Yazıları >

Notre Dame’ın Kamburu Müzikali

A+A-

sanat kalemi

alaattin-karaer--kose-yazisi-085.jpg

   Bale, belli figürlere, adım atışlara dayalı dans ve müzikli gösteri türüdür.

   Bale dansı, müzik, duygu ve dekor sanatlarının ileri standart da birleştirilerek kullanan bir tiyatro gösterisi olarak tanımlanabilir. Asıl eleman olarak kullanılan dans aslında İtalyanca “dans” anlamına gelen “balo” ya da “balletto” sözcüğünden türetilmiştir.

   Bale uzun yıllar süren bir eğitimle öğrenilir, çoğunlukla müzikli yapılır. Erkek dansçılara “balet”, kadın dansçılara “balerin” denir. Balede tayt, mayo ve “tütü” denilen özel etek ve bunun gibi giysiler kullanılır. Bale terminolojisinde ayakların tam parmak ucunda durmasını sağlayan ayakkabıya “point” ya da “puant” denir. Bale yapılmadan önce kaslar yırtılabilir ya da vücudun bir yeri incitilebilir.

   Sekiz dokuz yıl oluyor. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuştum. Tosca operasıyla ilgili yazım üzerine, o zaman ki, Ankara Devlet Opera ve Balesi Müdürü Sayın Erdoğan Davran telefonla arayarak teşekkürlerini bildirmişti ve arkasından da o yıl,  sezonun son gösterisi “Victor Hugo’nun ölümsüz eserinden uyarlanan “Notre Dame’ın Kamburu” isimli Bale’ye davet ettiğini söylemişti. Gelip gelmeyeceğimizi bildireceğimi söyleyerek teşekkür etmiştim.

     Çatmıştık. Bu işten kurtuluş yoktu artık. Sayın müdür bey kafaya koymuştu. Opera ve baleye beni alıştıracak ve sevdirecekti anlaşılan.

     Opera gibi bale’ye de ilk gidişimdi. Görmüşlüğüm televizyondan veya filmlerden ileri gitmemişti. Söylene söylene gitmiştim.

     Yıllar önce okumuştum Victor Hugu’nun Notre Dame’nin Kamburu eserini. Gerçekten muhteşemdi. 1998 yılı sonunda, eşimle Paris’e gittiğimizde kitapta geçen kiliseyi de gezmiştik. O sıralar restorasyon çalışması yapılıyordu. Oda muhteşem bir yapıydı.

     Sözü fazla uzatmayalım. Sayın Erdoğan Davran’la, kardeşi Koreografi ve Libretto Armağan Davran’la da tanışmamız ve sohbet sonrası Bale’yi izlemek üzere salona geçmiştik.

     Bugüne kadar çok sayıda müzikalde esin kaynağı olan eserin konusu kısaca şöyleydi:

     Claude Frollo adlı bir papaz kilisenin önünde bir bebek bulmuştur. Çok çirkin bir bebek olduğundan ona  “eksik-tamamlanmamış” anlamına gelen Quasimodo ismini verir. Quasimodo büyüyünce ise papaz ona zangoçluk görevi verir.Bir süre sonra zilin sesi nedeniyle Quasimodo sağır olur. O sırada bir gün Esmeralda adında çok güzel bir kızla tanışır. Kız bir çingenedir. Ama aslında Esmeralda dünyaya bir çingene olarak gelmemiştir.Çingeneler onu küçükken kaçırmış ve yerine sakat bir çocuğu bırakmışlardır bu çocuk ise Quasimodo’dur. Esmeralda genç ve güzel bir kızdır Quasimodo’nun onu görüp aşık olasıyla olaylar karışır. Çünkü papaz Claude Frollo’da bir din adamı gibi yaşamaktan bıkmıştır ve Esmeralda’ya duygular beslemektedir.

     Esneralda’nın kalbini ise soylu ve zengin bir ailenin kızıyla  nişanlı olan yakışıklı subay Phoebus çalmıştır...

     Evet! Görmeden karar verilmezmiş!

     Şu gerçeği görüyor insan, sonradan tiyatrocu, sinemacı olunur. Ancak bale sanatçısı olunmaz. Ağaç yaşken eğilir sözü örneği. Çocuk yaşta bu eğitim alınmadığı sürece bale sanatçısı olunmayacağı gerçeğini görmüş ve anlamış oldum.

     Muhteşem bir sahne… Birbirinden güzel hareketler tek kelimeyle muhteşemdi. İki saat izleme süresince çoğu seyirciler ayakta izlemekten yorulmadılar. Alkışlamaktan kollarımız yorulmuştu.

     Bu eserin bale şeklinde yorumlanmasının dünyada ilk olduğunu, eserin dünya prömiyeri 24 Mart 2011‘de Ankara Devlet Opera ve Balesi  sanatseverlerle buluştuğunu da öğrenmiştik. Tamamen Türk prodüksiyonu olan gösteri Cesar Pugni’nin eserlerinden bazı kesitler ile Bujor Hoinic’in besteleriyle süsleniyordu.

     Eserin hazırlık aşamasında, bale, orkestra, teknik ekip olmak üzere yaklaşık 130 kişi çalıştığı belirtiliyordu.

     Armağan Davran ile Volkan Ersoy´un koreografisini yaptığı ve librettosunu yazdığı Bale, yazarak anlatılmaz seyrederek yaşanırdı.

     İlk fırsatta izleyin. Kaçırmayın demiştim!

     İşte fırsat ayağımıza geldi.

     27 Şubat 2019 Çarşamba günü, saat 19.30’da, “Notre Dame’nin Kamburu” Müzikali olarak ilk defa, Kırıkkale İl Kültür Turizm Müdürlüğü Kültür Merkezi’nde sanatsever seyirciyle buluşuyor.

     Uyarlayan: Vural Bingöl, Erman Yaman.

     Yönetmen: Vural Bingöl.

     Oyuncular: Vural Bingöl, Kamala Mustafayeva, Erhan Yaman, Andrea Primavera, Murat Yaşar Özdemir, Ayça Ergun, Can Öz, Bahtiyar Öz, Bahtiyar Tamer Aksu, Alaattin Bahar, Nilüfer Ömürlü, Göker Yıldız, Özden Ulusoy…

     Dediğim gibi daha önce, Ankara Büyük Sahnede seyretmiştik, Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının sahnelediği Bale’yi…

     Yine de özel tiyatroya katkı olmasından dolayı, Viktor Hugo’nun ölümsüz eseri için biz biletlerimizi aldık.

     Sakın kaçırmayın diyorum!!!

   Satış Noktaları:

     Bilim Kırtasiye (Merkez)

     Hatır Kahvesi (Podium)

     Bilet Satış & Rezervasyon: 0.506. 673 48 58 / 0.549. 970 07 75

Bu yazı toplam 938 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.