1. HABERLER

  2. OTOMOBİL

  3. Neşet ERTAŞ
Neşet ERTAŞ

Neşet ERTAŞ

“Bozkırın Tezenesi” “Ne söyleyeyim şu dünyanın halına, Dağlar ayrı ayrı çöl ayrı ayrı. Şu insanlar bölüşmüşler dünyayı, Hudut ayrı...

A+A-

“Bozkırın Tezenesi”

“Ne söyleyeyim şu dünyanın halına,

Dağlar ayrı ayrı çöl ayrı ayrı.

Şu insanlar bölüşmüşler dünyayı,

Hudut ayrı ayrı yol ayrı ayrı.”

 

Türkü demek; Neşet Ertaş demek!

Bağlama demek; Neşet Ertaş demek!

Yoğun bakıma alındığını duyduğum an, içim  cız etmişti.

Tarih; 25.Eylül.2012

Sabah çıktığım yürüyüşte, cep telefonumun radyosundaki haberlerde bir şey duymamıştım. Birkaç saat sonra telefon eden arkadaşım telefonda söyledi; Neşet Ertaş ölmüş!

Kendi deyimiyle ‘Garip’ ölmüştü.

“Zahidem”, Mühür Gözlüm”, Gönül Dağı”, “Garibin dünyada yüzü gülmez”, Karadır bu bahtım kara” Zülüf dökülmüş yüze”… daha niceleri…

Kırşehir-Çiçekdağ’da doğan sanatçımızın, türküleri dillerden düşmeyecek!   

Ah yalan dünyada, yalan dünyada, yalandan yüzüme gülen dünyada... Bu unutulmaz sözlerin sahibi Ozan, Kırşehir abdalı, bozkırın tezenesi, türkü baba  Neşet Ertaş;

Süleyman Demirel'in cumhurbaşkanlığı döneminde kendisine verilmek istenen devlet sanatçısı unvanını;. “Hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor.” diyerek kabul etmemiştir.

neset ertasSanatçıların politik olabileceğini ama kendisinin hayatının hiçbir döneminde politik olmadığını, tek görüşünün birlik, sevgi ve kardeşlik olduğunu ifade eden Ertaş :

''Ömrü hayatımda bir kez bile oy kullanmadım. Gençlik zamanlarımda bir kez sandık başına gideyim dedim, oy vermediğim tarafları karşıma alacağımı düşünerek yolun yarısından geri döndüm. İnsan ayrımı yapamadığım için oy kullanmıyorum. Çünkü oy verince insan ayrımı yapabileceğim düşüncesine kapılıyorum. Sağcının da solcunun da davetine giderim. Bu Neşet Ertaş'ın tarzıdır. Çünkü nereye gidersem gideyim ben kendi teklifimi söylerim. Zamanında siyasetle ilgili çok teklifler geldi ama ben istemedim. Sayın cumhurbaşkanımızdan özür diliyorum ama beni cumhurbaşkanı seçseler bile kabul etmem.''

Ertaş, sanat hayatı boyunca hayranları sayesinde birçok mutluluğu tatma fırsatı bulduğunu, yapmak istediği her şeyi yaptığını ama TRT'de program yapamadığını ifade ederek;

''Ben ve benim gibilere TRT kapısını tam olarak açmadığı için özel kanallardaki şov sanatçılarının yanında programlara çıkmak zorunda kalıyoruz. Bizim vergilerimizle yayın yapan TRT, benim gibi sanatçıları sadece bir programda konuk etmekle kalmamalı, devamlı bir program vermeli. Sazı ve sözü dinlenir ozanlar o programda dönüşümlü olarak yer alırsa, bu sayede sesleri yeni nesillere direkt ulaşabilir. Bu nedenle TRT'den şikayetçiyim, hayatımda çok isteyip de olmayan şey budur herhalde.''

Neşet Ertaş, kimilerine göre sazın ve sözün üstadı, kimilerine göre yüzyıllardır devam eden abdal geleneğinin en ünlü temsilcisi. Yazar Yaşar Kemal onu ''Bozkırın Tezenesi'' olarak tanımlarken, O ise bütün ününe ve imkanına rağmen,  kendisini ''garip'' olarak tanımlamaya devam etmiştir.

Bugün; Kültür Merkezi’nde saat 20.00’de adına düzenlenen geceye  türkülerini “Ustalar Topluluğu” dan dinlemeye gideceğiz.

25 Eylül 2012 tarihinde aramızdan ayrılan, “Vasiyetimdir, beni babamın ayakucuna defnedin” diyen sanatçının cenazesi Kırşehir’de babasının yanında ebediyete uğurlanmıştı.

Gücünü Anadolu’nun topraklarından alan, ne paraya, ne şöhrete ihtiyaç duymayan, kalabalıklardan köşe bucak kaçan, ancak sevenlerin yüreğinde olan, dillerden düşmeyecek türküleriyle ismi yıllarca yaşayacak olan “garip” mekanın cennet olsun!

Bu haber toplam 423 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.