1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Neee 29 mu? (Konuk Yazar-Pınar Şeker)
Neee 29 mu? (Konuk Yazar-Pınar Şeker)

Neee 29 mu? (Konuk Yazar-Pınar Şeker)

İnsanoğlu doğar, büyür, ölür… Ben bugün büyüdüm,  bir yıl daha kat etmenin sevinç ve hüznünü yaşıyorum. Bir yanda hatırlanmanın ve kucağımı...

A+A-

İnsanoğlu doğar, büyür, ölür… Ben bugün büyüdüm,  bir yıl daha kat etmenin sevinç ve hüznünü yaşıyorum. Bir yanda hatırlanmanın ve kucağımı hediyelerle doldurmanın verdiği mutluluk diğer yanda ise bir yıl daha geride kaldı “elde ne var, sıfır” melankolikliği… Otuza merdiven dayarken zannettim ki “hey gidi yıllar ne güzeldiniz” diye hayıflanacağım ama inanın geçmişe baktığımda sıkılıp geri döndüm... Çünkü 'güzel' ne varsa bugünde… Her ne kadar ilkbahara aşık olsam da, kış velediyim ben… Karlar düşerken ağlamaya başlamışım, dünyaya geldim diye… Çok enteresan değil mi? Bir hakkım var “Yaşam Hakkı” daha mini minnacık bir bebekken birey olmuşum, herkes gibi yaşamayı sevmiş,  tutunmuşum ufacık parmaklarımla hayata. Dedim ya ilkbahara aşığım diye, ayrıdır bahar; kuşların sesi, çiçeklerin kokusu, güneşin göz alan rengi ve tabi çocuk sesleri… Hepsi bir olup bir can tomurcuğu oluşturup atlar sanki içime, dağ bayır gezme, kahkahalarla melodi yazma, aşık olma zamanıdır bahar, laf aramızda ben her bahar aşık olurum. Bugün de ona benzer bir heyecan ve mutluluk var içimde işte… Çok mutluyum çünkü yaşlanıyorum:) şaka bir yana bu kadar yıl havadan düşenleri kapabildiğim için çok mutluyum, kendi yolumu çizdiğimde anladım, zamanın ne kadar kısa ve acı doluda olsa tadından yenmeyen bir tatlı olduğunu… Oysa 'gençlik' evrende bir zaman dilimi değil tamamen zihinsel bir olgu, bırak saçlara kar yağsın, kaz ayakları göz çevrene yerleşsin, gözler hala güzel bakıyor ve güzel görüyorsa gençsin, ileri ufuklara bakabiliyorsan, hayal gücünü uçsuz bucaksız dağlara taşıyorsan yaşıyorsun. Bırak hayat pınarın aksın gitsin… Eğer söylediğim hiç bir şeye sahip değilsen taze bir tomurcuk da olsan yaşlısın. Rüzgara kapılıp salınmaktır yaşamak, aklına geleni yapmak, mahalle baskısından kopmak… Mesela bir erkeğe evlenme teklif etmek, bir anda karar verip yalnız başına tatile çıkmak, ya da gece yağmur altında koyu mavi denizde yüzmek…  Zaten her şey aynı değil mi? Bir fark olsun o da senden olsun… Ne demiş şair; Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. “O olmazsa yaşayamam” demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. İşte bu kadar yaa, yaldır yaldır dalmak lazım bazen hayata, kral benim diye haykırmak… Herkesin kendi filminin esas oğlanı ya da esas kızı olduğunun farkına varmak, o denli artist olmak yani… Eee arada aylaklık da iyidir tabi, hımbıl hımbıl kanal arası zap yapmak gibi: ) Hem ben niye bugün çalışıyorum yaw doğum günü çocuğu değil miyim? Saçma sapan her güne tatil koymak yerine kişiye özel tatil olsa ya, devletin vatandaşa armağanı : ) Beni unutanlara hatırlatma mesajı olan bu yazı, aslında 29 yıllık hayatımda kendime verdiğim en anlamlı hediyeydi ve eğer bir dilek tutacaksam bu her zaman HAYVANLARA YAŞAMA HAKKI ve ÖZGÜRLÜK olacaktır. Canlı sevmeyi öğrenmemiz dileğiyle…

Bu haber toplam 386 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.