1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Nedir Bu Beta Dedikleri?
Nedir Bu Beta Dedikleri?

Nedir Bu Beta Dedikleri?

Havaların serinlemesi ve yağışların artması ile gelen kış mevsimi solunum yolu hastalıklarını da beraberinde getirerek bu hastalık grubunun ön plana...

A+A-

Havaların serinlemesi ve yağışların artması ile gelen kış mevsimi solunum yolu hastalıklarını da beraberinde getirerek bu hastalık grubunun ön plana geçmesine neden oldu. Akut farenjit, larenjit, bronşit, pnömoni (zatürre) bu enfeksiyonlardan en sık görülenleridir. Bunlar arasında da en fazla karşılaştığımız akut farenjitlerdir. Çoğumuz ya da çocuklarımız yılda iki veya daha fazla farenjit olduğu için farenjiti az çok biliriz. Akut farenjite neden olan mikroorganizma ve hastalığın klinik bulguları yaş gruplarına göre farklılık göstermektedir. Bebeklerde ve 3 yaş altındaki çocuklarda akut farenjit nedeni hemen çoğunlukla nezle, grip etkeni olan viruslardır. Daha büyük çocuklarda ve adolesanlarda Grup A Beta Hemolitik Streptokok (GABHS) daha sık görülmeye başlar. Beta mikrobu diye anılan bu mikrop halk tarafından iyi bilinmekte, anne ve babalar yanında öğretmenler, kreş yöneticilerinde de büyük korku yaratmaktadır. Tıbbi araştırmalar bu çok korkulan mikroorganizmanın tüm üst solunum yolu enfeksiyonlarının ancak % 30'unda etken rol oynadığını göstermektedir. Streptokokal farenjitin görülme sıklığı Eylül ayından itibaren artmaya başlayarak, kış aylarında en yüksek seviyeye çıkar. Hastalığa her yaş grubu duyarlıdır. Hasta kişinin sekresyonları ile veya kontamine olmuş yiyeceklerle temas durumunda kapalı, kalabalık ortamlarda (okul, kreş, enstitü, ordu gibi) yaygınlaşması kolaylaşır. Bir aile bireyinde hastalık görüldüğünde diğer bireylerin yaklaşık % 20'si yani 5 te biri enfekte olabilir. Hastalık ani başlangıç gösterir. Ateş, yutma güçlüğü, başağrısı önde gelen bulgulardır. Bu bulgular yanında bulantı, kusma, halsizlik, huzursuzluk, yutma sırasında ortaya çıkan kulak ağrısı da bulunabilir. Boynun her iki tarafında yer alan ve vücudun korunma sisteminde görevli lenf bezlerinde şişme ve duyarlılık olabilir. AGBHS aynı zamanda kızıl hastalığının da etkenidir. Streptokokal farenjitte de bazen kızıla benzer vücutta yaygın olarak kırmızı minik noktalar şeklinde döküntü olabilir. Kızılda döküntü farenjitten farklı olarak daha yaygındır ve vücut kıpkırmızı görülür, ağız kenarında döküntü olmaz, dilde çilek dili olarak adlandırdığımız hafif şiş ve kırmızı zemin üzerinde beyaz noktalar şeklinde olan bir görünüm mevcuttur. Ateş 39 - 40o C ‘a kadar çıkabilmekte ve uzun süre yüksek seyretmektedir. Ancak 3 yaş altında çocuklarda ateş olmayabilir veya 38 - 38.5o C düzeyinde seyredebilir. Tam tedavi edilmemiş farenjit bazen orta kulak iltihabı, sinüzite, nadiren de zatürreye neden olabilmektedir. Geç dönemde ise akut romatizmal ateş ( %2-3) ve akut glomerulonefrit diye adlandırılan böbrek hastalığı (%10-15) korkulan komplikasyonlarıdır. Streptokoksik farenjit 3 - 5 günde iyileşen hastalık olmasına karşın bu komplikasyonları nedeni ile önem taşır. Bundan dolayıdır ki hastalık tespit edildiğinde tedavi (bakterinin ortadan kaldırılması) şarttır. Tedavide ilk tercih ettiğimiz antibiyotik penisilinlerdir. Ancak tedavi başlanmadan önce boğaz kültüründe AGBHS varlığının gösterilmesi gerekmektedir. Boğaz kültür sonucu çıkana kadar tedavi bekletilebilir. Bunun komplikasyonların gelişmesine bir etkisi olmayacaktır. Çok az olguda tedavi sonrası bulgular olmadan boğaz kültüründe üreme olabilir. Bu taşıyıcılık olarak adlandırılır. Bu hastalarda eğer önceki tedavi düzenli uygulandı ise yeniden tedaviye gerek yoktur. Antibiyotiklerin gereksiz ve yersiz kullanımının çok sık olduğu ülkemizde bu hastalık grubunda da aileler çoğunlukla doktora danışmadan eczaneden en pahalı ilacı almakta, bazen de tam tedavi süresini doldurmadan ilacı keserek bakterilerin ilaca direnç kazanmasına neden olmaktadırlar. Halbuki penisilin tedavisi hem ucuz hem de kısa süreli tedavi sağlar. Çocuğunuzda streptokoksik farenjitten şüphelendiğinizde lütfen öncelikle doktora danışınız ve daha sonra boğaz kültüründe AGBHS tanısı kesinleştiğinde doktor önerisi ile antibiyotik başlayınız. Biliyoruz ki gereksiz kullanılan her ilaç vitamin bile olsa vücudun bir dokusunda (özellikle karaciğer ve böbrekte) zarara neden olma potansiyeline sahiptir. Bu hastalık kullanılarak bir çok kurum anne ve babaları yanlış ve gereksiz uygulamalara yönlendirmektedir. Örneğin kreşlerde aylık Beta mikrobu taraması amacıyla yapılan boğaz kültürü uygulaması hiçde az karşılaşmadığımız bir durumdur. Hastalık bulgusu olmayan çocuklarda yapılan boğaz kültürlerinde tesadüfen veya çocuk taşıyıcı olduğu için üreyen Beta mikrobu aileye panik yaşatarak gereksiz antibiyotik kullanmasına neden olmaktadır. Bu uygulama gereksizdir ve tek katkısı aileye ekstra maddi yük getirmesidir. Aileler isterlerse bunu reddetme hakkına sahiptir. Bir de özel tedavi kurumlarında tedavi sonrası rutin boğaz kültürü uygulaması vardır ki bu da diğeri gibi sadece maddi yük dışında bir yarar sağlamaz. Bu hastalık konusunda dikkat etmeniz gereken hastalığın bulgularını iyi tanımladıktan sonra doktorunuza başvurmak ve gerek görüldü ise verilen antibiyotiği uygun dozda ve süre içinde kullanarak komplikasyonların gelişmesini önlemektir. Bir kez komplikasyon geliştiğinde çocuk çok uzun yıllar (en azından 18 yaşına kadar) aylık penisilin tedavisi alacaktır ki buda hiç hoş olmayan bir uygulamadır. Bu nedenle en iyi yol hastalıktan çocuğunuzu ve ailenizi korumak olacaktır. Korunmak için neler yapılabilir: 1) Çocuğunuzun yüzünden öpülmesine izin vermeyiniz, kendinizde özellikle kış aylarında öpüşmek yerine tokalaşmayı tercih ediniz, 2) Bir yaş altı bebekler öncelikli olmak üzere küçük çocuklarınızı mümkün olduğunca kalabalık, kapalı, sigara içilen ortamlarda bulundurmayınız, 3) Çocukların bulunduğu odada sigara içirmeyiniz, içildi ise iyice havalandırılmasını sağlayınız, 4) Çocuğunuzun burnunun hep açık olmasını rahat nefes alıp vermesini sağlayınız, bu konuda size en iyi yardımcı serum fizyolojik burun damlası olacaktır, özellikle geceleri uyumadan önce burun temizliği yapmayı ihmal etmeyiniz, 5) Çocuğun yattığı odanın havasının nemlendirilmesini sağlayınız, kışın oda ısısını çok yüksek tutmayınız, yatmadan önce mutlaka odanın havalandırılmasını sağlayınız, 6) Çocuğunuzda hastalıktan şüphelendiğinizde doktorunuza danışmadan kültür yaptırmayınız ve gereksiz antibiyotik kullanmayınız,

Bu haber toplam 166 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.