1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. NATO Bölgeyi düşünmek zorunda
NATO Bölgeyi düşünmek zorunda

NATO Bölgeyi düşünmek zorunda

NATO Parlamenter Asamblesi Akdeniz ve Orta Doğu Grubu Başkanı Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem, Atina’da düzenlenen toplantıya katıldı. Vahit Erdem,...

A+A-

NATO Parlamenter Asamblesi Akdeniz ve Orta Doğu Grubu Başkanı Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem, Atina’da düzenlenen toplantıya katıldı. Vahit Erdem, NATO ve NATO PA’nin artık bölgeye yönelik yaklaşımlarını düşünmek zorunda olduğunu belirtti. DEMOKRASİNİN DOĞUM YERİ Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem, Atina’da düzenlenen toplantıda şu ifadelere yer verdi: “Yunanistan Parlamentosundan ev sahiplerimize teşekkür etmek istiyorum. Özellikle de Yunan heyeti başkanı Sayın Eftychios Damianakis’e bu semineri bu kadar güzel ve tarihi bir mekan olan ve demokrasinin doğum yeri olan Atina’da düzenleme konusundaki nazik teklifi için teşekkür ediyorum. Atina’da gerçekleştirdiğimiz toplantımız zamanında gerçekleştirilen bir toplantıdır ve bizlere Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da devam etmekte olan gelişmeleri tartışmak için bir fırsat sağlamaktadır” ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ARAMAYAN BİR ULUS YOKTUR “Demokrasi ve demokratik yönetişimin yaygınlaştırılması, bu seminerin önemli bir temasıdır. Hepimiz, bölgedeki ülkelerin uzun zamandır var olan liderlerinin liderliklerini kaybetmelerine tanık olduk. Bu olaylar, dünya üzerinde özgürlüğünü aramayan bir ulus olmadığını göstermektedir. Ortadoğu, son birkaç hafta içerisinde olağandışı bazı olaylar yaşamaktadır ve bunlar dünyayı beklemediği bir anda şaşırtmıştır. Bu ayaklanmalar, daha çok genç ve eğitimli kişilerin önderliğinde gerçekleşiyor görünmektedir” ADALET VE DEMOKRASİ İSTEMEKTEDİRLER “Sivil toplum kendini internet yoluyla örgütlemekte ve otokratik rejimlere tepki göstermektedir. Halklar taleplerini dile getirmekte, haklarını, daha iyi koşullar, daha iyi temsil, daha fazla özgürlük, adalet ve demokrasi istemektedirler. Bilgi teknolojileri bu hareketlerde önemli bir rol oynamaktadır, bölge halkları, tercihlerinin diğer ülkelerdekiler kadar önemli olduğu talebinde bulunmaktadır. 2010 GSM raporu, bu önemli dinamik başlıklara değinmiştir ‘Orta Doğu ve Kuzey Afrika Haklarında Gençlik Ayaklanmalarının Etkileri’ İNTERNETİN ETKİLERİ VARDIR “Rapordan aynen okuyorum; Internet, sosyal medya ve anında iletişim imkanlarının hızlı bir şekilde büyümesinin bu anlamda doğurduğu bazı etkiler vardır. Daha genç kişilerin bu iletişim türlerini kullanmaları daha olası olduğundan, bu kişiler zamanla kendi hayatları ile dünyanın diğer bölgelerinde yaşayan kişilerin hayatları arasındaki farklılıkların daha da farkında olacaktır. Bu da, kızgınlığı, siyasi sisteme karşı protestoları ve Avrupa’ya veya diğer bölgelere göçü tetikleyebilmektedir” YAKINDAN TAKİP ETMEKTEYİZ “Yoksul sosyoekonomik koşullar, yolsuzluk ve otokratik rejimin bulunduğu bir ortamdaki Tunus’ta görülen halk ayaklanması, Mısır, Libya ve halkın benzer sorun ve istekleri paylaştığı bölgedeki diğer ülkelerdeki olayların meydana gelmesini sağlayan kıvılcım niteliğindedir. Bölgedeki halk ayaklanmasının başlangıcından bu yana yapılan birçok analiz, ifade ve yazıları yakından takip etmekteyiz. Kanımca, bu olayların başlıca nedeni, bu ülkelerdeki hakların, insan onurunu sağlayan bir idare altında yaşama isteğinin bir sonucudur” BÖLGESEL VE KÜRESEL SONUÇLAR DOĞURACAK “Bölgede olup bitenlerin, bölgenin tarihinde geniş bölgesel ve küresel sonuçlar doğuracak bir dönüm noktasında olduğunu gösterdiğini düşünüyorum. Bu gelişmeler, değişimin kaçınılmaz ve geriye alınamaz olduğu ‘geri dönüşü olmayan’ bir aşamaya gelmiştir. Uzun yıllar boyunca, bölgedeki otoriter rejimler istikrarlı görünmüştür, ancak özellikle de bu yüzyıl içerisinde durumun artık bu şekilde olmadığı açıktır. Bu da, demokrasi, özgürlük, insan hakları, refahın aslında evrensel değerler olduğunu ortaya koymaktadır” RİSK YARATABİLİR “Bu durum, bölgenin uzun süredir geride kalmasına neden olmuş olan “demokrasi korkusu”nun artık terk edilmesinin ve bu ülkelerin tarihsel yolculuklarında onların yanında olunmasının çoktan vaktinin geldiğini göstermektedir. Bu halk hareketleri, bölgede ve bu ülkelerde fırsatlar ve aynı zamanda riskleri yaratabilir. İki önemli soruyla karşı karşıyayız: Bu değişikliklerin bu ülkeleri ne yöne doğru yönlendireceği ve NATO ve NATO PA’nin bu geçişin sorunsuz ve düzenli bir şekilde gerçekleşmesinin sağlanması için ne tür bir rol oynaması gerektiği” İSTİKRAR, HALK DESTEĞİ VE MEŞRUİYETİN KAZANILMASI İLE ELDE EDİLEBİLİR “Euro-Atlantik bölgesinin ve Ortadoğu’nun güvenliği ve istikrarı birbiri ile yakından bağlantılıdır. Orta Doğu’daki istikrarsızlığın doğrudan Avrupa ve NATO üyesi ülkeler üzerinde etkileri bulunmaktadır. İlk öncelik, bu ülkelerde düzenin, güvenliğin ve istikrarın yeniden teminidir. Kısa vadede, herhangi bir şekilde şiddete başvurmaksızın sokakların taleplerine yanıt verilmesi en büyük öneme sahiptir. Uzun vadede ise, istikrar, halk desteği ve meşruiyetin kazanılması ile elde edilebilir” TALEPLER ELE ALINMALI “İnsanlar geri alınamaz değişimin somut kanıtlarını görmek istemekte ve sadece kozmetik değişikliklerle tatmin olmayacaklarının belirtilerini göstermektedirler. Bu talepler gereğince ele alınmalıdır. Geçiş sürecinin sürdürülebilirliğini sağlamak üzere, siyasi, hukuki ve ekonomik reformlarının aynı anda ve belirli bir zaman çerçevesi içerisinde başlatılması gerekmektedir” NATO VE NATO PA BÖLGEYE YÖNELİK YAKLAŞIMLARIDÜŞÜNMEK ZORUNDA “Bildiğiniz gibi NATO 1994 yılında Akdeniz Diyaloğunu ve 2004 yılında İstanbul İşbirliği Girişimini başlatmış ve NATO Parlamenter Asamblesi, Akdeniz ve Körfez bölgelerindeki ülkeler ile diyalog ve işbirliğinin güçlendirilmesi için Akdeniz ve Orta Doğu Özel Grubunu oluşturmuştur. Ben NATO ve NATO PA’nin artık bölgeye yönelik yaklaşımlarını düşünmek zorunda olduğunu düşünüyorum” LİBYA’DAKİ DURUM ENDİŞE VERİCİDİR “Bölgede olumlu gelişmeleri nasıl teşvik edebileceğimizi dikkatli bir şekilde değerlendirmeliyiz. Bizim aynı zamanda, NATO’nun bölgede güvenliğin arttırılmasında oynayabileceği rolü de, varsa, değerlendirmemiz gerekiyor. Libya’daki durum öngörülemeyen ve endişe verici bir durumdur. Parlamenterler olarak, Libya’ya ve halkın tepkisiyle karşı karşıya olan diğer ülkelere şiddete başvurmaktan kaçınmalarını ve bunun yerine barışçıl bir dönüşün süreci için yol ve yöntem bulunması amacıyla halkın taleplerinin açık ve yapıcı bir şekilde ele alınması gerektiğini hatırlatırız” YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR “Aramızda bölgenin siyaseti ve ekonomisi üzerinde birçok uzman var ve bizler bu konular ve diğer bazı konular hakkında düşüncelerini paylaşacaklar. Aynı zamanda, Orta Doğu ve Akdeniz bölgesindeki mevcut huzursuzluğun ne anlama geldiğini daha iyi anlamamıza yardımcı olmak amacıyla davet ettiğimiz  uzmanlarımız ve milletvekilleri arasında açık bir tartışma süresi de ayırdık. Ben, böylesi seçkin bir uzmanlar grubunun bu tartışmalarımızı yönlendirmesinden dolayı büyük memnuniyet duyuyorum. Yapılacak çok şey var ve yapacağımız tartışmaları sabırsızlıkla bekliyorum” dedi.

Bu haber toplam 324 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.