1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Müzeyyen Senar!
Müzeyyen Senar!

Müzeyyen Senar!

     Atatürk’ün en çok sevdiği dev sanatçılarından birisi daha aramızdan ayrıldı. Tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde...

A+A-

muzeyyen_senar_sergi2

     Atatürk’ün en çok sevdiği dev sanatçılarından birisi daha aramızdan ayrıldı. Tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hayatını kaybettiğini duyduğumda, eski günlere daldım gittim. Ege Üniversitesinde okuduğum 78’li yıllar. Okulumuz Tıp Fakültesinin yanındaydı. Eşim de Ege Tıp Fakültesinde okuyordu. Yurtlarda kalıyordum ilk sene. Benden birkaç yaş büyük Tıp Fakültesinde okuyan Karslı arkadaşımla günümüz birlikte geçiyordu. Siyasi çalkantıların olduğu günler… Yine de, gençliğin verdiği heyecanla, kız arkadaşlıklar, aşık olmalar, tutkular ve sevdalar… Arkadaşım,  hemşirelik yüksek okulunda okuyan bir kıza tutkuluydu! Akşamları kampüste gezerken, dillimizden düşmeyen bir şarkı vardı. Neredeyse her gün akşam saatlerinde yemekten sonra gezerken söylerdik.

Akşam oldu hüzünlendim ben yine,

Hasret kaldım gözlerinin rengine.

Gel mehtabım, gel sevdiğim, gel yine;

Hasret kaldım gözlerinin rengine.

     Evet dillerden düşmeyen şarkıları söyleyen sanatçı yok artık aramızda!  Türk Sanat Müziği sanatçısı “Cumhuriyetin Divası” olarak anılan, Müzeyyen Senar, 1918 yılında Bursa’nın Keles ilçesinde doğdu. Müzik eğitimine, Anadolu Musiki Cemiyeti'nde, kemençe üstadı Kemal Niyazi Seyhun Bey ve udi Hayriye Hanım gözetiminde başladı. Güçlü bir sese sahip olan bu kız çocuğunun ünü yayıldıkça, hafız Sadettin Kaynak, Selahattin Pınar, Lem'i Atlı, Mustafa Nafiz Irmak gibi devrin önemli üstatları da ona dersler verdi, zamanın sevilen şarkılarının yanı sıra, kendi bestelerini de öğretip söylemesine yardımcı oldu. Kemal Niyazi Bey İstanbul Radyosu’nda şarkı söylemeye başlayan sanatçı, Perşembe günleri ilgiyle izlenen bu programla geniş kitlelere adını duyurdu. Bu programda dinleyenler arasında, İstanbul’un en önemli müzikhollerinden biri olan 10. Yıl Belvü Gazinosu’nun sahibi İbrahim Dervişzâde de bulunuyordu ve gazinonun 1933 yılının yaz sezonunun yıldızlar programına Müzeyyen Senar’ı da aldı. Sanatçı, sonraki yıllarda İstanbul’un başka ünlü gazinolarında da sahne aldı. Müzeyyen Senar'ın yeteneği, Cumhuriyetin kurucusu ve Türk sanat müziğinin büyük hayranı Mustafa Kemal Atatürk'ün de ilgisini çekti ve sanatçı birçok kez onun huzurunda, özel meclislerinde şarkı okudu. 1938 yılında Ankara Radyosu'nun ilk yayınlarına katıldı ve 1941 yılına dek radyo aracılığıyla dinleyicileri ile buluşmayı sürdürdü. Türkiye'nin ünlü gazinolarında yaptığı başarılı sahne programları ve plak çalışmalarıyla Türk musikisine yeni bir soluk getiren Müzeyyen Senar, son sahne konserlerini 1983 yılında İstanbul Bebek Gazinosu'nda verdi. Bu tarihten sonra yalnızca ender anlarda, müzikli özel toplantılarda şarkı söyledi. 1998 yılında Devlet Sanatçısı seçildi. Senar, 2004 yılında  Sezen Aksu tarafından düzenlenilen ve sanatçı dostlarının da katıldığı gecede 73. sanat yılını kutladı. 30 Ekim 2009'da öğrencisi Bülent Ersoy tarafından anısına Müzeyyen Senar'ın sanat yaşamından fotoğrafların yer aldığı Cumhuriyetin Divası: Müzeyyen Senar sergisi açıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2013 Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri çerçevesinde kültür ve sanata hizmetlerinden dolayı sanatçıyı ödüllendirdi Hepsi birbirinden güzel şarkılarından sevdiğim;

Şarkılar seni söyler, dillerde nâme adın  Aşk gibi, sevda gibi, huysuz ve tatlı kadın... En güzel günlerini demek bensiz yaşadın? Aşk gibi, sevda gibi, huysuz ve tatlı kadın...

     97 yıllık ömrüne 30’un üzerinde albüm sığdırmıştı. Dillerimizden düşmeyen çoğu şarkılarını sanırım hepimiz hatırlarız. Benzemez Kimse Sana, Dalgalandım da Duruldum, Vardar Ovası, Akşam Oldu Hüzünlendim Ben Yine, Sevmekten Kim Usanır, Ormancı Maya, Şarkılar Seni Söyler, Sigaramın Dumanı, Keklik, Ayva Çiçek Açmış, Yanıyor mu Yeşil Köşkün Lambası, Dün Gece Mehtaba Dalıp,  Akşam Olunca Yârelerim Sızlar, Zeytin Gözlüm, Telgrafın Telleri,  Ömrümüzün Son Demi, Pencereden Kuş Uçtu, Mehtaplı Gecelerde Hep Seni Andım, Pınar Başı Burma, Feraye, Ben Giderim Batum’a, Haydar Haydar, Bu Akşam Gün Batarken Gel, Enginde Yavaş Yavaş, Asker Mektubu… Türk Sanat Müziğinin efsane isimlerinden olan sanatçı;  08 Şubat 2015 tarihinde aramızdan ayrıldı. Ailesinin ve sevenlerinin başı sağ olsun!
Bu haber toplam 280 defa okunmuştur
Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.