1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Mustafa… Mustafam…
Mustafa… Mustafam…

Mustafa… Mustafam…

“Onların karası su ile çıkar, ama onları ölüme gönderen vicdanların karası asla çıkmaz.” Av. Mustafa Duman      Manisa’nın Soma ilçesinde...

A+A-

“Onların karası su ile çıkar, ama onları ölüme gönderen vicdanların karası asla çıkmaz.”

Av. Mustafa Duman

     Manisa’nın Soma ilçesinde kömür ocağında meydana gelen Cumhuriyet tarihinin en büyük maden faciasında, karbonmonoksit gazı zehirlenmesi sonucu ikiyüzün üstünde yaşamlarını yitiren emekçilerin ardından;

    Türkiye ağlıyor!

    Acımız büyük. Hep de çok büyük! Bu acıya yürek dayanmaz…

    Kulaklarımda yankılanıyor sanki, madenden çıkan bir cenazeden sonra kopan bir annenin feryadı; ‘Mustafa… Mustafam…’

     Çığlıklar yürekleri dağladı.

     Kemal Özer’in şiirinden, Grup Yorum’un müziği…

   Madenciden… İndim maden ocağına kara elmas diyarına Yeryüzü sıcak olsun diye dost Yıllar boyu kazma salladım buskunca bu zindanda Çocuklarım gülsün diye dost Oysa bizim evde gülen yok

    Yürü derler yürü derler açlığa yürü derler     Kara elmas tabut olmuş gerekirse ölün derler     Günü gelir utanmadan ağlaşana gülün derler     Yalanlara artık sabrım yok…

     Maden kazalarında temel sorunun taşeronlaşma ve tedbirsizlik olduğunu görüyoruz geçte olsa. Geç değil aslında yıllarca bilinen bu sorunların üstüne ne zaman gidildi ki, gelecek olan felaketlerin önüne, bilindiği halde ne zaman önceden tedbir alındı ki yaşamımızda. Buna benzer olaylar yaşanır ve unutulur sonunda! Sel felaketi yaşanır, deprem yaşanır, yaşamımızın artık bir parçası haline gelen trafik anarşisi yaşanır. Sonuç?

ALAATTIN KARAERBirkaç gün, çok bilmişler televizyon programlarında ahkam keserler, kendilerini tatmin ederler.

     Soma’daki maden ocaklarında meydana gelen iş kazalarına ilişkin CHP'nin verdiği araştırma önergesinin reddedildiğini okuyunca, tüylerim diken diken oldu.

     Olacakla öleceğe çare yoktur denir belki de, tedbirsizliğe ve ihmale ne demeli.

     Kaba olacak ama başka ne diyeyim; ‘Eşeğini sağlam kazığa bağla” diye atasözü boşuna söylenmemiştir. Güvenli ve akılcı önlemlerini aldın mı?

     Manisa CHP milletvekillerinin verdiği araştırma önergesi kabul edilseydi, bu canlar ne olurdu bilemiyorum.

      Kısaca verilen önerge, sanki bugünü bilerek verilmişti;

    Manisa’nın Soma ilçesine bağlı Darkele köyünde faaliyet gösteren özel şirkete ait kömür madeninde, 4 Eylül 2012 tarihinde çıkan yangında yaralanan 3 işçiden 1’i ölmüş, 4 Ekim 2012 ‘de çıkan yangında 4’ü ağır 9 işçi yaralanmış ve 12 Kasım 2012 tarihinde çıkan yangında ise 2’si aynı madende meydana gelen yangında 1 işçi hayatını kaybetmiş, 27 işçi de yaralanmıştır.

    Bu ve benzeri olaylar göstermektedir ki, mevcut denetim yolları yetersiz kalmaktadır…

    Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından konuya el konularak yapılacak bir araştırma bundan sonra maden ocaklarında olabilecek iş kazalarının önüne geçilmesi ve tüm partilerin ortak payda da konuya duyarlılık göstermesi açısından son derece önemlidir.

    Soma’daki tüm maden ocaklarında meydana gelen iş kazalarına ve yaşanan ölümlerin sorumluları ile nedenlerinin araştırılması, bu tür olayların tekrarının yaşanmaması için kalıcı çözümlerin bulunması ve kamusal yaptırım ve denetimlerin yeterliliğinin ölçülmesi amacıyla TBMM iç tüzüğünün 104 ve 105. maddesi uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

     İşte verilen önergeden kısa bir bölüm.

     Yıllardır ülkemizin yarayan yarası olan bu olaya, bir kaza demek çok hafif kalır. İşçinin değil, işin ön planda olduğu bir sistemde kazaları önlemek mümkün değil.

      Önergeye ret oyu verenlerin vicdanları rahat mı?

      Bunlara rağmen; faciadan sağ kurtulan işçilerin sözleri yürek burkuyordu!

    "Madene tekrar inecek misiniz?" sorusuna yürek yakan yanıt: "Girmeliyim… Bankaya kredi borcum var."

    Ayrıca madenden yaralı kurtarılan bir işçinin ambulansa bindirilirken "Çizmelerimi çıkarayım mı? Sedye kirlenmesin."

      Neredeyse her 5 dakikada bir madenden gün ışığına cansız bedenler çıkartıldıkça, bir ocağa daha ateş düşüyordu…

     Baba…baba…, abi… abi…, kardeşim… kardeşim…, oğlum… oğlum.. yavrum… yavrum… feryatları dinmiyordu!

     Bir lokma ekmek uğruna, yerin yüzlerce metre altında canlarını kaybeden emekçilerin, ailelerine, sevenlerine ve Türkiye’ye baş sağlı diliyorum.

Bu haber toplam 150 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.